Alanya’yı öve öve bitiremedi

Bir söyleşi için geldiği Alanya’ya köşesinde geniş yer veren eğitim uzmanı gazeteci Abbas Güçlü, Alanya’nın tarihinden turizmine, siyasetinden tarımına tüm dinamiklerine yer verdiği köşesinde il vurgusu yaptı

Alanya’yı öve öve bitiremedi
banner404

GEÇTİĞİMİZ hafta Alanya Kent Konseyi’nin davetlisi olarak Alanya’ya gelen ve “Eğitim ile Geleceğe Bakış” konulu bir söyleşi gerçekleştiren eğitim uzmanı gazeteci Abbas Güçlü, Alanya’yı köşesine taşıdı. Sün ve bugün köşesinde Alanya’ya geniş yer veren Güçlü, övgüyle bahsettiği kentin mutlaka görülmesi gerektiğini vurguladı. Alanya’nın neden il yapılmadığını da sorgulayan Güçlü, “Saklı kent Alanya ve Zengin turist neden gelmiyor?” başlıklı yazılarında şu ifadelere yer verdi: 

SAKLI KENT ALANYA
Alanya’ya en son 30 yıl kadar önce gitmiştim. Henüz restorasyonu tamamlanmamış kale çevresinde mini minnacık bir kentti. Nüfusu 30 bin civarındaydı. Şimdi 300 bin nüfuslu devasa bir kent olmuş. Ama Antalya gibi beton bir kent değil!.. Alanya’ya, özellikle de Kızıl Kule’yi de içine alan Alanya Kalesi’ne, Kleopatra Plajı’na, sokaklarına, caddelerine, mutfağına, en önemlisi de eğitime duyarlı halkına bayıldım. İlçe olmasına rağmen, biri devlet, diğeri vakıf iki üniversitesi var ve kentteki neredeyse tüm okullar hayırseverlerin desteğiyle yapılmış. Alanya, başkenti Konya olan Selçuklu İmparatorluğu’nun en güçlü döneminde Alaaddin Keykubat tarafından kışlık başkent olarak altın çağını yaşamış. Alanya Kalesi, Kızıl Kule de dâhil tüm yarımadayı içine alıyor ve böylesine görkemli olanını, değil ülkemizde, gezdiğim pek çok ülkede görmedim. İstanbul’daki Anadolu ve Rumeli hisarlarının yüzlerce kat büyüğünü göz önüne getirin, çok daha görkemlisi. Son yıllarda gittiğim antik kentler içerisinde en fazla Bergama’dan etkilenmiştim ama Alanya onu da gölgede bıraktı.Her ne kadar, tarımın başkenti olarak Antalya gözükse de sanki gerçek başkent Alanya. Çünkü bereketli topraklarından adeta ürün fışkırıyor... Alanya, hem Antalya’nın bir parçası hem de Bergama gibi bir imparatorluğa başkentlik yapmış görkemli tarihi, kültürü ve gelenekleriyle kendi içinde adeta özerk bir cumhuriyet! Bunu attığınız her adımda fazlasıyla hissedebiliyorsunuz... Alanya, Bergama, İskenderun, Lüleburgaz, Merzifon ve daha pek çok kentimiz neden il yapılmaz, gerçekten anlamak mümkün değil...
Kaymakam Mustafa Harputlu dâhil tüm kent buna çoktan hazır...

KENT KONSEYİ
Kent Konseyi’nin düzenlediği Eğitim Penceresinden Geleceğe Bakış konulu bir konferans için Alanya’daydım. İki katlı kültür merkezi tıklım tıklımdı. Sivil toplum örgütlerinden öğrencilere, velilerden akademik personel kadar hemen herkes oradaydı. Saatlerce eğitimi konuştuk, eğer başka programlar olmasaydı, bir o kadar daha hiç fire vermeden devam edebilirdi... Alanyalılar eğitimi gerçekten de ciddiye alıyorlar. Yeni kurulan iki üniversite ile bu çıtayı eminiz çok daha yükseklere tırmandıracaklar... Kent sahili kilometrelerce devam ediyor. İyi olan tarafı ise şehir içi de dâhil hemen her yerde denize giriliyor olması. Ama çok daha önemli olan, sahil şeridinin, yalılar, lokantalar ya da plajlar tarafından işgal edilmemesi. Her yer, herkese açık. Meyve, sebze cenneti olarak hayat da diğer kentler ve özellikle de turistik yörelerle kıyaslanmayacak oranda ekonomik... Kusuru yok mu? Olmaz olur mu? O kadar çok şey anlatıyorlar ki hadi gidelim, hadi yiyelim, hadi yapalım, hadi görelim dediğinizde, “Şimdi mevsimi değil” diyor. İki gün boyunca, en çok duyduğumuz cümle bu oldu.

SİYASET TEK KALE
Görünen o ki MHP Antalya’yı AK Parti’ye, AK Parti de Alanya’yı MHP’ye bırakmış durumda. Alanya’da, MHP’li Başkan Adem Murat Yücel’in seçilme şansı bir hayli yüksek gözüküyor. Alanya bir Yörük kenti. Gelenek ve görenekleriyle hâlâ bu kültürü fazlasıyla yaşatıyorlar. Şiveleri de sanki KKTC şivesi gibi... Turizm mevsimi mart ortalarında açılıyor kasım sonuna kadar devam ediyormuş. Bu yüzden gerçek Alanya’yı görmek için ya ilkbahar ya da sonbahar tavsiye ediliyor. Çünkü yaz aylarında çok sıcak oluyormuş. Eski Alanya’dan aklımda kalan tek şey muhteşem dondurmasıydı, gidip, arayıp, buldum, tat hâlâ aynı tat... Alanya Gazipaşa Havaalanı’nın açılmasıyla yol daha da kısalmış. Bir hafta sonu bile gelseniz, büyük bir keyifle döneceğinizden emin olabilirsiniz. Hemen her meyve ve sebzenin en iyisini bulmanız mümkün ama topraksız ortamda yetişen domatesi ve son yılların en gözde tropikal meyveleri avokadoyu sabah, öğle, akşam demeden her sofrada görebilirsiniz. Fiyatı da İstanbul’un dörtte biri... Özetin özeti: Alanya’da bir ön tatil dopingi eminim ki hepinize ilaç gibi gelecektir...

ZENGİN TURİST NEDEN GELMİYOR?
Öteden beri zengin turistlerin neden ülkemize gelmedikleri konusunda yakınıp dururuz. Bunda kuşkusuz her şey dahil sistemin çok önemli payı var. Çünkü turistleri, geldikleri otel ya da tatil köyünün dışına çıkartıp, para harcatmayı bir türlü beceremiyoruz. Bu o kadar zor mu? Hayır ama yeterince kafa yormuyoruz, çünkü her şey dahil kolayımıza geliyor. Oysa zengin turist güneş, kum, deniz ve yemeğin dışında başka ayrıntılar da arıyor. Örneğin tarih, örneğin eğlence, örneğin alışveriş… Yeni dönemde ya da gelecek vizyonunda umarız bu konular da ele alınır...

RUSLARIN ALANYASI
Fethiye nasıl İngilizlerin başkenti ise Alanya da Rusların turizm başkenti olmuş. Yerleşik hayata geçen Rus sayısı o kadar artmış ki, önümüzdeki yerel seçim de belediye başkan adayı bile çıkardılar… Peki, neden başka kentler değil de Alanya? Hem sıcak, hem ucuz, hem kozmopolit hem de burada çok ama çok mutluyuz dediler. Alanya onları sevmiş, onlar da Alanya’yı. Umarız bu hep böyle davam eder. Çünkü her iki taraf da birbirinden çok memnun…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner517

banner516

banner470

banner452

banner449

banner518

banner481

banner472

banner479