banner391
banner405

Mesut Yılmaz mahkemeye çağırılacak

Bazı faili meçhul cinayetlere ilişkin Mehmet Ağar, özel  harekat polisleri ve "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ın aralarında bulunduğu 19  kişinin yargılandığı davada, eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın beyanının  alınması için mahkemeye çağrılmasına karar verildi

Mesut Yılmaz mahkemeye çağırılacak

banner404
ANKARA 1. Ağır Ceza Mahkemesinde, sanık ve şikayetçi avukatların  katıldığı duruşmada, sanıkların suç tarihinde kullandığı telefon ve çağrı  cihazlarının numaralarının bildirilmesi için yazılan yazıya Ankara Emniyet  Müdürlüğünden yanıt verildiği, yanıtta sanıklardan Korkut Eken, İbrahim Şahin,  Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy ve Enver Ulu'nun  kullandığı numaraların bildirildiği tutanağa geçirildi.
 
MİT'ten gönderilen cevaba göre, "2. MİT raporu" olarak belirtilen  belgenin müsteşarlık tarafından çıkmış resmi yönünün bulunmadığı, bu konuda  müsteşarlığın basın açıklaması da yaptığı, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın  verdiği talimat doğrultusunda bilgi notu hazırlandığı belirtildi, ancak bu notun  mahkemeye gönderilmediği kaydedildi.
 
 Mahkeme Başkanı Dursun Yalçınkaya, "Yeşil" için yazılan yazıya MİT'ten  "gizli" nitelikli bilgi notuyla yanıt verildiğini açıkladı. Yalçınkaya, notta,  dava konusu dışında bilgiler olduğunu belirterek, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun  (CMK), devlet sırrı niteliğindeki belgelerin mahkemece incelenmesine ilişkin  hükmü uyarınca, notun, dava konusu kısımlarını tutanağa geçirdi.
 
Daha sonra eski İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, bilgisine başvurulmak  üzere duruşma salonuna alındı.
 
 Maktullerin isimleri okunurken, "hiçbirini tanımadığını" söyleyen  Menteşe, sanıklardan yalnızca Mehmet Ağar'ı, bakanlığı döneminde Emniyet Genel  Müdürü olduğundan tanıdığını belirtti. Menteşe, olayları hiç bilmediğini ifade  etti.
 
Maktullerden Yusuf Ekinci'nin oğlu, avukat Sertaç Kamil Ekinci söz  aldı. Menteşe'nin, 2011'de bir gazeteye verdiği röportajdan, bakanlık yaptığı  dönemde haftada 3 gün terörle ilgili toplantı düzenlediğine ilişkin kısımları  okuyan Ekinci, "Bu ifadeler size mi ait?" diye sordu.
 
 Menteşe, "Hatırlamıyorum. Bakanlıkta bir değerlendirme kurulu kurduk.  Bizden başka MİT Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma vardı. Bazen  valileri de dinliyorduk." dedi.
 
 Ekinci'nin, "Yani gazete yalan haber mi yapmış?" sorusuna Menteşe,  "Hatırlamıyorum." yanıtını verdi.
 
 Şikayetçi avukatlarından Mehmet Emin Aktar, Menteşe'ye, "Sabah  bakanlığa gittiğinizde, bakanlığınızla ilgili haber bültenleri gelir miydi?" diye  sordu. Menteşe'nin bunu hatırlamadığını söylemesi üzerine Aktar, "Siz, İçişleri  Bakanlığı yaptığınızdan emin misiniz?" ifadesini kullandı.
 
Mahkeme Başkanı Yalçınkaya, "Avukat bey, buna izin veremem" derken,  bazı sanık ve şikayetçi avukatları arasında sözlü sataşma yaşandı.
 
Sanık avukatlarından Basri Aydın'ın "Adam 84 yaşında" sözü üzerine  şikayetçi avukatlarından Yusuf Alataş, "Müvekkillerimizin yakınlarının 84 yaşına  gelmesine izin vermediler." şeklinde konuştu.
 
 Başkan Yalçınkaya, avukatları tartışmamaları konusunda uyararak,  duruşmaya ara verdiğini açıkladı.
 
Yaklaşık 10 dakika sonra tekrar başlayan duruşmada, şikayetçi  avukatlarından Aktar söz aldı. "Sanıklardan Ayhan Çarkın'ın akli melekelerinin  yerinde olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan daha önce rapor alındığını"  kaydeden Aktar, Menteşe'ye, "Her gün, bakanlığınızla ilgili basın bülteni gelir  miydi?" diye sordu.
 
"Hatırlamıyorum ama gelirdi herhalde" yanıtını veren Menteşe'ye, dava  konusu cinayetleri duyup duymadığı soruldu. Bunun ardından Menteşe, "Bir cinayet  işlendiyse, ilgililere havale ederdim." dedi.
 
Menteşe'ye yöneltilen sorular
 
Duruşmanın devamında Menteşe'ye yöneltilen sorular ve onun yanıtları  şöyle:
 
 Başkan Yalçınkaya: Bunlar sizin bakanlığınız döneminde olan  cinayetler. Bu faili meçhul olaylar olurken, siz görevlilerden hiç bilgi  almadınız mı?
 
 Menteşe: Bakanlığım emrinde Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel  Komutanlığı, valiler var. Hepsi de görevli kişiler. Bakan oturup da bunları  (olayları) tek tek şey etmez ki, havale edersiniz.
 
 Yalçınkaya: Siz hiç akıbetlerini sormadınız mı?
 
  Menteşe: Hatırlamıyorum. Kaç sene geçti aradan.
 
Yalçınkaya: Özel harekat görevlilerinin bu işleri yaptığı iddiası söz  konusu.
 
Menteşe: Hiç zannetmiyorum.
 
Şikayetçi avukatları: Susurluk davasını hatırlıyor musunuz? TBMM  Susurluk Komisyonuna ifade verdiğinizi hatırlıyor musunuz? Susurluk için  "Abartıldığı gibi bir şey değildir" dediğinizi hatırlıyor musunuz?
 
Menteşe: Hatırlamıyorum.
 
 Şikayetçi avukatı Ruşen Ali Nergiz: Sorulacak bir şey yok. Tanık bizce  kasıtlı olarak susmayı tercih etmektedir.
 
Şikayetçi avukat Ekinci: Bakanlığınız döneminde öldürülen insanların  çocukları, aileleri var. Biliyorsunuz, değil mi?
 
 Menteşe: Terörle mücadelemizde büyük başarı yakalamıştık.
 
Ekinci: Sorduğum bu değil. Katledilen insanların aileleri var. Bu  çerçevede en ufak bir sorumluluk hissediyor musunuz?
 
 Menteşe: Hayır, yok. Hayatımda böyle bir iddiada kimse bulunmadı.
 
 Avukat Nergiz: 1993-1995'te terördeki başarı nedir?
 
 Menteşe: Bu başarıları teker teker saymak mümkün değil.
 
Başkan Yalçınkaya: Nahit Bey, tanık bildiği her şeyi anlatmak zorunda.  Yalan söyleme, gizleme hakkı yoktur.
 
 Menteşe: Hiç bilgim yok. Hatırlamam mümkün değil.
 
 Avukat Nergiz: 2012'de Mehmet Ağar'ı ziyaret ettiniz mi?
 
 Menteşe: Yenipazar'da mı? Evet.
 
 Nergiz: Neden tutuklu olduğunu biliyor musunuz?
 
 Menteşe: Hayır. Merak etmedim.
 
- "Hakkında suç duyurusunda bulunulsun"
 
  Şikayetçi avukatlarından Aktar söz alarak, Menteşe hakkında "yalan  tanıklık" suçundan savcılığa şikayette bulunulmasını istedi.
 
 Duruşmada daha sonra 1990'larda bazı özel harekat polislerinin  gözaltına alındığı operasyona katılan Şükrü Pekgil, Ömer Lütfü Topal cinayetine  ilişkin ihbar üzerine tutanak tutan Lütfullah Uzun ile maktullerden Behçet  Cantürk ve Yusuf Ekinci'yi tanıyan Vekin Aktan, bulundukları İstanbul'dan, sesli  ve görüntülü sistemle "tanık" olarak ifade verdi.
 
Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı Yasemin Banu Aksoy, dinlenmeyen  tanıkların dinlenmesini için talimat yazılmasını, Menteşe hakkında "yalan  tanıklıktan" suç duyurusunda bulunulmasının ise hükümle birlikte  değerlendirilmesini istedi.
 
 Mahkeme heyeti, "Yeşil" hakkında çıkarılan yakalama emrinin infazının  beklenmesine, eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz, CHP Mersin Milletvekili Fikri  Sağlar ve gazeteci İsmet Berkan'ın tanıklık için çağrılmalarına karar verdi.
 
  Sanıkların olay tarihinde kullandığı bildirilen numaraların, suçların  işlendiği dönemde görüşme ve sinyal dökümlerinin, mümkünse gönderilmesi için GSM  şirketlerine ve TİB'e müzekkere yazılmasını kararlaştıran heyet, iddianamede  beyanlarına yer verilen gizli tanıklar "Emek" ile "Ayışığı"nın dinlenmesi  taleplerinin daha sonra değerlendirilmesini karar altına aldı.
 
  Olay tarihinde Türkiye'ye girdikten sonra Emniyet Genel Müdürlüğüne  teslim edilmeden kaybolduğu öne sürülen silahların tespiti için İçişleri  Bakanlığına yazı gönderilmesine karar veren heyet, şikayetçi avukatlarının  sanıkların tutuklanması, sanık avukatlarının ise duruşmalardan vareste  tutulmaları yönündeki taleplerini reddetti.
 
Tanıklar Veli Küçük ve Orhan Taşanlar'ın adreslerinin tespiti için  müzekkere yazılmasını kararlaştıran heyet, Nahit Menteşe hakkında suç duyurusunda  bulunulması talebini reddederek, duruşmayı erteledi.
 
  Duruşmayı bazı HDP milletvekilleri de izledi.
 
Sanıklar, 1990'lı yıllarda işlenen 18 faili meçhul cinayetle ilgili,  Türk Ceza Kanunu'nun "cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti  kapsamında adam öldürmek" suçundan yargılanıyor.
 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.