Ailenizi stresten arındırmak için...

GÜNÜN en çok hangi zamanı stresli geçmekte?
Ailelerin bu soruya verdikleri yanıtlar kuşkusuz olarak, herkesin uyanması, giyinmesi ve dışarı çıkması gereken sabahlar ve herkes eve döndükten sonra yemek yemeden önce geçen süre. Genellikle tüm aileler tarafından aynı şekilde tanımlanır bu zamanlar.
Öncelikle, Sabahlar;
Uyandığınız, herkesi ama özellikle çocuklarınızı uyandırmakla cebelleştiğiniz, banyo, giyinme, kahvaltı etme derken, kapıdan zamanında çıkmayı hemen her defasında ucu ucuna başarılır genellikle.
Sabahları yetişmeye çalışırken en sık yapılan, zaman kaybettiren ve yaşanan stresi yükselten hatalar:
• Dikkat başka bir yöndeyken, bir şey istemek; Herhangi bir yönerge vermeden önce (sütünü iç, montunu giyin vb.) çocuğunuzun ya da eşinizin size dikkatini verdiğinden emin olun. İsmini söylemeniz ve 1-2 saniye beklemeniz, size en az 30 saniye kazandırmakta. Özellikle çocuğunuzdan bir şey istiyorsanız, yüz yüze olduğunuzdan emin olun, yan odadan gelen yönergeler, sabahları sisteme girememekte.
• Sessizlik anlarını sohbete çevirmek; Aile içinde yapılan sohbetler tabi ki keyiflidir. Ancak sık yapılan bir hata, sessizliğin yaşandığı anlarda yeni bir sohbet açmaktır. Pek çok ebeveyn, çocuklarına vermek istedikleri mesajları yemek saatlerinde vermekte. Ancak sabah belirli bir süre sınırı içinde başlatılan sohbetler, istenen mesajın ulaşmasını önlemekle kalmayıp bir de odağın dağılmasına neden olmakta. Akşam saatleri ya da haftasonları bağ kurmak için ideal zamanlardır.
• Ne yapması gerektiğini söylemek; Genellikle ayak diremeye neden olur, hele ki ailede, birkaç kez söyledikten sonra gidip kendi yapan biri varsa… Çocuğunuza çantasını kontrol etmesini söylediniz, tekrar söylediniz, tekrar… Sonunda ders programına bakarak, kitaplarını kontrol etmek üzere çantasını açtınız; Ciddi bir stres içindesiniz demektir. Seçenek ilüzyonları oluşturmak sizi bu döngüden kurtarabilir. “Önce yemeğini mi bitirip sonra mı giyinmek istersin? Yoksa şimdi giyinip yemeğini sonra mı bitirirsin?” soruyu sorun ve işinizi yapmaya devam edin. Bekleyin, işe yarardığını göreceksiniz.
• Sorunlara ve yanlışlara vurgu yapmak; “Yine geç kaldın,” “Hep oyalanıyorsun,” “Çok yavaşsın,” vb. cümleleri sadece stresi arttırır ve zamanı kaybettirir. Sadece olumsuzdan bahsetmiyor olmalısınız. Diğer sabahlardan farklı olarak yaptığı ve iyi olan her şeyden bahsedin. Ya da her sabah yaptığı bir şeyi övün. “Afferim!” güzel bir kelimedir. “Beni çok mutlu ediyorsun,” daha da güzel.
• “Neden” soruları sormak; “Neden” ile başlayan sorular, gerçek sorular değildir. Çocuk-yetişkin tüm insanlara, bir eleştiri, suçlama mesajı verir ve yöneltilen kişinin de hemen savunmaya geçmesine neden olur. “Neden bir sabah olsun erkenden hazırlanmıyorsun?” Bunun yerine, “Sabahları hep geç kalmamız ne kadar ilginç değil mi?” deyin ve bekleyin, düşünsün, yorum yapsın, cevap versin. Sözel olarak yanıt vermese de, ertesi güne davranışsal bir yanıtı olacaktır.

Ve, Akşamüstü;
Akşam yemeğinden yaklaşık 1 saat öncesindeyiz. Hem çocuklarınızın keyfinin yerinde olmasını sağlıyor hem de yemek hazırlıyorsunuz. Birden fazla çocuğunuz varsa, bir de onlar arasındaki kavgaların da en yoğun yaşandığı anlardan bahsediyoruz. Televizyonun ya da bilgisayarın karşısında edilgen hallerde yaşamlarını sürdürmelerini de istemeyenlerdenseniz, ciddi miktarda stres altında olmak kaçınılmaz. 
Akşamları yemek öncesinde yapılan ve yaşanan stresi yükselten hatalar ve dikkate almanızın hayatınızı kolaylaştıracak öneriler;
• İşi diğer aile bireylerinin yanında yapmak; Söz konusu basit bir telefon  bile olsa, bunun yemek öncesinde ve diğer aile bireylerinin yanında yapılması stresi ciddi şekilde arttırmakta. Hem işi yapan kişinin hem de diğerlerinin dikkatini dağıtmakta ve önemli bir stres faktörü olarak karşımıza çıkmakta. Mutlaka konuşmalarınızı, işlerinizi, diğer aile bireylerinden uzakta bir yerde yapın. Sadece tuvalete gidecek bile olsanız, yanlarından ayrılmadan önce, işinizin ne kadar süreceğini mutlaka diğerlerine söylediğinizden emin olun. Dahası iş yerinde kaldığınız süreyi biraz daha uzatın, ama ev iş getirmeyin. Evde ve ailenizin yanında bulunduğunuz anlarda tüm ilginizi onlara vermeniz hepbirlikte keyifli vakit geçirmenizi sağlayacaktır.
• Çocukları serbest oyun oynar şekilde bırakmak; Çocuklarınız birbirleri ile kolay kavga edebilir bir yaş döneminde olabilir. Bu saatlerde, özellikle herkesin birbirinden ayrı olarak yapabileceği, yaşlarına uygun birer aktivite ile meşgul olmalarını sağlayın ve koşturmacaya bunun ardından başlayın. Aksi taktirde basit bir oyun kavgası, açlığın da verdiği etkiyle, daha şiddetli yaşanacak ve herkesin stres düzeyinin yükselmesine, konsantrasyonunun düşmesine ve zaman kaybına neden olacaktır. Birlikte yapılacak aktiviteleri, yemekten sonraya erteleyin.

Tatiller ve Hafta Sonları;
• Çocuklarınızla oynayın: En sevdiğiniz şarkıyı dinleyerek oturma odanızda dans edin, küçük basket potasına basket atın ya da ailecek bisiklet sürmeye çıkın.
• Fazla kafeinli içecek içmeyin: Çok kahve, çay veya soda tüketmek sinir sisteminizi zedeleyebilir ve sizi aşırı duyarlı yapabilir.
• Uykunuzu düzenleyin: Yavaş yavaş normal yatma saatinizden yarım saat erken uyumaya çalışın. Bebeğiniz varsa uykularınızı hafif tutmaya dikkat edin, çünkü bebeğiniz her an uyanabilir.
• Hayır demekten çekinmeyin: Katılmak istemediğiniz ya da sizi zorlayacak herhangi bir aktiviteyi es geçin.
• Gülümseyin: Ne olursa olsun, eğlendiğinizden ve kahkahalar attığınızdan emin olun.

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472