Dimçayı'ndaki gidişata kim dur diyecek

Uzmanlar, her yıl 1 milyon turist ağırlayan Alanya'nın doğa harikası Dimçayı'ndaki kuruma ve balık ölümlerine ilişkin şok gerçeği Yeni Alanya'ya açıkladılar

Dimçayı'ndaki gidişata kim dur diyecek
banner404

CEREN ŞAHİN

ALANYA’NIN doğa harikası Dimçayı’nda yaşanan kuruma ve toplu balık ölümleri büyük yankı uyandırmıştı. Fotoğrafı çekerek sosyal medya hesabında paylaşan Anadolu Köyü Restoran’ın sahibi Ayhan Kozak "Barajdan yeterli su bırakılmıyor. Bırakılan suyu sulama kanalları aldığı için bu tarafa su gelmiyor. Yetersiz kalıyor. Su gelmediği için de birçok balık telef oldu. Barajdan su istiyoruz" ifadelerini kullanmıştı. 
Dimçayı’nın gürül gürül aktığı günleri aratan kupkuru son görüntüsü ve toplu balık ölümleri akıllara HES mağduriyetlerine ilişkin şu soruları getirdi: "1997 yılında temelleri atılan ve 2009 yılında faaliyete başlayan ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından lisansı 2007’de Diler Elektrik A.Ş. adında özel bir firmaya verilen Dim Barajı ve Hidro Elektrik Santrali (HES) yeterli ve taahhüt ettiği suyu dereyle paylaşmıyor mu? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve DSİ tarafından gereken denetimler yapılıyor mu?" 
‘TAAHHÜT EDİLEN SU MİKTARI BIRAKILMAMIŞTIR’
Konuya ilişkin Yeni Alanya’nın sorularını yanıtlayan, HES’lere ilişkin çok sayıda dava takip eden Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatları (ÇEHAV) üyesi Avukat Tuncay Koç "Eğer bir derede su yoksa ve üzerinde bir baraj varsa, santral varsa bu, o santralin su tuttuğunu ve bırakması gereken suyu bırakmadığını gösterir. Çok açık. Baraja bırakılması gereken, taahhüt edilen su miktarı bırakılmamıştır ve yüksek ihtimal balık ölümleri de bundan gerçekleşmiştir. Özellikle nehir tipi HES’lerde çok sık karşılaştığımız bir durum, burada da karşımıza çıkıyor ve doğayı olumsuz yönde etkiliyor olabilir. Dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve ayrıca DSİ İl Müdürlüğü’nün bu konuda gereken incelemeleri yapması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. 
‘HES’İN DENETLENMEDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR’
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Alanya Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Erkan Demirci ise yeterli suyun dereyle paylaşılmadığı durumlarda karşı karşıya kalınan olumsuzlukları gerek Antalya, gerekse de Alanya’da defalarca kez dile getirdiklerini ve bu noktada denetim eksikliği olduğunu ifade ederek "Toplu balık ölümlerini gazeteden gördük. Dim Çayı’nın kuruduğu ve balık ölümlerinin gerçekleştiği açıkça görülmekte. Biz CHP Alanya İlçe Meclis Kurulu olarak gerek Antalya’da, gerekse de Alanya’da bugüne dek hiçbir HES’e ‘evet’ demedik. Karşı çıktık. Doğaya ve çevreye olan zararlı etkilerini defalarca dile getirdik. Karşı çıkmamızın sebebi de bu gibi olumsuzluklardı. Elektrik üretilmesi adına yeterli miktarda suyun bırakılmaması ve dolayısıyla doğada yaşanan olumsuzluklar. Yasal olarak gerek devlet tarafından gerekse de özel firmalar tarafından işletilen HES’lerde, HES’in altında kalan doğal hayatın akışını sağlayacak şekilde yeterli miktarda suyun bırakılması şart. Burada gözüküyor ki, bir denetim eksikliği de var. Ciddi anlamda denetlenmesi ve yeterli miktarda suyun dere ile paylaşılıp paylaşılmadığının denetlenmesi gerekiyor. Ancak ölümler olduğu zaman, sular kuruduğu zaman gündeme geliyor. Bizler bu uyarıları yapmaya devam edeceğiz. Bundan sonra yetkili ve sorumluların konuya el atarak doğal dengenin yeniden sağlanmasına yönelik denetimleri yapması gerekiyor” şeklinde konuştu. 
‘DİMÇAYI 1 MİLYON TURİST AĞIRLIYOR’
SKAL Alanya Dönem Başkanı Mehmet Nedanlı da, Dimçayı’nın Alanya turizmi için son derece önemli bir bölge olduğuna dikkat çekerek "Dimçayı, ciddi turist alan bir bölge. Yıl boyunca tahmini olarak 1 milyon turist ağırlıyor. Dim Mağarası’na giden bütün otobüsler yemeklerini de o bölgede bulunan tesislerde yiyorlar. Ekolojik dengesinin korunması çok önemli. Var olan ölümler ve derede yaşanan kuruma ekolojik denge açısından da endişe verici. Mutlaka denetlenmesi ve sebebinin bulunarak önüne geçilmesi gerekiyor. Bir turizmci gözüyle talebim budur" dedi.  
‘SUYUN SÜREKLİLİĞİNİN ENGELLENMESİ FELAKETTİR’
Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) 2011 yılında yayınladığı HES Raproru’nda "HES’lerin sadece enerji amacına ilişkin projeler özelinde noktasal olarak ele alınması doğru değildir. HES ve benzeri tesislerin yapılmasında, akarsu havzaları bir bütün olarak ele alınarak, havzanın doğal özelliklerinin temelini oluşturan hidrolojik döngünün ölçümlere bağlı su rejimleri belirlenerek, havza içinde yer alan sucul ve karasal ekosistem özeliklerinin duyarlılık durumunun belirlenmesi, doğal ve kültürel yaşamın her şeyden önemlisi suyun kendisini yenilemesine izin verilmesi ön koşuldur. Buradan hareketle, doğal ve kültürel yaşamın sürekliliği için, suyun kullanım önceliğine göre planlama yapılması zorunludur" ifadelerine yer verilmişti.

Güncelleme Tarihi: 07 Aralık 2018, 09:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner517

banner516

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479