banner391

Yaşlılarda denge bozuklukları


Erkan Demiral

Erkan Demiral

14 Kasım 2014, 03:44

İLERLEYEN yaş ile birlikte düşme ve denge bozuklukları artmaktadır. Yaşlanma sonucunda insan vücudunun denge sisteminde değişiklikler olur. Denge, dik duruşu sağlayabilmek için duyusal uyarıların düzenlenmesi, algılanması ve hareketin planlanarak yapılmasıyla ilişkili karmaşık bir yapıdır. Gövdenin ve destek yüzeyinin sabit olması durumunda statik dengeden, destek yüzeyinin veya gövdenin hareketli olması durumunda ise dinamik dengeden söz edilir. Doğru duruş en az kas hareketi ile sağlanabilen duruştur. Eklemlere binen yükün arttığı durumlarda yanlış duruş söz konusudur. Genel olarak yaşlılarda öne doğru eğim söz konusudur. Boy kısalmış, baş öne eğik, omuzlar düşük, sırt kamburlaşması artmış ve gövde hafif eğiktir. Yaşlanma sonucunda sinir iletim hızında azalma, sinir liflerinin sayısında ve sinir lifleri kılıfının kalınlığında azalma görülür. 
Görme yeteneğinde, ilerleyen yaşla birlikte meydana gelen değişiklikler, düşme riskinin artmasına neden olur. Bu değişiklikler, denge ve dik duruşu sağlamada önemli olan çevre ve derinlik algısının bozulmasına yol açar.
Dengeye katkıda bulunan bir diğer sistem de kas-iskelet sistemidir. Kas gücü yaşla anlamlı olarak azalır. Yaşlı bireylerde yürüme bozuklukları sık karşılaşılan problemlerden biridir. Yaşlanma ile birlikte yürümede değişiklikler meydana gelir. Yaşlılarda yürüme hızı azalır, adım uzunluğu kısalır ve adım genişliği artar.
Düşme yaşlılarda en sık karşılaşılan problemlerden birisidir. Düşmeler, ölüme neden olan faktörlerin başında gelir. Yaşlı grupta 65 yaş ve üzerindeki bireylerin yüzde 30’u her yıl bir kez veya daha sık düşmektedir. Yaşlılarda ölüm nedenleri arasında dördüncü sırada kazalar gelir ve bunların yüzde 60’ı düşmeye bağlı olarak gelişir. 70 - 80 yaş arasındaki sağlıklı yaşlılarda ölümlerin yüzde 30’u düşme nedenlidir. Düşme sıklığı 60 - 70 yaş arasındaki bireylerin yüzde 20’sinde yaşla artış gösterir. 70 - 80 yaş arasında bu oran yüzde 30, 81 - 85 yaş arasında yüzde 45 olarak saptanmıştır. Yaşlılarda düşmelerin çoğu, dengesiz yürüyüş sonucunda kayma veya takılıp düşme gibi kazalar nedeniyle oluşur.
Yaşlı nüfusta meydana gelen düşmeler sonrasında, uzun süreli hareketsizliğe ve buna bağlı olarak gelişen komplikasyonlara neden olur. Yaşlı bireylerde düşme sonucu oluşan kırıkların başında, iyileşmesi uzun süren kalça kırıkları gelir. Kalça kırıkları, yaşlı bireyin bağımsızlığını azaltır ve ölümlerin artmasına neden olur. Yaşlıda bilişsel bozukluk olması, düşme ve kalça kırığı riskiyle büyük oranda ilişkilidir. Sırf kalça kırığına bağlı yürüyememe ve yatağa bağımlı kalma durumları sık karşılaştığımız bir durumdur. Kalça operasyonu sonrasında durumu sabitleştikten sonra hastanın erken dönemde ayağa kaldırılıp fizik tedavisine başlanmazsa yürüme işi tamamen şansa bırakılmış sayılır. İşi şansa bırakmak istemiyorsanız ağırlık aktarma, güçlendirme egzersizlerine başlamalısınız.
Yaşlılarda düşme öyküsü dikkatli bir şekilde sorgulanmalıdır. Yapılan çalışmalarda kadınların daha fazla düştüğü ve cinsiyetin önemli bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. Daha önce düşme hikayesi olan kişilerde düşme korkusu nedeniyle hareketlerini kısıtlamasına, zamanla kas zayıflıklarına, yürüyüşte bozulmaya, sonuç olarak düşme riskinin artmasına neden olabilmektedir.
Düşme vakalarının yüzde 40 - 50’sinde kaza veya çevresel faktörler rol oynamaktadır. Uygun yerleştirilmemiş eşyalar, eşikler, merdivenler, özellikle banyo ve tuvalette kaygan zeminler, kayan halı, kilim, iyi aydınlatılmamış ortam ve uygunsuz ayakkabı kullanımı gibi çevresel faktörler, yaşlılarda düşme nedenleri arasında ön sıralarda yer almaktadır. Bireyin yaşadığı ev ortamı güvenli hale getirilmelidir. Gerektiğinde koltuk değneği, baston gibi yürümeye yardımcı aletler kullanılmalıdır. Düşme riski olan yaşlılarda, yürüme eğitimi, kas kuvvetlendirme programları ve yardımcı cihaz kullanımı yarar sağlamaktadır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.