'Bakkal'ın fıtratı 

KONUMUZ "Bakkal"... Bir Bakkal düşünün ki aldığı malı ve ürünün kalitesini bilmezse asla dükkanına sokmaz. Diyelim ki rafına koyacağı ürünün hem ambalajı hem de kalitesini bilmesi mesleği icabı önemli bir faktördür… 

Dükkanına malı almadan önce, satış elemanının uğramasının bekler ve ürünün detayları konusunda ön bilgiye erişir ve karar verir. Ürünü satan kimse ehli ve ustasıdır. Görevini kötüye kullanması kendi takdiri ve ahlakı olduğunu her bakkal bilir. Bakkal bu kişilere son derece duyarlı ve güvenilir bir market sahibini oynamak zorundadır! Kıstas ve prensiplerini en önce anlatmıştır. Ürünün ismini önceden duymuş ya da almış olmanın güveni ile siparişini verir. Ürün onayını vermeden önce kendi iç muhasebesini yapar ve ödeme, satış opsiyonunu göz önüne alarak vade ister. Bu ayrıntı 'Bakkal'ların  yaşam alanıdır! Ürün siparişini veren bakkal, malın dükkana girmesini fazla beklemez çünkü işi gereği bir çok mala sahiplenmiş ve sadece karını düşünmektedir. Ürünü standa dizdikten sonra, beklenen müşteri ise sessiz bir çoğunluktur. Eğer ürün kendi kendini satıyorsa bakkalın zaten yapacağı hiçbir şey yoktur. Kulübesinde oturur ve müşterisini bekler, pek de zorlanmaz. Eğer ürün reklamsız ise sadece bakkal düzeyinde kalır, market zincirlerine asla ulaşamaz! Ürünü teslim alan bakkal, çevredeki rakiplerine pek aldırmaz ve onlara karşı kucak açar, mütevazı ve hoşgörülüdür. İyi bakkalı oynamak ürünü erken satmanın da ayrı bir pazarlama taktiğidir. Ürünün yerini ve satış taktiğini kendisi belirler. Rafta ürüne yer açar durur, kah standın önüne kah standın sağına, soluna yer değiştirmek ile uğraşır durur. Bakkal bu, diğer esnaflara benzemez ancak yapacak çok şeyi de yoktur. Ancak "Bakkal" işe başladığında ticari itibarını asla yere atmaz. Gel zaman git zaman ürün istediği kadar satamaz, kimi tarihinden kimi kalitesinden, kimi ambalajından kimi de isminden şikayetçi olur ve ürün rafta bir gider bir gelir. Bazı ürünlerde Bakkalın kendi koyduğu rafı beğenmez! Talihsiz bakkal malın ödemesini yapacağı zaman üründe hiçbir değişiklik olmaz. Ürün rafta tozlu yerde tozu alınır ama asla satılacak kadar temizlenmez. Görsel bir canlılık verilen ambalajlı ürünü silmekten başka görevi olmayan bakkal sonunda satıcıya ulaşır ve ürünün gitmediğini dile getirse bile iş işten geçmiştir. Sistem bu ya hayatı boyunca ürünü tanımayan ve tanımak için fazla uğraş vermeyen bir çok Bakkal ne yazık ki kepengini indirmek zorunda kalmıştır ve kalmaya devam edecektir. Talihsiz Bakkal'lar vahşi kapitalizm ve neoliberalizmin piyasa aktörü olmayı asla başaramayacakları gibi kaderlerine teslim olarak yaşamlarını sürdürmekten başka seçenekleri de kalmamıştır.
 Tanımadığı ürünü alıp sonunda iflas etmek ne yazık ki "Bakkal"ların fıtratında vardır. İşte son günlerde ekonomik olarak fıtratına teslim olanların çoğunluk ile yeni sistemi seçmeleri ise bakkalın yapısına terstir. Kısaca Sayın "Bakkal"larımız ne yazık ki "konkordato" ilan edemiyorlar. Böyle bir şansları yok ama ne yazık ki iflas etmenin de bir türlü önüne geçilmiyor. Dileğimiz önünü gören her esnafın, arada bir de olsa stadyuma gidip takımlarını desteklemesidir. Stadyumda "Bakkal" yok ama iflas eden edene...

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479