banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479

Alanyalı bisikletçinin hedefi zirve

YENİ Alanya'nın bu haftaki Pazartesi Sohbeti'nin konuğu, downhill sporunu yapan Onat Kasapoğlu oldu. Çocukluğundan bu yana bisiklet tutkusunu sürdüren ve sürekli antrenman yapan Kasapoğlu, Alanya'nın coğrafi olarak sunduğu imkanların kendisini...

11 Haziran 2017, 22:20 Yeni Alanya
Alanyalı bisikletçinin hedefi zirve

YENİ Alanya'nın bu haftaki Pazartesi Sohbeti'nin konuğu, downhill sporunu yapan Onat Kasapoğlu oldu. Çocukluğundan bu yana bisiklet tutkusunu sürdüren ve sürekli antrenman yapan Kasapoğlu, Alanya'nın coğrafi olarak sunduğu imkanların kendisini doğaya aşık ettiğini ifade etti. Geçtiğimiz yaz ülkenin resmi ilk downhill yarışına da katılan Kasapoğlu, 1950 metrelik parkuru 2 dakika 54 saniye ile dördüncü sırada tamamladı.
'BİSİKLETLE ÇOCUKKEN TANIŞTIM'
- Bisikletle nasıl tanıştınız?

- Hemen hemen her çocuğun olduğu gibi benim de çocukken bisikletle olan bir bağım vardı ancak bu bağı ben her zaman bir tık daha yoğun yaşadım. Herhangi bir motor gücü olmadan, tamamen fiziksel güçle bir şeyler yapma hissi benim çok hoşuma gidiyordu. Yani düşünsenize, normalde bedeninizin gidemeyeceği uzaklığa sizi bisikletiniz götürüyor, normalde taşıyamayacağınız yükü o taşıyor veya normalde atlayamayacağınız kadar yüksek bir noktadan o sizi atlatıyor. Aslında bisiklet bedenime takılmış geliştirici bir parça gibi. Sanki modifikasyona uğramışım ve artık kendi kolum bacağım gibi hissedip kontrol edebiliyorum. Gidebildiğim her yere bisikletle giderdim. Doğum günlerimde hediye olarak isteğim hep bugüne kadarki bisikletlerim oldu. Bisiklete olan bu yoğun ilgimin farkında olan ailem beni ve ağabeyimi 5-6 yaşlarındayken Alanya İskelesi'nde yapılan bisiklet yarışına kaydettiler. Ağabeyimle farklı yaş gruplarında yarıştık. İlk yarış onlarındı ve sonuç altın madalyayı hak etmişti ancak çocukluk aklı, bitiş çizgisine gelince o ipi koparması gerektiğini bilmiyordu, bu yüzden yarış bitti sanıp bisikletinden inmişti ve ikinci oldu. Bunu da halen konuşup güleriz. Sıra bana gelmişti. İşte bu benim ilk kürsü deneyimim olmuştu, kazandığım altın madalya ve kırmızı bisiklet, küçükken kazanılan büyük bir başarıydı ve aslında bisiklet konusunda kararlılığım kalıcı olarak burada başlıyordu. Küçük ve büyük yaş gruplarına yönelik bu tarz yarışların her zaman yapılması gerekli. Halen o yarıştan kazandığım bisiklet ve madalya bende.
'ALANYA'NIN İMKANLARI BENİ DOĞAYA AŞIK ETTİ'
- Neden düz yol yerine downhilli seçerek dağlarda yarışmayı seçtiniz?

- Her bisiklet kendi kategorisinde en çok zevk veren bisiklettir. Yani bir yol bisikleti arazi yolunda sizi çok üzebilir veya bir dağ bisikleti o geniş lastiklerle ve uzun süspansiyon mesafesiyle asfaltta o kadar eğlenceli olmayabilir (merdivenler hariç). Downhill bisikletinin karmaşıklığı ilgimi çok çekiyor. Bu bisikletleri kullanmak çok ama çok fazla bilgi ve tecrübe gerektiriyor. Bisiklet üzerinde süspansiyon çalışma mesafesini değiştirebileceğiniz, uygun süspansiyon hava basıncını deneyimleyip bulabileceğiniz, süspansiyonunuzun çalışma hızını ayarlayabileceğiniz ve bunun gibi birçok ince ayar bulunuyor. Frenlerinizde hangi balatayı, diski, hidroliği, hortumu kullandığınız bile çok çok önemli. Bunlar gibi yüzlerce küçük basamak var, tamamı kusursuz olmalı. Bu karmaşık aşamalardan dolayı downhill yapmak isteyen bir kişi bisikleti alıp dağlara çıkarak maalesef bu işe başlayamıyor. Bunun öncesinde XC (crosscountry), allmountain, trail, enduro, DJ (dirt jump) gibi bisiklet türleri arasından da deneyim kazanmış olması gerekiyor. Ben dağ bisikleti aşığı olduğum gibi aynı zamanda doğaya da aşığım. Alanya'nın coğrafi olarak bize verdiği imkanlar beni doğaya aşık etti. Dağ bisikleti ekibimiz Alanya MTB (Alanya Mountain Bike) ile bu sene kış mevsimi ortalarında yaptığımız bir etkinlikte dağlarda karda bisiklet sürdük. Daha aşağıya inince yağmur başladı ve son olarak Kızıl Kule altında tarihin içinde denize girdik. Dünyada kaç yerde aynı günde kar, yağmur ve güneşi görebilirsiniz ki? İşte bu güzellikler beni doğaya bağladı. Dolayısıyla da bisiklet türleri arasında dağ bisikletine.
'DOWNHILL TÜRKİYE'DE PATLAMA YAPTI'
- Downhill ülkemizde yeterince tanınıyor mu?

- Bundan birkaç sene önceye kadar downhill sayılı sporcu tarafından tanınıyordu. Yani aslında ülkede bu işin temellerini attık diyebilirim. Geçen seneye kadar pekte fazla bilinmeyen downhill iniş bisikleti türü Türkiye'nin ilk downhill bisiklet parkuru oluşuyla tanınan Erciyes Bikepark'ın yapılışıyla ve ülkenin resmi ilk downhill yarışının başlamasıyla downhill Türkiye'de patlama yaptı. Yarışa halk ve bunun yanında birçok gazete, dergi, TV kanalları büyük ilgi gösterdi. Erciyes Bikepark yalnızca Türkiye'de değil, dünya çapında da büyük ilgi gördü. Tanınmış sporcular Türkiye'ye gelip Erciyes Dağı'nda ve Kapadokya'da pedal çevirdiler. Dolayısıyla Türkiye de artık dünya genelinde downhill başlığı altında konu başlığı olmaya hak kazandı. Yarışın ülkemize downhill için büyük etkisi oldu. Normalde bir insanın downhill bisiklet görme olasılığı yüzde 0'a yakınken, artık belli başlı bisiklet mağazalarında downhill bisikletlerinin de yer almaya başladığını görebiliriz. Bunun yanı sıra metro, otobüs ve metrobüs gibi toplu taşıma araçlarında ve televizyon kanallarında da downhill videolarına sıkça rastlamaya başladık. Downhillin daha fazla tanınması için daha fazla downhill bisiklet parkurlarına ve yarışlara ihtiyacımız var. Özellikle Alanya gibi tarihi ve turistik bölgelerde yapılan yarışların yurtdışından da ülkemize ve şehrimize fazlaca yabancı turist çekeceğinden kesinlikle şüphem yok. Ülkemizde downhill hala yeterince tanınmasa da son yılların patlamasını yaşadı. Yapılacak olan yeni parkurlarla ve insanların yoğun ilgisiyle bu hızın giderek artacağına eminim.
'TELEFERİK BİZE KOCAMAN BİR İMKAN OLDU'
- Downhille nasıl hazırlanıyorsunuz?

- Downhill ciddi aksiyon dolu bir spor. Bu yüzden bu konuda öncelikli prensibimiz güvenlik. Sürüşler esnasında herhangi bir kaza sonucu veya herhangi bir problemle karşı karşıya kaldığımızda ormanda yalnız olmamanız çok önemli. Çünkü genellikle telefonun bile çekmediği bölgelerde sürüş yapıyoruz. Bunun için zaman zaman telsiz kullandığımız oluyor. Bu yüzden sürüşlerimizi 3 ila 10 kişilik gruplar halinde yapıyoruz. Turlardan önce yeterli ekipmanı barındırmamız şart. Bunlardan belli başlı olanlar kask, dizlik, dirseklik, vücut koruma, omurgalık, boyunluk, anahtar takımları, yedek lastikler, ilk yardım kitleri ve protein barındıran bazı yiyecekler. Kışın üniversitede eğitimimi devam ettirdiğim için üzülerek söylüyorum ki biraz ara vermek zorunda kalıyorum ancak sezon başında bisikletimi de yanımda getiriyorum. Yani bisikletim İstanbul'da da yanımda. İstanbul'daki ekiple bazı hafta sonları Aydos Ormanı'nda, Büyükada'da veya bunlar arasında favorim olan Bursa Uludağ'da antrenmanlar yapıyoruz. Uludağ benim için vazgeçilmez. Çünkü barındırdığı teleferik sayesinde downhille çok uygun bir zemin hazırlıyor ancak kışın yoğun sisten dolayı görüş mesafesinde sorun yaşayabiliyoruz. Downhill bisikletleri pek pedallama yapmanın düşünülmediği, sert inişler için tasarlandığı için düz yolda dahi tatmin etmeyen vites aralıklarına sahipler. Yani bu bisikletler tırmanış için hiç ama hiç uygun değil. Bu yüzden sürüş yaptığımız bölgelerde bizi yukarı çıkaracak sistemlere ihtiyacımız var. Erciyes ve Uludağ'da bunu teleferikle sağlıyoruz Alanya'da ise Alanya MTB ekibimize ait kamyonetle bunu sağlıyoruz. Alanya'da yazın hemen hemen her gün antrenman yapıyorum. Ekibimiz internet sayfasında etkinlik açıyor ve sürüşleri orada organize ediyoruz. Hafta için Alanya'da favori alanım Alanya Kalesi. Kalede belirlediğimiz parkur tamamen iniş içeriyor ve eskiden kalede dünya çapında düzenlenen dağ bisikleti yarışında da bölge yüksek teknik arazi olarak geçiyor. Kaleye çıkışı bisikletlerimiz tırmanamadığı için yürüyerek yapıyoruz ancak yeni yapılacak olan teleferik bizim için çok güzel bir haber oldu. Aynı zamanda Alanya Kalesi'nde düzenlenebilecek bir yarış için kocaman bir imkan oldu.
'RİSKLİ BÖLGELERİ KAFAMIZA İŞARETLERİZ'
- Downhill biraz aksiyon dolu ve tehlikeli değil mi? Bu anlamda motivasyonunuzu nasıl sağlıyorsunuz?

- Bu sporun fazlasıyla aksiyon dolu olduğu doğru ancak gerekli önlemler alınırsa görüldüğü kadar da tehlikeli değil. Öncelikle bu sporu yapabilmek için gerekli tüm korumaları edinmemiz gerekiyor. Yarışlar dışında ilk yardım setimiz ve tüm koruma kıyafetlerimiz üzerimizde oluyor. Yarış zamanları zaten parkurun belirli noktalarında ilk yardım ekipleri olası bir tehlike için hazırda bekliyor. Kendime ve bisikletime güveniyorum. Bisikletimin en ufak vidasına kadar kendim birleştirdim. Böylelikle bisikletimi çok iyi tanıyorum. Kafamda sağlamlık ve güven konusunda herhangi bir soru işareti kalmıyor. Yine de hemen hemen her sürüşten sonra  bisikletimdeki kritik bağlantıları mutlaka kontrol ederim. Bunların tamamı yine uzunca bir deneyim gerektiriyor ve tabi ki geniş bir bilgi çerçevesi. Sürüşlerimizde on kere düşünüp bir kere yapıyoruz. Yani aslında bir parkurda çok iyi sürdüğümü görürseniz o parkuru artık avucumun içi gibi ezberlemişimdir. Bunun dışında tabi ki ilk sürüşler çok yavaş ve temkinli oluyor. Hatta genellikle bir araziyi ilk defa görüyorsak, ulaşımı genellikle teleferik veya kamyonla değil yürüyerek yaparız. Böylelikle arazideki riskli bölgeleri ve noktaları kafamıza işaretleriz. Ardından temkinli ve yavaş birkaç inişten sonra gerçek performansımızı gösterebiliriz.
'ALDIĞIM YARALAR BENİ GÜÇLENDİRİYOR'
- Yarışırken ve hızlıca aşağıya inerken hiç korkmuyor musunuz?

- Downhill sporunda dikkat motivasyon ve bolca antreman çok önemli. Yarışacak konuma gelene kadar iyice pişmiş olduğum için yarış parkurunda kendime güven konusunda pek problem yaşamıyorum ancak ufak bir hatanın bile büyük bedelleri olabileceğinin bilincinde sürüyorum. Hiçbir antrenman yarış anı gibi olmuyor. Kaskımı taktığım anda dış dünyayı tamamen unutuyorum. Sadece yapacağım işe odaklanıyorum. Sadece ileriye bakıyorum. Daha öncesinde ezberlediğim parkuru çok hızlı düşünerek ilerliyorum. Bu aşamaya kadar yaptığım araştırmalar sürüş esnasında bisiklete ne zaman ve nasıl tepki vermem gerektiğini bana öğretiyor. Çektiğim zorluklar, aldığım yaralar beni güçlendiriyor. Yanımda olan destekçilerim ve yakınlarım beni on kere düşünüp bir kere yapmaya itiyor. Bunların dışında en iyi koruma markalarının en iyi ürünlerini kullanmaya özen gösteriyorum. Ülkemizde bu malzemeleri temin etmek hala çok zor. Bisikletle ilgili hemen hemen her parçayı hala yurt dışından temin ediyorum. Bu ürünlere para vermekten çekinmiyorum ancak gerçekten büyük bir miktar ayırmak gerektiğini söyleyebilirim.
'ALACAĞIMIZ ÜRÜNÜ GÖREMİYORUZ'
- Downhill pahalı bir spor mu?

- Maalesef downhill bisikletine de korumalara da çok yüksek miktarda paralar veriyorum. Henüz bu konuda maddi ve manevi olarak sponsor ve destekçi bulamadığım için bu miktarları karşılamakta zorlanıyorum. Ürünlerin tamamının yurtdışından gelişi işi daha da pahalı yapıyor. Bazı ürünlerin gümrüğe takılarak gelişinde bize problem yaşatması olası bir durum. Uygulanan ekstra vergilendirme ise işi daha da zorlaştırıyor. Bunun yanı sıra maalesef alacağımız ürünü gözle görme imkanımız ise neredeyse hiç olmuyor. Eski bisikletimi bana çok küçük geldiği ve geçtiğimiz Erciyes yarışında bana büyük engel olduğu için bırakmak zorunda kaldım. Yaklaşık üç aydır yeni bir bisiklet toplamaya çalışıyorum. Yeni sezona bana uygun bir bisikletle gireceğim. İmkanım oldukça parçaları sipariş veriyorum. Tüm parçalar eksiksiz tamamlandığı zaman bisikleti ayağa kaldıracağım. Aslında tercih ettiğim markanın ana çerçeveleri ömür boyu garanti altında. Yani olası bir çatlama, kırılma veya yamulma söz konusu olduğunda firma ile iletişime geçiyoruz ve bize yeni bir çerçeve yolluyor. İşe bu yönden bakınca verilen miktarın aslında pek de fazla olmadığını düşünmeden edemiyorum.
'RESMİ OLARAK BİR YARIŞ YAPILDI'
- Bugüne kadar hangi dereceleri elde ettiniz?

- Maalesef bu soruyu kime sorsanız yeterli bir miktar duyamayacaksınız. Bahsettiğim gibi Türkiye bu sporu çok yeni tanıyor. Bu yüzden henüz resmi olarak yalnızca tek bir downhill yarışı yapıldı. 1950 metrelik parkurda geçtiğimiz yaz 2.54 saniye ile kürsüde dördüncü sırada yer aldım. Rakiplerim bu spora uygun profesyonel downhill  bisikletleri kullanıyordu ancak ben downhill yarışına small kadro bir enduro bisikletle katılmak zorunda kaldım. Normal şartlarda 1.87 boyumla large veya Xlarge kadroya sahip bir downhill bisikleti kullanmam gerekiyordu. Rakiplerimi tebrik ediyorum ancak bu sene kürsüde zirveyi hedefliyorum. Bunun dışında bisiklet konusunda bir altın madalyaya sahibim.
'BİSİKLETE VE YENİ SEZONA HAZIRIM'
- Hala antrenman yapıyor musunuz?

- Birkaç ay öncesine kadar antrenmanlarıma çok sıkı bir şekilde devam ediyordum ancak mimarlık fakültesinin yoğunluğundan dolayı bu süre giderek azaldı. Ben de bu süre zarfında yeni bisikletimi toplamaya karar verdim. Formumu kaybetmemek için sık sık Haliç kenarında koşuya çıkıyorum. Aynı zamanda Alanya'ya geldiğim sürelerde yine ekibimizle sürüşlere devam ediyoruz. Şu an tek süspansiyon bir bisiklet kullanıyorum. Aslında arka tekerlekte  süspansiyon olmayışı beni sürüş esnasında bacaklarımı süspansiyon gibi kullanıp parkurları tamamlamaya itiyor. Dolayısıyla bu şekilde tekniğimi çok geliştirmiş oluyorum. Daha iyi açıklamak gerekirse normalde bisikletimin yapması gerektiği işi ben bacaklarımla yapıyorum. Yeni bisiklete ve yeni sezona kendimi hazır hissediyorum.
'ALANYA KALESİ BU SPORA UYGUN'
- Daha önce Alanya Kalesi'nin downhille uygun olduğunu söylemiştiniz, Kale'de downhill ile ilgili neler yapılabilir?

- Alanya Kalesi barındırdığı patikalar sayesinde downhill sporu için çok uygun bir zemin hazırlıyor. Zamanla açılan bolca patika bize birçok iniş rotası kombinasyonu yapabilme imkanı veriyor. Downhill bisikletlerinin inemeyeceği pek yer olmasa da zeminde oluşan dikey yarıklar dengemizi bozuyor. Patikaların zemini tarihte taşlarla düzenlenmiş ve bu yüzden zamanla deformasyona uğramamış. Eğer zemindeki bu taşlar olmasaydı yağmur sularıyla patikaların toprakları akacaktı ve rotamızda büyük yarıklar açacaktı. İniş için pekte uygun olmayan rotalar oluşacaktı. Zamanla yürünerek taşların resmen cilalanmış olması da amatör ve profesyonel sürücülerin ayrımının yapılmasını sağlıyor. Alanya Kalesi'ndeki patikalar zemin olarak çok uygun ancak barındırdığı bazı keskin dönüşler downhill bisikletlerinin dönüşlerini zorluyor. Çünkü downhill bisikletlerde gidona kadar uzanan köprülü maşalar kullanılıyor ve bu maşalar belli bir dönme açısından sonra kadroya çarpıyor yani kısacası bu ağır makinelerin tekerlekleri fazla dönme kabiliyetine sahip değiller. Bu yüzden belirlediğim keskin dönüşlerin hemen öncesine portatif birkaç rampa yerleştirebilirsek uçarken görmeye alıştığımız downhill bisikletlerini görebiliriz. Alanya Kalesi'nin coğrafi konumu bu işi iyice kusursuzlaştırıyor. Şehrin içerisindeyken şehirden ayrılıp birden kendinizi doğanın ve tarihin içerisinde bulmak herkesin ilgisini çekiyor. Son olarak tamamlanacak olan teleferik ise bu işe gerçek anlamıyla son noktayı koyan hamle oldu.
'BİSİKLET TRAFİĞİ RAHATLATABİLİR'
- Alanya'nın trafiğini rahatlatmak için bisiklet çözüm olabilir mi?

- Bisikletli ulaşım yalnızca Alanya için değil tüm ülke ve şehirler için çözüm olabilir. Üstelik bu yalnızca trafik konusunda değil, birçok konuda çözüm olabilir. Mesela bisikletle ulaşımın sağlandığı bir bölgede ses ve hava kirliliği de ortadan kalkmış olacaktır. Aynı zamanda bisiklet kullanmanın beden ve ruh sağlığına iyi geldiği de bilinen bir gerçek. Motorlu taşıtlar ses, hava kirliliğinin yanında maddi olarak yakıt, bakım, vergi derken ciddi masraflar ortaya çıkarıyor. Alanya'da doğal araziler dışında şehir içerisinde de bisiklet sürülebilecek birçok alan var. Özellikle kilometrelerce deniz kıyısından bisikletle yol alabilmek büyük bir keyif ve bu keyfin farkında olanlar için de büyük bir imkan. Şehir içerisine yapılacak olan yeni bisiklet yollarıysa bisikletli ulaşımların artmasını ve insanları da bisiklet sürmeye teşvik edecektir.

 

Yorumlar (0)