banner391
banner405

Dava açmadan önce SGK’ya başvurmayan kaybeder

Emekli aylığı, prim ödemeleri ve kesintilerle ilgili SGK aleyhine dava açacak kişiler öncelikle konuyla ilgili olarak SGK’ya başvuru yapmak zorundalar. SGK’ya başvuru yapılmadan açılmış davalar usulden reddediliyor

Dava açmadan önce SGK’ya başvurmayan kaybeder

banner404
ÇALIŞANLARIN önemli bir bölümü Sosyal Güvenlik Kurumu'yla (SGK) davalık oluyor. sigorta primlerinin ödenmesiyle ilgili aksaklıklar, sosyal güvenlik destek primi (SGDP) kesintisi konusundaki sorunlar, Bağ-Kur ödemeleri, emekli aylığının eksik hesaplanması gibi nedenlerle anlaşmazlık çıkabiliyor. Ancak işin püf noktasına dikkat edilmezse davacı baştan kaybediyor.

SGK aleyhine açılacak davalarda, dava açılmadan önce SGK'ya başvuru zorunluluğu var. 2014'te yürürlüğe giren kanun maddesine göre, SGK aleyhine dava açacak kişiler öncelikle konuyla ilgili olarak SGK'ya başvuru yapmak zorundalar. SGK'ya başvuru yapılmadan açılmış davalar usulden reddediliyor.

RET SONRASI DAVA AÇILMALI

SGK aleyhine dava açmaya hazırlanan bir kişinin öncelikle SGK'ya dilekçe ile başvurması gerekiyor. SGK'nın bu dilekçeye vereceği cevaba göre dava açılıp açılmayacağı netleşiyor. SGK dilekçeye talep ile uyumlu cevap verirse dava açmaya gerek kalmıyor. Ancak SGK'nın dilekçeye olumsuz cevap vermesi halinde ancak bu cevap sonrası dava açmak mümkün hale geliyor.

60 GÜNDE CEVAP GELMEZSE

SGK'nın bu şekilde kendisine verilen dilekçelere cevap vermesi için 60 gün süresi var. Bu süre içerisinde SGK dilekçeye cevap vermezse, talep reddedilmiş sayılıyor ve dava açılabiliyor. Bu süre davacının SGK'dan cevap alamaması nedeniyle dava açma hakkının engellenmemesi adına tanınmış durumda. Bu süre beklenmeden dava açılmış ise usulden reddedilme söz konusu oluyor. Yerel mahkemelerin bu konuda vermiş olduğu kararlar Yargıtay tarafından da onanıyor. Yargıtay SGK'ya başvuru yapılmadan açılan davaların usulden reddedilmesine yönelik yerel mahkeme kararlarını onuyor. Dolayısıyla sigortalıların SGK'ya başvuru yapmadan mahkemeye gitme ihtimalleri yok.

HİZMET TESPİTİ İSTİSNA

Diğer yandan 4/a'lıların yani eski adıyla SSK'lıların hizmet tespiti davası açmaları için SGK'ya başvuru yapmalarına gerek yok. Hizmet tespiti davası açacak bir 4/a'lı doğrudan mahkemeye gidebiliyor. Bu davalara SGK feri müdahil olarak katılıyor. Türkiye işgücü piyasasında ne yazık ki halen sigortasız işçi çalıştırılması çok yaygın görülen bir sorun. Bunun bir sonucu olarak hizmet tespit davaları ile çok sık karşılaşılıyor. Bu davalara zaten SGK müdahil olduğu için kişilerin dava açmadan önce SGK'ya başvuru yapması gerekmiyor.

ZAMANAŞIMI DURUR

SGK'ya karşı açılan davaların eğer zamanaşımı veya hak düşürücü süre gibi bir kısıtı var ise, SGK'ya yapılan başvuru süresi bu süreler içerisinde dikkate alınmıyor. Yani zamanaşımının 5 yıl olduğu SGK aleyhine açılacak bir davada, SGK'ya dilekçe verildiği tarih ile SGK'nın dilekçeye vereceği cevap arasında geçen süre zamanaşımı açısından dikkate alınmıyor. Dolayısıyla dava açacak kişiler SGK'nın dilekçeye geç cevap vermesi veya hiç vermemesi nedeniyle mağdur olmuyorlar.

YARGITAY YENİ BİR İSTİSNA TANIMLADI

Yargıtay bu konuda yeni bir istisna daha tanımlamış durumda. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun gereğince açılmış davalarda da SGK'ya başvuru şartının söz konusu olmayacağı yönünde karar veren Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak davanın kabul edilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir. Dolayısıyla bu kapsamda açılacak davalarda SGK'ya başvuru şartının olmadığı yönünde bir durum oluşmuştur.

BAŞVURUNU YAP, DAVANI AÇ

SGK'ya başvuru yapmadan dava açılmaması, hem dava açacak kişiyi korumaya, hem de mahkemelerin iş yoğunluğunu azaltmaya yönelik bir düzenleme. Bu sayede dava açılmadan çözülebilecek konuların kolayca çözülmesi hedefleniyor. Bu şekilde mahkemelerin de iş yükünün azaltılması sağlanmaya çalışılıyor.

Kaynak:  Akşam


 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.