GEÇEN  hafta Almanya’nın başkenti Berlin’den edindiğimiz kentleşmeye ilişkin çıkarımlarımızı paylaşmıştık.

Bu hafta ise Almanya’da yapılan seçim öncesi oradan izlenimlerimizi aktaracağız.
***
Berlin’de bulunduğumuz hafta, seçim öncesi yaşanan son haftaydı.
Dolayısıyla, sloganlar belirlenmiş, çalışmalar tamamlanma aşamasına gelmiş, söylenecekler söylenmişti.
Başkent seçime hazırdı.
Yine de bize göre farklı olan birçok şey vardı.
İnsanlar, o hafta sonu oy kullanacak gibi davranmıyorlardı.
Seçim heyecanı, bizdeki deyimiyle “Demokrasi Şöleni” yoktu.
Gerginlik, kavga dövüş, karşıt gruplar, atılan laflar yoktu.
En baştan başlayalım.
***
Almanya’da oyların genel çoğunluğunu toplayan 2 parti var.
Birincisi mevcut başbakan Merkel’in liderliğini üstlendiği, merkez sağ sayılabilecek Hıristiyan Demokrat Parti (CDU).
Diğeri ise Martin Schulz’un liderliğini üstlendiği Sosyal Demokrat Parti (SPD).
Sosyal demokrasinin dünyaya yayılmasında Almanya’nın büyük rolü olması nedeniyle, Almanya’da yerini kaybetmeyen SPD her zaman hatırı sayılır oy oranıyla mecliste yerini almıştır.
Ancak isimlerden de anlaşıldığı üzere, partilerin tamamı demokrat.
İster sosyal ve insani ağırlıklı olsun, ister din ağırlıklı olsun, Almanya’da politika yapmanın temel taşı demokrat olmaktır.
Rakibine saygı duymayan, kendi ideali yerine diğerinin eksiklerini vurgulayan hiçbir partinin Almanya’da ayakta kalması mümkün değil.
2 büyük Dünya Savaşı görmüş, üzerine Hitler dönemini yaşamış olan bir ülkede, bu hassasiyet de oldukça normal.
***
Seçimler yavaş tempoda geçiyor demiş isek, elbette hiçbir afiş yok diyemeyiz.
Ancak bizim bildiğimiz anlamda el broşürleri ve afişler söz konusu değil.
Sokaklarda çevreyi kirletecek küçük kağıtlar ve tanıtımlar kesinlikle bulunmuyor.
Bir de Berlin’de yer alan aydınlatma ve benzeri direkler bizdeki gibi enli değil.
Yani afişleri doğrudan yapıştırma şansı yok.
Ancak ona da çözüm bulunmuş.
İki taraflı kağıtların arasına plastik kelepçe geçirilmiş ve ince direklere sıkıca bağlanmış durumda.
Aynı direkte birden fazla partinin afişlerini dostça görmek mümkün.
Ayrıca, şehirde pankartlar için bir kısıtlama da yok.
Partiler, bulvarların ortasındaki yeşilliklere istediği ebatta büyük ve ayaklı afişler yerleştirmekte serbestler.
Yani, işin özü etrafı kirletmemek kaydıyla, diledikleri oranda propaganda yapılması serbest, sadece paralı billboardlar kullanılmak zorunda değil.
***
Bir de işin içerik boyutu var elbette.
Seçim sisteminin de etkisi olduğu kesin ancak, partiler sadece liderlerinin propagandasını yapmamakta.
Her bölgede yer alan milletvekili adayları da tıpkı genel başkanları gibi fotoğraflarla tanıtılıyor.
Şehir, liderler dışında ayrıca kimlere oy verebileceğini açıkça görebiliyor.
***
Bir de politikanın nabzını insanlardan tutalım dedik.
En iyi yollardan birini seçtik, taksicilerle konuşalım dedik.
Bu arada, Berlin’de taksicilerin büyük çoğunluğu Türklerden oluşuyor, biz de nadir bulabildiğimiz Alman taksiciyle ufak bir sohbet ettik.
Almanya’da fanatik politik yaklaşımların olmadığını bir kez daha anlattı.
Tarihlerine değer verdiklerini ama geçmişin geçmişte kaldığını, insanların bugünü düşünerek oy verdiklerini, daha modern partinin daha fazla oy alacağını söyledi.
Daha zengin tarihimiz olmasına karşın, tarihimizle bile yüzleşmeye çalışan ve çarpıtmak için uğraşan kişileri düşününce, bunun bize önemli bir örnek olması gerektiği aklıma gelmedi değil.
Taksici sözünü ironi dolu şu cümleyle tamamlamıştı: “Biz savaşı sevmeyiz, barış yanlısıyız, çünkü Almanya girdiği her savaşı kaybetti.”
Bir sanayi devi ülkede, insanların güçlü olduğunun gururla farkında olmasının yanı sıra, insani değerlerini hiç kaybetmemeyi prensip edinmesi gerçekten değerli bir durum.
Bizlerin de, gücümüzün farkında, sürekli çalıştığı ve sahip olduğumuz şeyleri tüm insanlığın yararına kullandığımız yarınlar görmek dileğiyle, hepinize saygılar sunuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner457

banner449

English Russian

banner459

banner381

banner344

banner386

banner349