Bir devin anatomisi 'BARÇA'

FUTBOL dünyasının en büyük kulübünün boş stadyumunu gezmek  ve binlerce kupanın teşhir edildiği Barcelona’nın Camp Nou Stadyumu'nu ziyaret sonrası profosyonel futbol düşüncem çok ama çok değişti. Umarım herkesin, özellikle de futbol yazısını Alanyaspor üzerinden yazarak daha da geliştirmek isteyenlere (nemalanmak isteyenler hariç) gidip görmelerini tavsiye ederim. Bir kulüp düşünün, binlerce kupası var ve boş stadyumuna 37.5 Euro yani 210 lira gibi önemli para ile sadece geziyor, üstelik bu yetmezmiş gibi bir de kupa ile çektireceği basit bir resim için ayrıca 17 Euro'yu cepten ödüyorsunuz. Sadece bu kadar değil, özel çekilen resimlerin Euro'ya tabi olması ve diğer bir çok şey... Diyeceksiniz ki; Barcelona kim biz kim! Bu ülkenin yıllardır Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden takımları, UEFA Kupası'nı alan Galatasaray'ın neden böyle bir geliri ve düzenlemesi olmaz. Neden, çünkü sistem içinde yer alan tüm unsurlar kendilerine dokunulsun istemiyorlar. Yönetelim, başımız sıkışırsa kaçalım ya da temlik koyalım, paramızı alalım peşindeler. Kahve yönetilir gibi dernekler yasası ile kulüpler yönetiliyor. İki kelime futbol yazısını alt alta birleştirerek yazanlar getiri peşindeler. Acaba ne kazanırız! Futbol endüstrisinin bir ticari sektör olduğunu, global dünyada sermaye isteyen ve bu sermayeyi iyi işleyen bir yönetimin kapitalist oluşumun bir parçası olduğu gerçeğinin hiç ama hiç dile getirilmediğidir. Alt yapısı için yaş yaş ayrı ayrı bloklar halinde kamp düzenlemesi yapmak onların işi ise peki bizim gerçeğimiz nedir?Binlerce antrenör bulunan ancak bir çoğunun bir tek yabancı dil bilmediği, uluslararası belgesi olmayan, kendi yağında kavrulan bir eğitim sistemi ile futbolda başarı beklemek ancak hayal olarak kalır. Yani Süper Lig'in şampiyonluk kovalayan bir ya da birkaç takımı dışında sezona küme düşmemek için hazırlanan bir ligden nasıl bir beklentimiz olur ki? Son örneği; sayın Mesut Bakkal'ın yayıncı kuruluşa verdiği röportajda tek bir hedef çizmediği ve konuşmasının büyük bir bölümünde arasında sadece küme düşmeme konusunda bilgi vermesi gibi!

Kulüpler ciddi ciddi profosyonel eleman yetiştirme yerine devşirme unsurları içinde barındırıyorlar. Yazı yazdığını sanan, aslında iyi niyeti ile yaşam savaşı veren kalemler, ikili ilişkileri üst seviyeye taşıyanların ortak sohbet mekanı olarak seçilen tesisler ve bunların içinde adeta boş ve hoş vakit geçirenlerin profosyonelce düşünmesi zaten beklenilemez. Spor ve sporculuk, tesisleşme, profosyonelleşme ve kurumsallaşma ciddiyetinden uzak ve bu mekanı teslim alanlar ile ancak tatlı bir eğlence mekanı tadında zaman geçirirken, hedef dedikleri şeyin ise ne anlam taşıdığını kimse ile paylaşmazlar, paylaşamazlar. Çünkü Süper Lig'in makus kaderi içinde yaşamak onlar için çok ama çok büyük bir başarıdır. Hedef ise sadece destek ile var olmaktır. Aynı tüketim ekonomisi ile yaşamaya alışan bizler gibi. Üretimin ne olduğunu anlamak derin bilgi ve görgü ister.

Biz aynı yerde, aynı gemide, aynı insanlar ve aynı mantık ile ülke futbolunun günübirlik başarıları ile mutlu olmak ile vakit geçiriyoruz. Yaşamak için emek verenler var biliyoruz ama emekler yarınlar için yeterli mi, asla! Dernekler kanunu ile yönetilen Süper Lig'lerin içine girdiğiniz zaman göreceğiniz kupaların neredeyse hepsi tıpatıp aynısıdır. Uluslararası bir nitelik ithiva edecek kadar başarı yoktur. Müzesinde başkanın resmi olmayan, binlerce kupası, futbolcusu, taraftarı, turisti ve geliri ile dünyada bir yıldız olmanın ayrılacağını yaşayan bir kulübün izlerini görmek içimizde derin bir üzüntü yaratırken, başarılı bir kulübün yaşamak, paylaşmak ve o hedefi görmek, inşallah çocuklarımıza nasip olur diye düşünüyoruz. Bir gerçek var ki, altyapısı ve kendi ekonomisini yaratamayan kulüpler bu gün bir pencereden bakar, yarın ise diğer bir pencereden anahtarı teslim ederek  giderler. Futbol, bir siyaset sahnesi oyunu olmadığı ve global dünyanın kapitalist oluşumun vazgeçilmez unsuru olduğunu anlayanların başarısı ile doludur. Gerisi sadece var olmanın dayanılmaz tadını alanların zevkine dönüşmüştür. Barcelona, kapitalizmin yarattığı oyunu en iyi oynayan kulüp olmanın yanı sıra global dünyada futbolun endüstri ayağını turizm ile birleştiren tek kulüp olması özelliği ise ayrıca bir başarıdır. Kek ve kahve kültürünün iç içe girdiği bir statü ile kulüp ve futbol başarısını merak edenler, FIFA dünya sıralamasına baksınlar yeter.

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472