banner391
banner405

O bizim de değerimizdir

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ''Şemseddin Sami'nin naaşını talep etmekle Mehmet Akif'in naaşını talep etmek arasında bir fark yok'' dedi

O bizim de değerimizdir

banner404
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Arnavutluk'un Kamus-ı Türki'nin yazarı Şemseddin Sami'nin naaşını Türkiye'den talep ettiğini belirterek, ''Şemseddin Sami'nin naaşını talep etmekle Mehmet Akif'in naaşını talep etmek arasında bir fark yok. Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki'nin yazarı olarak Divan-ı Lügatit Türk'ün yazarı Kaşgarlı Mahmut kadar Türk'tür. Onun arasındaki bağı ancak Şemseddin Sami'ye sahip çıkarak kurabiliriz. Şemseddin Sami İstanbul'da metfundur. İnşallah aşire kadar da orada kalacaktır. O bizim de değerimizdir'' dedi. Davutoğlu, Ankara Hilton Otel'de düzenlenen Yunus Emre Enstitüsü Müdürleri Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin köklü bir geleneğe sahip olduğunu ifade ederek, Kendi tarihi ve coğrafi algısını oluşturamamış milletlerin ise tarihin akışını şekillendirenler tarafından nesneleştirildiğini söyledi.
Davutoğlu, şunları kaydetti:
''O açıdan çok büyük bir sınavdan geçiyoruz. Diplomasimizin son 10 yıl içinde sağladığı dinamizm aslında bu milletin tarihinin derinliğinden gelen iddiasına sahip çıkmaya dayalı bir dinamizmdir. Biz bir iddia sahibiyiz. Bu iddianın kültürel arka planını idrak etmek ve bu iddiayı gelecek nesillere devretmek sorumluluğuyla karşı karşıyayız. Diplomasimizin alanı genişledikçe, yeni kurumlarla bu diplomasinin omurgasını güçlendirmek bir zaruret haline geldi. Çünkü artık Türk diplomasisi tek boyutlu, tek coğrafyalı, tek bölgeli bir diplomasi olma niteliğinden çoktan uzaklaşmıştır. Aksine coğrafyamızın nereye kadar giderse oraya kadar, tarihi derinliğimiz hangi coğrafyalarda hangi milletlerle buluşmuşsa oralara kadar uzanmak sorumluluğuyla karşı karşıyayız. O açıdan bakıldığında diplomasimizin en önemli başlıklardan biri kültürel diplomasidir.''

-''Hiçbir boyamızı ve hiçbir rengimizi bizden ayıramazlar''-

''19. yüzyılda başlayan aydınlanma ve modernleşme tecrübesini en yoğun yaşayan Avrasya toplumu biziz'' diyen Davutoğlu, Türk milletinin her bir medeniyet havzasından aldıklarını sentez edip Selimiye'yi inşa ettiğini, musikide Itri'yi, devlet idaresinde Kanuni'yi, seyyahlıkta Evliya Çelebi'yi, şiirde Baki'yi çıkardığını anlattı. 
Davutoğlu, şunları söyledi: ''Ama her birinde her bir izi görürsünüz. Bütün bu renkleri, bütün bu boyaları alarak iddialı bir yola çıkıyoruz. Hiçbir boyamızı ve hiçbir rengimizi bizden ayıramazlar. Şu veya bu gerekçeyle etnik milliyetçilik temelinde ya da başka unsurlarla hiçbir şeyi bunun içinden alıp çıkaramazsınız. Şemseddin Sami ile ilgili son günlerde bir tartışma var. Arnavut kardeşlerimiz kendi tarihlerindeki önemi dolayısıyla Şemseddin Sami'nin naaşını talep ettiler. Ama Şemseddin Sami'nin naaşını talep etmekle Mehmet Akif'in naaşını talep etmek arasında bir fark yok. Şemseddin Sami Kamus-u Türki'nin yazarı olarak Divan-ı Lügatit Türk'ün yazarı Kaşgarlı Mahmut kadar Türk'tür. Onun arasındaki bağı ancak Şemseddin Sami'ye sahip çıkarak kurabiliriz. Şemseddin Sami İstanbul'da metfundur. İnşallah aşire kadar da orada kalacaktır. O bizim de değerimizdir.'' 

 

Kaynak: Anadolu Ajansı
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.