banner391
banner405

Darbeci generali teslim olmaya emniyet müdürü ikna etmiş

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Halil İbrahim Yıldız, ağabeyi gibi sevdiği İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya'nın ikna etmesi üzerine teslim olduğunu söyledi

Darbeci generali teslim olmaya emniyet müdürü ikna etmiş

banner404
TSK'DAN ihraç edilen Yıldız, adliyede verdiği ifadede olay gecesini  anlattı.
Gece saatlerinde mesai arkadaşı iki subayın tayininin çıkması  nedeniyle bazı subaylarla Deveboyu Askeri Tesisleri'nde bir araya geldiklerini  belirten Yıldız, 21.45 sıralarında evine döndüğünü söyledi.
Evine varmasının ardından Deniz Kuvvetleri Batı Görev Grup Komutanı  Tuğamiral Yaşar Çamur'un telefonla arayarak, Ankara'nın karıştığını ve derhal  birliğinin başına geçmesini söylediğini, ardından da Kuzey Deniz Saha Komutanı  Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık'ın telefonda kendisine Türkiye  çapında sıkıyönetim ilan ettiklerini, emri gönderdiklerini ve emre göre hareket  etmesi gerektiği talimatını verdiğini savundu.
Karargaha geçtiğinde emri kontrol ettiğini, sıkıyönetimle Türkiye'yi  ele geçirdiklerini ve bazı görevlendirmeler yapıldığını gördüğünü kaydeden  Yıldız, bu sırada Harmancık'ın tekrar kendisini aradığını bildirdi.
 
Yıldız, şunları ifade etti:
 "Bana bölgede olan Tümamiral Aydın Şirin ve Tümamiral Nihat Doğan'ı,  ardından da Gümüldür'deki kamptan Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Serdar Dülger'i  aldırmamı ve Çiğli'deki hava üssünde Ramazan Elmas'a teslim etmemi söyledi.  İstenilenleri yapmadığım takdirde ne olacağını sorduğumda, 'O zaman seni alır  götürürüz.' diyerek tehdit etti. Korktuğum ve güvencem olmadığı için mesai  arkadaşlarım Albay Ramazan Gencer ve Kurmay Başkanı Alican Özcan'a birer ekip  oluşturup belirtilen subayları almaları ve Çiğli Üssü'ne götürmelerini söyledim."
 
Derdest edilen iki amirali Çiğli'ye götürdüler
Yaşananlar karşısında birliği güvenliğe almak için emniyet  tedbirlerini artırdığını, üsse giriş ve çıkışı yasakladığını, silah ve cephanelik  depolarını emniyete aldırdığını söyleyen Yıldız, görevlendirdiği ekibin de  Foça'daki iki amirali bulundukları yerden alarak Çiğli'ye götürdüklerini  belirtti.
 Yıldız, şunları kaydetti:
 
"Albay Ramazan Gencer'in geri dönmesini, ekibin iki araçla diğer  amirali almak için Gümüldür'e gitmesini söyledim. İki amiralin alındığını öğrenen  Güney Deniz Saha Komutanı, Üs Komutanı Akın Albay'ı arayarak, Albay Ramazan  Gencer'in tutuklanması talimatını vermiş. Foça Üssü girişinde bekleyen hazır  kıta, Ramazan Albay'ı üsse girişi sırasında tutuklamaya kalktı, kargaşadan  faydalanan Gencer de karargah binasına ulaşmayı başardı. Hazır kıta da arkasından  geldi ve tartışma yaşandı. Hazır kıtanın başındaki astsubay silahını çekince, 'Ne  yapıyorsun, birbirimize mi düşeceğiz, ateş edeceğiz.' diyerek silahı almaya  çalıştım.
 
Astsubay, silahını bize vermeyeceğini söyleyerek kendi askerlerine  teslim etti. Bunun üzerine karargaha girdik. Güney Deniz Saha Komutanı, beni  arayarak, 'Sen ne yapıyorsun, Aydın Amiral nerede? Odanda Ramazan Albay'ın  olduğunu biliyorum, onu tutukla.' dedi. Ben de korku ve heyecanla Aydın Amiral'in  nerede olduğunu bilmediğimi ancak emri yerine getireceğimi söyledim. Bana, 'Sen  kimlerdensin, bizden misin?' diye sorunca 'Evet' yanıtını verdim. 'O zaman göster  kendini git, Aydın Amiral'i al, beni arasın.' emrini verdi. Bunun üzerine  Gümüldür'e, Serdar Dülger Amiral'i almaya giden ekibe ulaşarak derhal geri  dönmesini söyledim. Ekibi amiralleri geri alması için Çiğli Üssü'ne gönderirsem  sorun çıkacağını hatta çatışma yaşanacağını düşündüğümden, personelin can  güvenliği açısından göndermedim. Televizyonlar o saat itibarıyla olayları  yayınlarında göstermeye başladı."
 
"Ağabeyim gibi sevdiğim İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, beni  telefonla aradı, 'Amiralim ne yapıyorsun?' dedi. Birkaç kez görüştük, ben de  'Gel, beni al' dedim." ifadelerini kullanan Yıldız, Uzunkaya ile tekrar  görüştüklerini, ne zaman kendisini alacağını sorduğunu, sabaha karşı Foça İlçe  Emniyet Müdürü'nün geldiğini, bunun üzerine polis aracına binerek birlikten  ayrıldığını anlattı.
 
Yıldız, "Keşke amiralleri aldırmasaydım ancak bu olay başıma geldi."  diyerek pişmanlığını ifade etti.
 
"Vatanımdan, milletimden özür dilerim"
 
Kendisinin Atatürkçü, cumhuriyetini ve hükümetini seven, emir komuta  zincirinde görevlerini başarıyla uygulayan bir subay olduğunu savunan Yıldız, şu  beyanlarda bulundu:
 
"Benim hiçbir terör örgütüyle maddi ve manevi bağlantım yok. Mesaj  formu Genelkurmay Başkanlığı ve TSK'nın kullandığı özel işletim sistemi üzerinden  bana ulaştı, emin komuta zinciri içerisinde hareket ettim. Bana telefonla Deniz  Kuvvetleri Kurmay Başkanı emir vermiştir, benim bir subay olarak verilen yazılı  emirleri sorgulama hakkım yoktur. Yazılı emri yerine getirmezsem emre itaatsizlik  suçunu işlemiş olurum. Bu emirde Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları  görevde gözükmektedir. Ben Güney Deniz Saha Komutanımızın beni arayıncaya kadar  bu yapılanmaya alet olduğumun farkında bile değildim. Söz konusu eylemlerimden  dolayı vatanımdan ve milletimden özür dilerim, çok pişmanım."
 
İfadesinde, "Keşke ölseydim de böyle bir işe kalkışmasaydım." diyen  Yıldız, Askeri Casusluk Soruşturması'nın Atatürkçü subaylara karşı tertip  olduğunu düşündüğünü, sicilinin bozuk olması nedeniyle amiral olma ihtimali  bulunmadığı için kendisinin bu kumpas soruşturmasının içine alınmadığını  düşündüğünü söyledi.
 
Yıldız, "Soruşturma nedeniyle orduda subay kalmayınca alt kademeler  üst rütbeye atandı. Ben 89'lu albaydım, kuvvet içinde 86'lı, 84'lü subaylar vardı  ancak bunların isimleri bir dergide yayınlanan listede FETÖ'cü olarak çıkmıştı.  Bu nedenle bunlar terfi ettirilmediler, ben terfi alarak amiralliğe yükseldim."  dedi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.