banner391
banner405

Başbakan Yıldırım: Bağımsızlığın bedeli büyüktür

"Bağımsızlığın bedeli büyüktür" diyen Başbakan Yıldırım şehitliklerle ilgili yapılan düzenleme için şöyle konuştu: "Şehitlerin sınıfı olmaz. Şehitliklerde de yan ya huzur içerisinde yatmaya devam edecekler."

Başbakan Yıldırım: Bağımsızlığın bedeli büyüktür

banner404
BAŞBAKAN Binali Yıldırım memleketi Erzincan'da  önce 19 Eylül Gaziler Günü için düzenlenen törene daha sonra ise eğitim öğretim yılının açılışı nedeniyle  düzenlen törene katıldı. Başbakan Binali Yıldırım, Erzincan'da düzenlenen yeni eğitim-öğretim yılı açılış töreninde konuştu. Törende eşi Semiha Hanım'ın da öğretmen olduğunu kaydeden Yıldırım, paylaştığı bir anısıyla dinleyenleri gülümsetti.
Erzincan Belediyesi önündeki Atatürk Anıtı'nda düzenlenen 'Gaziler Günü' törenine Başbakan Binali Yıldırım, eşi Semiha Yıldırım, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Vali Ali Arslantaş, Milletvekilleri Ak Partili Sebahattin Karakelle, Serkan Bayram, Belediye Başkanı AK Partili Cemalettin Başsoy, Muharip Gaziler Erzincan Şube Başkan Yardımcısı Murat Dağaşan, kurum müdürleri, gaziler katıldı.  Törende konuşan Başbakan Binali Yıldırım, "Bu toprakları bize vatan yapan, kahramanca mücadele eden, geleceğimizi, istikbalimizi koruyan şehitlerimize, gazilerimize ne kadar şükretsek, onları baştacı etsek azdır" diedi.  "Şehitlerin sınıfı olmaz" diyen Yıldırım'ın açıklamalarının satır başları şöyle:
Nasip işidir. Şehit olmak ister, gazi olursunuz ama ikisi de birbirinden mukaddes bir vatan görevidir. Vatan görevini yapmış olmanın büyük ödülü bazen şehitlik, bazen gaziliktir. Gazilerimiz bizim baş tacımızdır. İnancımıza göre şehitlerimiz 'ölü değil' diridir. Onlar bizim gönlümüzün en müstensa yerinde yer almaktadır. Tarih boyunca bu toprakları bize vatan yapan gerek. Kafkas cephesinde, gerek Balkan'da, gerek Yemen'de gerek Anadolu'nun bir çok köşesinde kahramanca mücadele eden geleceğimizi, istikbalimizi koruyan ve bu toprakları bize emanet eden şehitlerimize, gazilerimize ne kadar şükretsek, ne keder baş tacı etsek azdır.Silahlı kuvvetlerimizin asker elbisesi içine bürünmüş alçak terör unsurları maalesef ülkemizde demokrasiyi yok etmek, millet iradesini sona erdirmek için başlattıkları kalkışmaya en sert cevabı milletin kendisi vermiştir. Tankın, topun, tüfeğin, uçağın karşısına göğsünü siper etmiş bu uğurda şehit, gazi olmuştur. Ama bu bayrağı hainlere teslim etmemiştir. Ay- yıldızlı bayrağı yere düşürmemiştir. Vatan toprağının her karış toprağını gözü gibi korumak için mücadele eden bölücü teröre karşı şehit ve gazilerimiz var. Hem FETÖ, hem bölücü teröre karşı fedakarca mücadele eden, hayatlarını ortaya koyan bütün güvenlik güçlerimize, askerimize polisimize, köy korucularımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Bu uğurda şehit olan bütün kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Gazilerimize hayırlı uzun ömür diliyoruz."

ARTIK YAN YANA OLACAKLAR

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak şehitlerin emanetine ve gazilere gözleri gibi bakmak, onları baş üstünde taşımanın önemine işaret eden Başbakan Binali Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü: "Bağımsızlığın bedeli büyüktür. Bazen can verirsiniz, bazen gazi olursunuz ama bu topraklara namert eli, ayağı değdirmezsiniz. İşte Türk milleti böyle bir millet. En zor şartlarda bile kendi geleceğini, istikbalini, kendi kaderini yüreğinden, bağrından çıkardığı aziz milletiyle teminat altına alan müstensa uluslardan bir tanesidir. Bir çok düzenleme yaptık. Şehit ve gazilerimizle ilgili ne yapsak azdır. Daha fazlasını yapacağız. En son yaptığımız düzenleme şehitlerimiz için. Herbiri için ayrı şehitlik hazırlanıyor. Polis için, asker için, siviller için ayrı şehitlikler. Şehitlikte sınıflama olmaz, bunu kaldırdık. Bütün şehitlerimiz omuz omuza çarpışarak şehadet şerbetini içiyorsa, şehitliklerde de yan yana huzur içinde yatmayla devam edecekler. Rabbim bu ülkeye kaşı kötü planlar içinde olanlara fırsat vermesin. Askerimiz, polisimiz, korucularımız ülkemizin bağımsızlığının geleceğinin teminatıdır. Gece gündüz demeden sınır boylarında yurdun her köşesinde milletimizin huzuru ve güvenliği için canla başla mücadele etmektedirler. Allah onların bu gayretlerinde yardımcısı olsun."

'15 TEMMUZ'DA TÜRK GENCİNİ GÖRDÜLER'

Başbakan Binali Yıldırım daha sonra yine Erzincan'da düzenlenen eğitim öğretim yılı açılış törenine katıldı. Törende konuşan  15 Temmuz'da Türk gencini gördüler. Tanka, tüfeğe kafa tuttu. Asker kılığındaki teröristlere bu ülkeyi, bayrağımızı teslim etmediler" dedi. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 14 yıl öncesine göre yüzde yüz azaldığını belirten Yıldırım "Sevgili öğretmenler, sizlere özellikle bir şey  söylemek istiyorum. Bu ülkede, maalesef FETÖ terör örgütü mensupları birçok  kuruluşa sızıp, devleti yıkma çalışmalarını acımasız şekilde sürdürdüler ve 15  Temmuz'da da bunların foyaları meydana çıktı. Sizden önemli istirhamım, ne  FETÖ'cü, ne de bölücü akımlara öyle yahut böyle hizmet eden meslektaşlarınıza  asla müsamaha etmeyin, onları aranızda asla yaşatmayın" dedi.
Başbakan Yıldırım, kız öğrencilerde okullaşma oranının yüzde 97'e çıktığını belirterek, "Türk gençliğinin neleri yapmaya muktedir olduğu 15 Temmuz’da görüldü. Eğitime yatırım yapmaya devam ediyoruz. Okullaşma oranı artıyor. Kız öğrencilerde okullaşma oranı yüzde 97’e çıktı.  4+4+4 sistemi devreye girdi, eğitimde 4 4’lük dönem başladı. Mevcut 352 bin dersliğin üzerine 250 bin yeni derslik daha yaparak sisteme aldık. Öğrenci başına düşen öğrenci sayısı 15 yıl öncesine göre yüzde 100 azaldı. 60 öğrenciye ders veriyorsa bu 30 öğrenciye düştü. Bilişim Türkiye’nin geleceğim. 30 binden fazla bilişim ve teknoloji sınıfları kuruldu. Okular akıllı tahtayla donatıldı. Artık tebeşir yok. Artık astım oldum, hasta oldum, okula gidemiyorum yok. Tahta akıllı, öğrenciler de daha akıllı" ifadelerini kullandı.


BAŞBAKAN'IN ANISI GÜLDÜRDÜ

Başbakan Binali Yıldırım, Erzincan'da düzenlenen yeni eğitim-öğretim yılı açılış töreninde konuştu. Törende eşi Semiha Hanım'ın da öğretmen olduğunu kaydeden Yıldırım, paylaştığı bir anısıyla dinleyenleri gülümsetti.
Semiha Hanım'ın da öğretmen olduğunu kaydeden Başbakan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Öğretmenlik çok mukaddes bir görevdir, zor bir görevdir. Semiha Hanım, benim eşimde bir ilkokul öğretmeni. O öğretmenlik yaparken böyle uzun defterler vardı, karınca gibi yazılar yazıyorlardı plan defterlerine. Başa çıkamıyordu bazen bana diyordu sen de yaz. Ben de yardım ettim o zaman. Bir gün hasta oldu. Okula gidemiyor, 'gideceğim' dedi. Ben gittim onun yerine, teknik üniversitede okuyorum. Girdim sınıfa. Bir de ne göreyim, bir gürültü, uğultu, masaların üzerinden atlayanlar, bir bağırdım, iki bağırdım, duyan yok. Hiç kimse bizi takmıyor. Çocuğun birini tuttum böyle, havaya kaldırdım. Çıt çıkmadı bir anda. Oturdular yerlerine, o yavruyu da oturttum yerine. Müdür bey, 'teşekkür ederiz dedi, boş geçse daha iyi dersler' dedi. Pedagoji başka bir şey, sabır lazım. Öğretmenlik mesleğinin ne kadar ulvi bir meslek olduğunu biliyorum. Tecrübeyle sabittir."  

TANKLA TÜFEKLE DEĞİL, BİLGİYLE...

Bugüne kadar eğitime çok büyük bir yatırım yaptıklarını anlatan Yıldırım, "Fatih Projesi. Dünyada yok. Artık her okulda internet bağlantısı var. Eğitim ve öğretim artık tabletler üzerinde yapılıyor. Büyük imkanlar var. Bilgi en büyük güç. Artık dünyada tankla tüfekle değil bilgi ile öne geçebilirsiniz" dedi.


 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.