Bükreş’te romantik teklif

KALDIĞIMIZ yerden devam edelim.

Balkan yarımadasının kuzey tarafında bulunan Romanya, Karadeniz’in batı kıyılarında yer alıyor. Kuzeydoğusunda Ukrayna, kuzeybatısında Macaristan,  güneybatıda Sırbistan, güneyde ise Bulgaristan’la komşu...

Avrupa birliğinin 9. en büyük ülkesi olan Romanya’da ekonominin temeli tarıma dayanıyor.

Herkesin bildiği ünlü Drakula’nın şatosu da Romanya’da.

Turizm konusunda da gün geçtikçe gelişen Romanya, tarihi mekanlar ve doğal güzellikleri ile ön plana çıkıyor.

Akşama doğru başkent Bükreş’e varıyoruz.

Bükreş sanayisinde araçlardan birinin ufak arızasını giderdikten sonra, şehrin kalbine doğru ilerliyoruz.

Çavuşesku’nun sarayına bağlanan Uniri Bulvarı’na girdiğimizde ileride Parlamento binasını görüyoruz. Bu görkemli bina yanına yaklaştıkça daha da büyüyor, yanımızdan yönümüzden egzozu açık yarış motorları gürültüyle geçiyor, içimden burada demek ki serbest diye geçiriyorum...

Bulvarın sonunda kocaman bir meydan bizi karşılıyor,11 tane Land Rover Defender, aynı anda meydana girince, herkesin gözü her zaman olduğu bizim üzerimize dönüyor.

Araçlarımızı nizami bir şekilde park ediyoruz alanın ortasına.

Ben elde fotoğraf makinesi etrafı çekerken, grup lideri Murat İrfan Ağacabay, herkesi çağırıyor, önemli bir şey söyleyeceğim diyor.

Etrafa dağılan grup toparlanıyor, halka olmamızı istiyor, bakalım altından ne çıkacak diye aklımdan merakla bekliyoruz.

Derken grup üyelerinden Faruk ve Gökçen ortaya geçiyor...

Herkesin şaşkın bakışları arasında Faruk, cebinden çıkardığı tek taş yüzüğü açıyor ve Gökçen’e benimle evlenir misin diyor.

İkisinin de heyecanı yüzlerine yansımış, Gökçen heyecandan nefesini tutmuş vaziyette, bir anda olup bitiyor ve kızımız “evet” diyerek, yüzüğü parmağına takıyor.

Ardından bir alkış tufanı kopuyor ve herkes ortaya toplanıyor ve kocaman bir sevgi yumağı oluyoruz.

Film karelerinde rastlanacak türden bir teklif hepimizin gözleri önünde hayat buluyor.

Allah bir yastıkta kocamayı nasip etsin inşallah!

***

Bükreş’e gelip,  Çavuşesku’nun görkemli sarayı ve parlamento binası hakkında biraz araştırma yapınca, bu devasa mimari yapı ile ilgili karşıma şu bilgiler çıkıyor.

Başlangıç Yılı: 1983
Bitiş Yılı: 1989
Ölçüleri: 270 m’ye 240 m
Yükseklik: 86 m
Kat Sayısı: 12
Derinlik: 92 m
Oda sayısı:1,100
Otopark: 2 yeraltı otoparkı
Yapımında Kullanılan Tahmini Mermer Miktarı: 1 milyon m³
Aydınlatma: 480 şamdan ve 1,409 avize 3,500 ton kristal
Kullanılan Çelik ve Bronz: 700,000 ton çelik ve bronz
Kullanılan Ahşap: 900,000 m³
Kullanılan Halı: 200,000 m² yün halı
Bu Binayı Yapmak İçin Yıkılan Bina Sayısı: Bükreş’in tarihi alanı içindeki 19 Hristiyan Ortodoks Kilise, 6 Sinagog, 3 Protestan Kilise ve 30,000 ikametgah...

***

Komünizm Romanya’ya 2. Dünya Savaşı sonrası gelmiş ve 1989’da Berlin Duvarı yıkılıp, yenilik rüzgârları esmeye başlayınca tamamen çökmüş ve Çavuşesku dönemi son ermiş.

Hala toparlanma sürecinde olan Romanya’da sokaklarda elektrikle çalışan eski otobüsleri görmeniz mümkün.

Doğu Avrupa’da eski “Demirperde” ülkelerinin çoğunda bu durum böyle.

***

İnsan böylesine uzun bir geziye çıkınca ister istemez kendi memleketi ile kıyaslama da yapıyor. Yolculuk boyunca bu ülkelerle bizim aramızdaki en büyük fark nedir diye soracak olursanız eğer, sizlere 3 şey söylerim.

1-Sokaklarda çöp yok!

2-Trafikte yaya üstünlüğü var, yani yola adım attığınız anda herkes duruyor.

3-Kimse kimsenin işine karışmıyor.

Bu ülkelerin durumu ekonomik olarak bizle kıyaslanmayacak durumda, geneli fakir ülkeler fakat geçmiş dönemlerde bu 3 temel konuyu çözmüş olmaları bizimle kıyaslanınca büyük fark yaratıyor.

Bu haftalık da bu kadar, haftaya Moldova ve haritada olmayan ülke Transdinyester ve Ukrayna’dan bahsedeceğim.

O zamana kadar sevgiyle kalın.

YORUM EKLE

banner517

banner516

banner470

banner452

banner449

banner518

banner481

banner472

banner479