Balkon Kültürü

ALANYA  Belediyesi, yaklaşık 30 yıldır, EN İYİ BALKON ve EN İYİ BAHÇE YARIŞMASI düzenliyor.

Amaç, Alanya’ya yakışan düzeyde, “balkon ve bahçe kültürü” yaratmak ve bu kültürü, Alanya geneline yaymak ve yerleştirmek.

Dahası, balkonların ardiye gibi kullanılmasının önüne geçmek.

Bu yıl, bu yarışmaya “okul bahçeleri” de eklendi.

*    *    *

30 yıl, dile kolay; tam 30 yıldır bu kültürü yaratmanın uğraşısını veriyoruz.

Veriyoruz da ne oluyor; başarılı olabiliyor muyuz; daha doğrusu başarılı olabildik mi?

Üzülerek söylüyorum, ne yazık ki, hayır!

Alanya balkon ve bahçelerini Alanya’ya yakışır balkon ve bahçeler haline getiremedik.

Yeşertemedik bu zevki, bu kültürü ve de bu bilinci.

Balkonların büyük bölümü hâlâ ardiye olarak kullanılıyor.

Oysa Yerleşik Yabancıların balkon ve bahçeleri yemyeşil.

Çünkü onlar bu kültürü, okul çağlarında ediniyorlar.

O nedenle bu yıl, okul bahçelerimizi de yarışmaya dahil ettik. Bundan böyle de bu etkinliğimizin her evresinde, öncelikli olarak okullarımız olacak.

Önce okullarımızın bahçeleri yeşerecek.

*    *    *

Bu yıl da önceki yıllarda olduğu gibi büyük bir heyecan ve büyük bir beklentiyle başlıyoruz etkinliğimize….

Özellikle Park, Bahçeler Müdürümüz Nazmi Uyar, her yıl olduğu gibi, bu yıl da umutlu.

Alanya Belediyesi olarak peyzaj çalışması yaptıkları parkları birlikte gezerken; “Alanya yaşayanları ve okul yöneticileri, bu parklarda gördüklerini, bahçelerine taşıyacak… Onlara belediye olarak biz de yardımcı olacağız… Göreceksin(iz), bu aşı, bu yıl tutacak…”  diyor.

“Bu aşıyı bunca süredir tutturamıyorsak, suçlu vatandaş değil; biziz. Demek ki bu güne değin, bu kültürü aşılamayı beceremedik, bu zevki, bu kültür yansıtamadık. Demek ki, bir şeyleri eksik yaptık… Yılmak yok, ilk günün heyecanı ve coşkusuyla devam edeceğiz bu etkinliğimize…” diyor.

Çok da doğru söylüyor.

Koşullar ne olursa olsun; bu yıl da ilk günün heyecanı ve coşkusuyla, başlayacağız yarışmamıza…

*    *    *

Gözümüz yine balkonlarda ve bahçelerde olacak.

Alanya (özellikle de Kentsel Dönüşüm Uygulaması’nın başlamasıyla birlikte) daha güzel, daha görkemli binalara kavuşmaya başladı.

Bu güzel binaların balkonlarının da bu dönüşüme ayak uydurup, Alanya’ya yaraşır balkonlar haline getirilmesi gerekir.

Tanrı’nın pek çok güzelliği bahşettiği bir bölgede, bir kentte yaşıyoruz.

Hepimizin, bize bahşedilen bu güzelliklere, katkıda bulunma borcu var.

Oysa biz, bırakın Tanrı’nın bize bahşettiği doğal güzelliklere katkıda bulunmayı; o doğal güzellikleri “betona çevirme” konusunda, adeta birbirimizle yarışıyoruz.

Ne yana baksak beton.

Her tarafı portakal çiçeği kokan, yeşil Alanya’yı; hoş olmayan kokuların sarıp sarmaladığı, betonkent Alanya’ya dönüştürdük.

Hakkımız yok buna.

Biz bu coğrafyayı böyle teslim almadık.

YAZARIN ÖZEL NOTU

Alanya Belediyesi’nin 1988’li yıllarda başlattığı bu yarışmalara, ilk dört yıl, yarışmacı olarak katıldım ve (ekli resimde görünen balkonumla) dört yıl süreyle birinci oldum.

Geçenlerde facebook sayfamda, dört yıl süreyle birinci olan balkonumun ekteki resimlerini yayımladım.

Başta Alanya olmak üzere, ülkemizin pek çok yerinden gelen sorgu suale muhatap oldum.

“Foto montaj mı” diyenler bile çıktı içlerinden

Şimdilerde, “Nerede bu müthiş balkon? Gezip, görebilir miyiz?...” diyenlere; “göremezsiniz.” diyorum..

“Göremezsiniz; çünkü yerlerinde yeller esiyor, o balkonun da, o çatının da…”

… …

Diğer kat maliklerinin, olur olmaz her şeye söylenmelerinden dolayı, o apartmanda bulunan dairelerimi yok pahasına sattım, başka bir binaya taşındım.

Ben dairemi sattıktan sonra, o balkon ve o çatı, ekli resimdeki şekli aldı.

Şunu demek, şunu vurgulamak istiyorum.

Bir apartmanda ya da bir sitede, tek bir bireyin ‘balkon kültürüne sahip olması’ yetmiyor… Bu durum da madalyonun bir başka yüzü…

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner452

banner449

banner518

banner481

banner472