banner391
banner405

Hrant Dink davasında sıcak gelişme!

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin kamu görevlileri hakkında açılan ve cinayete ilişkin ana dosyasıyla birleşen davada sanık Muhittin Zenit’in ifadesi tamamlandı. Zenit, Dink’in öldürüldüğünde duyduğunda ne hissettiniz sorusuna, “Ayakkabısının altı delik olan bir insan yerde yatıyor. İnsan olarak acıdım” dedi

Hrant Dink davasında sıcak gelişme!

banner404
AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülmeye başlayan davanın bugünkü oturumuna tutuklu sanıklar eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ile dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Ercan Demir getirilirken, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın aralarında bulunduğu 6 tutuksuz sanık hazır bulundu.
Dün ifadesini tamamlayan polis memuru tutuksuz sanık Muhittin Zenit’in çapraz sorgusunun yapıldığı duruşmada, savcı Zenit’e “İfadende sana komplo kurulduğunu telefonlarının usulsüz olarak dinlendiğini söylüyorsun, bu dinlemeyle ilgili herhangi bir şantaj, tehdit yapıldı mı?” diye sordu. Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar ise Zenit’e “Senin bir şeyler bildiğinden, bir şeyler söyleyeceğinden mi korkuyorlar?”şeklinde soru yöneltti.
Kendisine şantaj ve tehdit yapılmadığı yönünde yanıt veren Zenit, “Beni usulsüz olarak dinlediklerini tutuklanınca öğrendim. Ramazan Akyürek’in görevlendirmesi ile Ankara’ya İstihbarat Daire Başkanlığı’na gittim. Ankara’ya gidince İBDA-C üyesi olduğum gerekçesi ile sahte isimle beni dinlemişler. Kendi mensubunu yasadışı örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile bu şekilde dinlemek çok doğru bir şey değil. Bu usulsüz dinlemeye ilişkin suç duyurusunda bulundum. Komplo diyorum niye diyorum? Başkalarının da aynı kapsamda yaptığı telefon görüşmeleri olmasına rağmen neden onların telefon görüşmeleri sızdırılmıyor da benim ki sızdırılıyor. Ben de bunun cevabını soruyorum. Bu işleri gizli saklı yapmadım. Ekip arkadaşlarımla birlikte yaptım. Neden ben? Polis memuruyum. Amirimden habersiz öğlen eve yemeğe bile gidemem. Ben bir komplodan bahsediyorum. Evet normal şeyler mi bunlar?” ifadelerini kullandı.
“BENİ NİYE İBDA-C MENSUBU GİBİ DİNLEDİLER BİLMİYORUM”
Mahkeme heyetine “Bir istihbarat personelinin aynı dairede çalışırken İBDA-C mensubu gibi gösterilerek dinlenmesi normal mi sizce?” diye soran Zenit sanık sandalyesinde oturan Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek’e dönerek, “O dönemki daire başkanının bilgisi var mı yok mu ben de huzurunuzda soruyorum. Bizi niye dinlediniz?” dedi.
Zenit’in bu sözleri üzerine sanık sırasında ve izleyici bölümünde gülüşmeler oldu. Hiç kimseden korkmadığını dile getiren Zenit, “Ben de merak ediyorum, beni niye dinlediler bilmiyorum. Şu ana kadar 10 yıllık soruşturma sürecinde beyan etmediğim hiçbir şey kalmadı. Hiç kimseden korkmuyorum. Herhangi bir yapı ya da örgütten de korkmuyorum. Niye dinlemişler demek ki bana güvenmediklerinden. Kendilerinden görmediler. Bilmiyorum. Bir insan kendi personeline güvenmiyor” dedi
“SAVCI HERŞEYİ ANLAT BIRAKAYIM DEDİ”
Zenit’e daha sonra Ramazan Akyürek’in avukatı “Soruşturma sürecinde size baskı yapıldığını söylediniz tam olarak nasıl baskı yapıldı? Ne karşılığında tahliye vaat edildi?”diye sordu. Zenit bu soruya, “Herhangi bir şey vaat edilmedi. Savcı bey ifadeyi yazarken iki saatlik süre içerisinde elindeki belgelerden bana sorular sordu. Sorularına da kendi el yazımla cevap vermemi istedi. ‘Gelsin her şeyi anlatsın ben bırakacağım’ diye iki kez bana ulaşan bilgi oldu. Savcı ifade sırasında da ‘her şeyi anlat bırakayım’ dedi.
Neyi anlatayım? Cezaevindeki çok olumsuz şartlar sonrasında gittim. Avukatım yoktu. Destek alamıyordum. Antidepresan ilacı kullanıyordum. Ciddi baskı altındaydım” yanıtını verdi.
“DİNK’İN ÖLDÜRÜLMESİNE İNSAN OLARAK ÜZÜLDÜM”
Zenit, Celalettin Cerrah’ın avukatı Mehmet Köksal’ın, “Hrant Dink’in kesin olarak öldürüleceği bilgisini aldıktan sonra yapılacak kesin bir şey var mıydı? Yaptınız mı?” sorusuna “Ben memurum. Raporumu sundum” dedi. Avukat Köksal’ın, “Hrant Dink’in öldürüldüğünü duyduğunuz da nasıl bir psikoloji içine girdiniz telaşlandınız mı?” sorusu üzerine Zenit, “10 yıl önceki duygularımı soruyorsunuz. Bugün olduğu gibi o gün de üzülmüşümdür. Ayakkabısının altı delik olan bir insan yerde yatıyor. Ne olursa olsun bir insan öldürülmüş. Ciddi bir mücadele vermiştim. İnsan olarak üzüldüm. İnsan olarak acıdım” diye yanıtladı.
“BİZ KATİL DEĞİLİZ”
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davada savunma yapan tutuklu sanık Emniyet Müdürü Ercan Demir, “Biz katil değiliz ve ben bunu ispatlayacağım. Bana seri katil Atalay Filiz ile aynı muamele yapılıyor” dedi.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, sanık polis memuru Muhittin Zenit’in sorgusunun ardından tutuklu sanık emniyet müdürü Ercan Demir’in ifadesine geçildi. Savunmasını 6 bölüm olarak hazırladığını ve başlıklar halinde anlatacağını dile getiren sanık Demir, “Uzun bir savunma yapacağım. Bu düzlemde bu cinayetin katili bulunmaz. Bu bizim katil olduğumuz anlamına gelmez. Ercan Demir ve adamlarından katil çıkmaz. Biz katil değiliz ve ben burada ispatlayacağım bunu. Bizim duygu sömürüsü ya da algı operasyonu yapmaya niyetimiz yok. Kasten adam öldürmekle suçlanıyoruz. Ben bundan ötürü 18 aydır tutukluyum. İddia makamı ciddi bir mahcubiyet yaşayacak” dedi.
Demir, F3 raporuna müdahale ettiği iddialarına ilişkin, “Elemanla kim görüşürse F3 raporunu o yazar. Paraf atmaya yetkili kim varsa raporu okur. Şurayı genişlet dediğimiz olur ama şurayı çıkar demeyiz” diye konuştu.
Telefonunun davanın diğer sanıkları Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek’in emriyle dinlendiğini kaydeden Demir, “Benim telefonum yasa dışı dinlenmiş. Ankara dosyasının şüphelileri arasında Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek var. Ama siz burada beni Yılmazer ve Akyürek ile aynı örgüte üye olmakla yargılıyorsunuz. Ankara’daki davada ben mağdurum. Hizbullahçı olarak dinlenmişim. Heyetiniz bir istihbarat sürecini yargılıyor, cinayeti değil” ifadelerini kullandı.
“ATALAY FİLİZ MUAMELESİ YAPILIYOR”
Kendisine seri katil olduğu iddia edilen Atalay Filiz ile aynı muamele yapıldığını belirten Demir, “Yıllar sonra dava açılıyor. Bir gün bir yerlerde siyasi cinayet işlenirse birileri sonradan tutuklanabilir. Paket yapılabilir. Tıpkı Atalay Filiz gibi” dedi.
“İSTİKBALİ OLAN BİR ADAMDIM”
Yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel’i polis amirleri Muhittin Zenit, Özkan Mumcu ve Mehmet Ayhan tarafından çalıştırıldığını kaydeden Demir, Erhan Tuncel’ın işine Mehmet Ayhan’ın son verdiğini ve istihbarat şubenin Tuncel’e çok para verdiğini söyledi. Tuncel ile bir örgüt kapsamında görüşmediğini belirten Demir, “Hayatımız bitti, adımıza FETÖ yapıştı. Ben istikbali olan bir adamdım” dedi.
“ERHAN TUNCEL DURUŞMALAR GELSİN”
Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, duruşmaya perşembe günü devam edileceğini söyleyince, Dink ailesi avukatlarından Bahri Belen söz aldı. Belen, son iki duruşmaya gelmeyen Erhan Tuncel’in duruşmalarda hazır bulundurulmasını istedi. Tuncel’in avukatı da ‘hazır olsun’ demeniz yeterli. Perşembe günü gelecek” dedi.
Duruşma, perşembe günü devam edecek. 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.