banner391
banner405

'Bana suikast düzenlendi'

Görevden uzaklaştırılan AÜ eski Rektörü Kurtcephe, cemaate karşı mücadele ettiği için kendisinin tehlikeli virüsler kullanılarak öldürülmek istendiğini öne sürdü

'Bana suikast düzenlendi'

banner404
AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) eski Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) üniversite içindeki yapısıyla mücadele etmek isterken kendisine suikast girişimde bulunulduğunu iddia etti. Eski Rektör Kurtcephe, yapılan tahlillerinde Türkiye'nin bakteri haritasında bulunmayan bir tür bakteri ve güçlü virüslerin tespit edilmesi üzerine ikinci bir girişime karşı tedbir amaçlı hastaneden kaydının silindiğini ve basına da 'besin zehirlenmesi' şeklinde açıklama yaptıklarını söyledi. Hakkındaki soruşturmalar nedeniyle 12 Kasım 2015 tarihinde YÖK tarafından açığa alınan ve ardından 5 Mayıs 2016 tarihinde YÖK Genel Kurulu tarafından memuriyetten uzaklaştırılan Kurtcephe, Kuleli Askeri Lisesi dönemini ve rektörlükten ayrılış sürecini anlattı. AÜ Rektörlüğü'ne 2008 yılında atanan ve 7 yıl bu görevi sürdüren 58 yaşındaki Kurtcephe, görev süresinin bitimine 6 ay kala görevden alındığını söyledi. Ailesi ve kendisi hakkında çeşitli suçlamalarla yargı yolu açılan Kurtcephe, aradan geçen yaklaşık 9 aylık sürede yaşadıklarını ilk kez anlattı.
'ALANYA'DA CANLI OLARAK ANLATTIK'
Rektörlük döneminde büyük işler yaptıklarını belirten Kurtcephe, "Atomun küçük çekirdeğini parçalamayı başardık. Büyük bir heyecanla soluğu Ankara'da aldım. YÖK Başkanı ile durumu paylaştım. Sağ olsun, bunu duyurmak için çalışmalara başladık ve Alanya'da 2013 yılında deneyi canlı yayında anlattık. O gün devletin en üst kademelerinden tebriklerin ardından uyarı aldım. Bu çalışmaları Türkiye adına yapmamız nedeniyle uluslararası servislerin bizi hedef seçecekleri şeklinde uyarıldım. 'Korkaklar her gün, cesurlar bir defa ölür' dedim ve o yolda gittim. Sonraki çalışmalarımızı duyurmadan gizli gizli yaptık. AKP iktidarında rektörlük yaptım, sağ olsunlar beni anladılar. Bize hep destek oldular, hiçbir zaman siyasetçilerin kadro talebi olmadı. Nitelikli insan arayışı için defalarca yurtdışına gittim. Yurtdışına beyin göçüyle gidenleri geri getirmeye çalıştım" diye konuştu.
'ALLAH'TAN VATAN HAİNİ OLMADIK'
Cemaatle mücadelesinin ardından dolaylı olarak kendisine mesajlar gelmeye başladığını aktaran Kurtcephe, "Hakkımda yağmur gibi soruşturmalar başladı, yağmur gibi dosyalar gitmeye başladı, hepsinin altında eski Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal'ın ismi vardı. Şanal gittiği yerlerde, 'Ona rektörlük yaptırmayacağım, onu devireceğim, sevdiklerini de içeri alacağım' diyordu. Benim 7 yıllık icraatımı didik didik ettiler. Hırsızlık var mı, baktılar, hiçbir şey çıkmadı. Tüm ihaleleri incelediler, hiçbir şey çıkmadı. Rektörken ekibimden, beni kul hakkı ile karşı karşıya getirmemelerini istedim. 'Hırsız' derler, vuramazlarsa 'Kadın düşmanı' derler. Allah'tan vatan haini olmadık. Bu olaylarla benim yaşadıklarım kronolojik olarak uyuşuyor" ifadelerine yer verdi.
'İL İMAMI TARAFINDAN UYARILDIM'
FETÖ'nün "Antalya İl İmamı" olarak bilinen Hasan Tarık Şen'in de kendisine aracılar vasıtasıyla uyarı gönderdiğini kaydeden Kuırtcephe, "'O rektörü devireceğiz, dünyayı başına dar edeceğiz' demiş. Uluslararası Antalya Üniversitesi kurulacağı zaman kanun gereği her kurulan üniversitenin hamisi AÜ Mütevelli heyetinde ya rektör ya da onun görevlendirdiği bir kişinin yer alması gerekiyor. Benim eski yardımcım Muharrem Certel bir gün geldi, 'Abi, bu üniversite kurucularından biri senden randevu istiyor' dedi. 'Gelsin' dedim. Kapıdan girer girmez o simayı tanıdım. Askeri okullardan atılan öğrencilerden birisi. Hiç tanışıklıktan bahsetmedi. O bahsetmeyince ben de konuya girmedim. Bu kişi bana, 'Bu kurulacak üniversite heyetinde sizin rektör sıfatıyla temsil yetkiniz var, bu sizin hakkınız. Fakat siz askersiniz, bize sert geliyorsunuz. Burada uyumlu bir ekip olamayız, müsaade ederseniz başka arkadaşımız rol alsın' dedi. Büyükleriyle karşılaşmam böyle oldu. Bana bunları söyleyen kişi, benim asker olduğumu biliyor ama kendini tanıtmıyor. Cemaat mensubu olmaktan ordudan atılmıştı. 'Tahsin' diye biliyorum ismini. Sonra Endonezya'ya gittiği söylendi" dedi.
'ÜZERİMDEN REKTÖRLERE GÖZDAĞI VERİLDİ'
17 Aralık sonrası AÜ'de FETÖ ile bağlantısı olan kişileri görevden uzaklaştırmasının ardından cemaati öfkelendirdiğini anlatan Kurtcephe, "Dekanları da tespit etmiştim. Gerisinin gelmesinden korktular. Ardından Savcı Şanal üstüme gelmeye başladı. Ben bunları hiç önemsemedim. Bana güçlerini göstermek istediler. Popüler bir üniversite rektörünün üzerindeki güç gösterisinin, Türkiye'deki diğer üniversite rektörlerine de gözdağı olacağını tahmin ettiler. Bugüne kadar Yargı'ya intikal ettiği için süreç hakkında hiç konuşmadım. Bana yapılanlar bütün delil ve belgeleri ile ortaya çıktı. Kişiler cezalandırıldı. Yargılama devam ediyor. Diğer tarafta benim buradan aklanmam noktasında henüz Yargı kararını vermedi. Türk adaletinin adil karar vereceğini biliyorum. Bu kumpasta rol alan bazı şahısların FETÖ ile bağlantılı oldukları görülüyor" dedi.
'GERÇEĞİN NE OLDUĞU ÖNEMLİ DEĞİL'
Hakkındaki kasetli komploya da değinen Kurtcephe, "3.5 milyon TL harcanmış, evler alınmış. Bu para nereden gelir, kim verir bu rol alanlara. Büyük bir organizasyon olduğu belli. Bu algı operasyonunda da gerçeğin ne olduğu önemli değil. Kolay olana inanıyoruz. Adını kullandıkları çocuk benim akrabam, ailecek görüştüğüm kişi. Olmayan bir şeyi, varmış gibi gösteriyor. İfadelerde böyle bir şey olmadığını söylüyorlar ama benim davam devam ediyor. Karar verecek olan Yargı" ifadelerini kullandı.
'DIŞARIDAN BANA VİRÜS VERDİLER'
Gelinen süreçte sağlıklıyken 30 Haziran 2015 tarihinde makamında aniden rahatsızlandığını anlatan Kurtcephe, şöyle konuştu: "Makamımda titremeye başladım. Lavaboya gidip istifra ettim. Hemen hastaneye götürüldüm, 3 gün sonra kendime geldim. Septik şoka girmiş vücudum. Çok ağır bakteri ve virüslerin kana hakim olması ile yaşanan ve hayati risk olan bir nokta. Ölümle burun buruna geliyorsunuz. Enfeksiyon yüzde yüz. 5. gün doktorlardan biri, 'Hocam çok iyi kurtuldunuz, tıbben kurtulmanız zordu' dedi. On gün içinde yediğim içtiğim her şeyi sordular. Kanımda iki güçlü virüs ve bir bakteri tespit ettiler. Her ülkenin bakteri haritası olduğu ve bu bakterinin Türkiye'nin haritasında olmadığı belirlendi. 'Dışarıdan bir şekilde size verilmiş' dediler. Hastaneden kayıtlarım silindi. Suikast girişimi olur diye. Besin zehirlenmesi diye açıkladık. Tespit edemedik. 2 gün önce Ankara'ya gitmiştik. Nükleer çalışmalarım esnasında beni uyarmışlardı, 'Yediğine içtiğine dikkat et' diye."

 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.