GEÇEN hafta, Alanya’nın kalkınması konusunda bilişim devrimini konuşmuştuk.

Bu hafta ise Alanya’nın doğal özellikleri ile neler yapılabileceğini tartışalım.
Bir şehri kalkındırmak istiyorsak, o şehrin en güçlü özelliklerini, en cazip yanlarını öne çıkarmak gereklidir.
Alanya'nın en güçlü yönlerinden biri, bulunduğu konumdur.
Bir yanda yükseltisi ve yeşil alanları, diğer yanda göz alabildiğine uzanan plajları ve diğer yandan plajları adeta bir taç gibi süslemiş kalesi ile, Alanya halihazırda bir dünya şehridir.
Yine de biz Alanya'nın turizm bakımından en güçlü yönlerini tam anlamıyla ortaya çıkarabilmiş değiliz.
***
Bildiğiniz gibi bir dönem Alanya tanıtım sloganı “Fun İn The Sun” yani “Güneşteki Eğlence” idi.
Alanya'nın belirgin özelliğini vurgulasa da, bizi Belek’ten, Kemer’den veya Miami’den ayıran özelliğini anlatmıyordu.
Oysa ki, ışıl ışıl şehrimizin sahip olduğu bir özelliği tam anlamıyla kullanılabilse diğer tüm dünya şehirlerinden ayrışmamızı ve ayrı bir marka olmamızı sağlayabilir.
Bu da şehrin tarihinin içinde yer alan "Selçuklu Başkenti" olma özelliğidir.
Alanya yalnızca bir güneş şehri değildir, Alanya bir “Selçuklu Güneşi”dir.
***
Şehrin tarihi incelendiğinde, binlerce yıllık dönemde, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürlerini bünyesinde zenginleştirdiği görülmektedir.
Madem en güçlü yönümüzü vurgulayacaksak, bizim de tarihimizin içindeki en sağlam yapıtaşını seçmemiz gerekmektedir.
O da kuşkusuz Anadolu Selçuklu dönemidir.
Şehre değer verilerek, ikincil bir kışlık başkent yurdu sıfatı Alanya'ya bahşedilmiş, imar çalışmalarına girişilmiş ve önemli bir kimlik kazandırılmıştır.
Bugün halen sahip olduğumuz Kale, Tersane ve Tophane siluetlerinin temel fikir babası elbette 1. Alaaddin Keykubat’tır.
***
Elbette bu yazımızda "Elimizdeki değerleri paraya çevirelim, tarihi özelliklerimizi kapitalizme kurban edelim" amacını taşımıyoruz.
Ancak şu da bir gerçek ki, biz kendi tarihimize ve kültürümüze sahip çıktıkça, gelirlerimiz ve refah seviyemiz de bir o kadar artmış olacaktır.
Peki bu özelliğimize biz ne kadar sahip çıkıyoruz?
Şehir girişimizde bir Alaaddin Keykubat heykeli ile, tarihi yapılarımızın açıklamalarında bulunan metinler dışında, Alanya'yı bir “Selçuklu Güneşi” markası ile sunabilecek, bunun da ötesinde atalarımıza gerekli değeri verecek çalışmalar konusunda ne yazık ki yetersiziz.
Şehrimizde yaşayan insanların çoğu da, şehrin temel tarihi konusunda yeterli bilgiye sahip değiller.
***
Peki ne yapabiliriz?
Aklımıza ilk gelenleri sıralayalım, çoğaltmak hepimize ait:
1. Kültür çatışmasından vazgeçelim. Selçuklu motiflerinin yanında, Osmanlı’ya ait, örneğin mehter motifini kullanarak karmaşıklık göstermeyelim, enerjimizi şehrin bütüncül imajına verelim.
2. Şehrin giriş çıkışlarına Selçuklu motifini taşıyan kapılar yerleştirilebilir.
3. Şehir gezi treni, fayton vb. çalışmalar yerine, yine bu temaya uygun şehir tanıtım turları çalışması yapılabilir.
4. Şehir müzesi de mutlaka aynı tema ile yeniden düşünülerek, Alanya'ya gelen tatilcilerin şehirden ayrılmadan önce mutlaka uğraması gereken yer olarak bir cazibe merkezi olarak düzenlenmelidir.
5. “Selçuklu Haftası” olarak belirlenecek bir süreçte, istenirse turizm sezonunun açılışı, istenirse geniş kapsamlı bir festival düşünülebilir, mevcut yapılan etkinlikler bu temaya uyarlanabilir. (Selçuklu Haftası henüz Konya’da bile yok, bu konuda orada da eleştiriler var ve onlardan hızlı davranmamız gerekmektedir.)
6. Sadece Alaaddin Keykubat’ı değil, Kılıç Arslan’dan Gıyasettin Keyhüsrev’e kadar devletin tamamını içine alacak anlamlı bir tematik park oluşturulabilir.
7. Ciddi bir halkla ilişkiler çalışması ile, internette Selçuklu’ya ait yapılan tüm aramalarda Alanya’nın görünmesi ve tanıtımı da mutlaka sağlanmalıdır.
***
Alanya'yı iki farklı gelecek bekliyor.
Birincisi, deniz-kum-güneş turizmi ile "her şey dahil" sistemi kapsamında esnafın ve halkın gittikçe sıkıntıya düştüğü bir gelecek.
İkincisi ise “Selçuklu Güneşi” turizmi ile, şehrin tamamının elbirliğiyle çalıştığı, kültür, doğa ve güneş turizminin bir arada olduğu, böylece şehrin her sektörünün ayrı ayrı kazandığı bir gelecek.
Karar bizim.
Hepinize saygılarımı sunuyorum.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Taşer 2017-08-21 14:19:23

Turizm ürünleri potansiyele ulaştırilmalıdır. Iç potansiyelin ürünü ile ďış potansiyelin sektöre aktarım yolları güclendirilmelidir. Ülkenin siyasal konjonktürü iç barışı ve uluslararası demokratik diplomasiyi uyumlu hale getirmelidir... toplumsal barışta sıkıntı varsa turizm ambargosu devam eder.. uzatmayalım.. saygılar..

banner452

banner457

banner449

English Russian

banner459

banner381

banner344

banner386

banner349