banner391
banner405

Korkunç cinayetin detayları 13 yıl sonra ortaya çıktı

Sivas'ta 13 yıl önce, bıçaklandıktan sonra başı kesilip, gövdesinden ayrılmış halde ölü bulunan uzman çavuş Adem Keleş cinayetinin azmettiricisi olarak tutuklanan eşi Meryem Şule Erdemir Keleş ve cinayeti işleyen akrabası Murat Arısoy hakim karşısına çıktı

Korkunç cinayetin detayları 13 yıl sonra ortaya çıktı

banner404
YENİDOĞAN Mahallesi 22’inci Sokak’ta bulunan Eser Evler’de 13 yıl önce işlenen ve kamuoyunda ‘kesik baş’ cinayeti olarak bilinen ve 4 ay önce Sivas İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından aydınlatılan olayda cinayetin azmettiricisi olarak, öldürülen Uzman Çavuş Adem Keleş’in eşi Meryem Şule Erdemir Keleş ve cinayeti işleyen fırıncı akrabası Murat Arısoy (37) tutuklanmıştı. Tutuklanarak Sivas Kapalı Cezaevi’ne gönderilen zanlılar bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.
Sivas 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan davada cinayeti işleyen Murat Arısoy ise mahkemede verdiği savunmasında cinayeti işlediğini kabul etti. Maktulü hiç tanımadığını belirten Arısoy şunları anlattı:
"Bir anda kendimi olayın içinde buldum. Askerden geldikten sonra Meryem ile tanıştım. Ben hayatım boyunca hep haksızlık gördüm. Birilerinin haksızlık görmesine de dayanamıyorum. 21-22 yaşlarındaydım o zaman. Yaşananlara çok çabuk tepki gösteren biriydim. Bir kadının kocasını öldürmek için kullanabileceği tüm argümanları kullandı. Özellikle 2'nci kızının doğumunda ben çok etkilendim. Kızı doğduğu için hastaneyi birbirine kattığını duydum. Meryem'in kardeşi Elif de bunu tasdikledi. Meryem'in isteği üzerine olaydan 3 gün önce Sivas'a geldim. Ve burada bir pansiyona yerleştim. Bana adresi söyledi. Sonra evine gittiğimde bana Adem'in fotoğrafını gösterdi. Öldürecek misin diye sorular sorup öldürmem için beni sürekli adapte etti. İşini güzel yaptı. Sonra telefonda bana Adem'in nereye gelip gittiğini söyledi. Kocasının vahşi biri olduğunu anlatıyordu, benim aklımda da Adem'in korkunç biri olduğu oluştu. Söyledikleri doğru mu diye bir şüphe vardı aklımda. Meryem zaman zaman beni arayıp 'Öldür artık' diyordu, ben de her seferinde 'bakarız' diye geçiştiriyordum. Eşim şu saatte işe gidiyor, şu saatte kahveye gidiyor diye bilgi veriyordu. İlk kahvede gördüğümde argo konuşan, hiddetli biriydi. Daha sonra gidip evin önünde beklemeye başladım. Tabi aynı zamanda korkuyorum da. Adem abi ateş verir misin? dedim. ‘Ben kullanmıyorum sen kimsin’ dedi. Sigara içmediğini bile bilmiyordum yani. Meryem daha sonra beni arayarak, kocasının eve geldiğinde çok korktuğunu ve bunun iyi olduğunu söyledi."
"BIÇAĞI BOĞAZINA DAYADIM 'YAPMA GARDAŞ' DEDİ"
Cinayet anını anlatan Arısoy havanın soğuk olması nedeniyle apartmanın girişinde beklediğini belirterek,"Yine kahvede gördüm. Çıktım dışarı. Hava soğuk olduğu için apartman girişinde bekledim. Karanlıktı. Karşı karşıya geldik. Tabi ikinci gün bıçak almıştım yanıma. Kimsin lan dün de çıktın karşıma dedi. Konuşacağız dedim. O da bir şeyler söyledi. Tartışma esnasında beni öldürecekmiş gibi bir hisse kapıldım. Ben de cebimdeki bıçağı çıkarıp kendisine saldırdım. Karanlıkta bir boğuşma oldu. Darbe aldıktan sonra bir kabadayılık, sonra bıçağı boğazına dayadığımda 'yapma gardaş' dedi. Ayaktaydı. Bıçağı eliyle tutmaya çalıştı. Can havliyle boğazının kesildiğini fark ettim. O şekilde biraz ileri doğru gittik. Boğazı koptu. Sonra bıçağı bırakıp kaçtım. Olaydan sonra kardeşi Elif'in telefonundan Meryem ile görüştük. Kendisinin cenazede olduğunu, ortamın kalabalık olduğunu söyleyerek mutfağa geçerek güldü" dedi.
"MERYEM İLE DİNÇER BİRLİKTE HAREKET ETTİ"
Meryem’in imam nikahlı eşi Dinçer ile birlikte bu olayın gerçekleşmesi için hareket ettiğini düşündüğünü ifade eden sanık Arısoy, ”Meryem’in kardeşi Elif bir kaç ay sonra ablasının biriyle takıldığını söyledi. Dinçer Kara diye biriymiş tanımıyorum. Elif'in olaydan haberi vardı, beni arayıp ‘Allah belanızı versin’ dedi. Askerde bana anti-sosyal kişilik bozukluğu teşhisi konuldu. Meryem'in Dinçer ile bu olayın gerçeklemesi için birlikte hareket ettiğini düşünüyorum. Pişmanım" diye konuştu.
Kocası Adem Keleş’i öldürtmekle suçlanan 3 çocuk annesi 40 yaşındaki Meryem Şule Erdemir Keleş mahkemede verdiği savunmasında, ”Ben üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Ben sanık Murat Arısoy’u tanımıyorum demiyorum. Sanık Murat Arısoy kendisinin de anlattığı gibi kız kardeşimin vasıtasıyla tanıştım" dedi.
“BÖYLE VAHİM BİR OLAYI AZMMETTİRMEM DÜŞÜNÜLEMEZ”
Cinayeti işleyen Murat Arısoy’a suçlayıcı ifadeler kullanan sanık Keleş, "Her evde yaşandığı gibi benim de kendi evimde eşimle yaşadığım sıkıntılı zamanlar oldu. Hatta bunu ailemle, dostlarımla paylaştım. Bu paylaşımları sanık Murat Arısoy’un da duyduğu olmuştur. Ancak sebep ne olursa olsun. Ben bırakın çocuklarımın babasını, bir canlının dahi yaşamına son verilmesini hiçbir zaman tasvip etmem. Dosyaya yansıyan durumdan belli olduğu üzere böylesine canavarca sözcükler yardımıyla anlatamayacağım kadarıyla insanlığın hiçbir noktasına bağdaştıramayacağım kadar derece vahim bir olayı azmettirmem düşünülemez" şeklinde konuştu.
"KOCAMI ÖLDÜRMEYİ VE ÖLDÜRTMEYİ DÜŞÜNMEDİM"
Kocasıyla geçimsizlik yaşadıklarını anlatan Keleş, "Ben geçimsizlik sürecinde evliliğimizin hukuki yollarla sonlanacağını biliyordum. Eşim Adem beni dostunun yanında demirle dövünce ben evden ayrıldım. Aileme sığındım. Ancak Adem geldi. Ailemi ikna ederek beni yeniden eve döndürdü. Ben Adem’i hiçbir zaman öldürmeyi ya da öldürtmeyi düşünmedim. En fazla ona dediğim Allah belanı versin, Allah canını alsın gibi sözlerdi. Murat olaydan 8-9 yıl sonra bir gün beni telefonla arayarak ‘Sana bomba gibi bir habermi var. Adem’i ben öldürdüm’ dedi. O sırada imam nikahlı eşim Dinçer Kara da yanımdaydı. Bana konuşmalarını duyduğunu Murat’ın tehlikeli olabileceğini, gidip şikayet etmemiz gerektiğini söyledi. Ancak biz gidip şikayetçi olmadık. Diğer yakınlarımıza da zarar vermesinden endişe ettik. Biz süre sonra Dinçer gidip olayla ilgili ihbarda bulunmuş. Beni de o dönemde aramız bozuk olduğu için olaya dahil etmiş. Sonrasında Dinçer ile biz tekrar bir araya geldik. Bunu yaptığı için pişman olduğunu söyledi. Adem’in resimlerini de Murat kardeşim Elif’ten görmüş olabilir. Çünkü ben Elif’e zaman zaman mektup ve resim gönderiyordum. Olaydan sonra 2.5 ay kadar Sarız’ın köyünde taziye dolayısıyla bulundum. Murat beni cenaze günü arayıp ‘Başın sağ olsun, üzülme kurtuldun şerefsizden’ gibi sözler söylediğinde içime Murat ile ilgili bir şüphe düşmüştü. Ama gözümle görmediğim için Murat’ın günahını almak istemedim" diye konuştu.
Olayla ilgili ifadesi alınan tanıklar Rüştü K. ve Fatih C. ise cinayete azmettirdiği iddia edilen Meryem Şule Erdemir Keleş ile Adem Keleş hayattayken ilişkilerinin olduğunu iddia etti.
Mahkeme heyeti sanıklarının tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 21 Nisan’a erteledi.

 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.