banner391
banner405

Hayalindeki üniversiteyi 60 yaşında kazandı

Emekli yüzbaşı ve uluslararası binicilik hakemi 60 yaşındaki Muharrem Özçamur, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü’ne kayıt oldu. Kayıt için 5 yaşındaki torunuyla üniversiteye gelen Özçamur: “Emekliliğimin üzerinden 20 yıl geçtikten sonra üniversite öğrenimi görmeyen oğluma da örnek olmak için sınavlara girdim. İdealim olan basın yayın bölümünü kazandım” dedi

Hayalindeki üniversiteyi 60 yaşında kazandı

banner404
ESKİŞEHİR’de yaşayan emekli yüzbaşı ve uluslararası binicilik hakemi 60 yaşındaki Muharrem Özçamur, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü’nü kazanarak hayalini gerçekleştirdi. Okula 5 yaşındaki torunuyla birlikte gelerek kaydını yaptıran Özçamur, yaptığı açıklamada, ilkokulu ve ortaokulu Eskişehir’in Han ilçesinde tamamladıktan sonra 1971’de Çankırı astsubay hazırlama okuluna gittiğini belirterek, burayı bitirdikten sonra bir yıl topçu füze okulunda hazırlık okuduğunu ve 1975’de astsubay olarak mesleğe başladığını söyledi. Subaylık sınavlarını 1985’de kazandığını aktaran Özçamur, “Subay olabilmek için 7 ayrı sınava, arkasından da mülakata girdim. Bir yıl Harbiye’den mezun olanlarla okuduktan ve başarıyla bitirdikten sonra 1986’da subay oldum. 1996 yılında da yüzbaşı rütbesinden emekli oldum.” dedi. 
Oğluma da örnek olmak için sınavlara girdim
Emekli olduktan sonra hobi olarak binicilik hakemliğine başladığını ve uluslararası hakem unvanı aldığını belirten Özçamur, “Arkadaşımın tavsiyesiyle sınavları başarıyla geçip Türkiye Binicilik Federasyonunda aday hakem olarak görev yapmaya başladım. Sonrasında il hakemliği, bölge hakemliği, milli hakem ve uluslararası hakem olarak geçen yıla kadar yaklaşık 20 yıl hakemlik yaptım.” diye konuştu. Özçamur, özellikle hakemlik yaptığı dönemde yabancılarla çalışırken birçok konuda eksik olduğunu fark ettiğini belirterek, “Türkiye’de maalesef kahvehane hayatı çok yaygın. Bunun yanlış olduğunu daha emekli olur olmaz gördüm” ifadesini kullandı. Muharrem Özçamur, “Emekliliğimin üzerinden 20 yıl geçtikten sonra üniversite öğrenimi görmeyen oğluma da örnek olmak için sınavlara girdim. Sınavlarda idealim olan basın yayın bölümünü kazandım. İki çocuğum var. Oğlum güvenlik görevlisi, kızım doktor. İkisi de evli. İkisinden de birer torunum var” şeklinde konuştu.

Eşim ve kızım ‘Sen yaparsın içinde ukde kalmasın’ dediler

Eşinin ve kızının üniversite sınavlarına girmesi konusunda kendisini teşvik ettiğini ve “Sen yaparsın, içinde ukde kalmasın” dediklerini anlatan Özçamur, şunları söyledi: 
“Sınavlara evde ciddi bir şekilde çalıştım. Çok şükür başardık. Çevremdeki insanlara iyi örnek olabilmek ve onların yaşamda karşılaşabileceği birtakım güçlüklere de katkı sağlayabilmek için okumanın yararlı olacağına inanıyorum. Zaten emekliyim, bana kaybettirebileceği bir şey yok ama kazandırabileceği çok şeyin olduğuna inanıyorum. Gençlerden özellikle güzel tepkiler aldım, onların enerjisinden istifade etmek, onların yaşama bakış açılarını kavramak, dolayısıyla torunlarımızla olan o aradaki çok büyük mesafeyi biraz daha yaklaştırmak, iki kuşak değil belki de bir kuşağa indirmiş olmak için bunun çok faydalı olacağına inanıyorum.” 
Gazeteciliğin yaşının olmadığını biliyorum
Özçamur, “İçimde ukde olan gazeteciliğin yaşının bulunmadığını okuduğum köşe yazarlarından biliyorum. Belki kendi yaşamımla ilgili, yaşadıklarımla ilgili bir kitap yazabilirim. Kazanç elde etmek için değil de torunlarıma bırakabileceğim bir miras olabilir. Amatörce birtakım dergilerde, gazetelerde yazı yazabilmek de çok büyük bir heves tabii. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü ilk sıradaki tercihimdi. Diğer bütün tercihlerim onun gerisindeydi” dedi. “Emeklilikten sonra yeni bir yaşamın beni beklediğini zannediyorum” yorumunu yapan Özçamur, şunları dile getirdi: 
“Etrafımdaki arkadaşlarım kayıt aşamasında, tercih aşamasında, sınavlar aşamasında heyecanlandığım zaman bana hep şöyle diyorlardı; ‘Kardeşim bizim çocuklar bile senin kadar heyecanlanmıyor.’ Heyecan değil ama insanın ideali olmalı. Bir işi ya yapmak lazım ya da hiç yapmamak. Ucundan, kulağından değil de tam yapmak lazım. Bu okulu kazanarak, iyiye doğru gidebileceğini hissettiğim yeni bir sayfa açıldığının farkındayım, onun heyecanını da yaşıyorum. Beni teşvik eden başta kızım olmak üzere eşime, aileme, yardımcı olan arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Kızım Afyonkarahisar’da doktor, onun okuması için çok teşvik etmiştim. Şimdi geriye dönüş oldu, kızım beni teşvik ediyor.”
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.