banner391

Turizmci anlıyor da, halk?


Feyzi Açıkalın

Feyzi Açıkalın

03 Mart 2016, 00:31

AKP iktidarı turizmden hiç hazzetmedi. Çünkü: 1- Yürüdüğü ideolojik hedefte turizm bir engeldi. 2- Onu ele geçirememişti. Yani yönetemiyor, avantasını da yalnızca ayrıcalıklı tahsis alanlarından alabiliyordu. Tek yaptığı, zaten nefret etmekte olduğu tekel ürünlerine olduğunca zam yaparak turizm üstünden gelir elde etmeye çalışmak oldu…
Bir turizm beldesi olan Alanya’yı da, her başı sıkıştığında “uygarlıkların buluşma merkezi” olarak andı. AKP’nin uygarlıktan anladığı ise dinlerin barış içinde yaşamasıydı. Yani onlar, Alanya’daki yabancıların yaşamının ya da yabancılarla olan birlikteliklerin bir fanus içinde gerçekleştiğini sanıyorlardı. Cumaları adam camisine gidecek, gelin kızımız da pazarları kiliseyi şenlendirecekti…
Alanya’nın turizme endekslenmiş ekonomisini hiç anlamadılar. Tabii bunda, emlak ve inşaat üzerinden tatlı para kazanan AKP uzantılarının şehrin sorunlarını anlatmaktaki yetersizlikleri ve tek yanlılıkları da rol oynamıştı…
Turizmde hatalar yapılmakta olduğu ve bunun turisti ürküttüğü biliniyordu. Ama ülke turizminde gelinen noktanın tek nedeninin, AKP hükümetinin son dört yıldaki beceriksiz, saldırgan iç ve dış politikalarının olduğu bir gerçekti. Türkiye Batı gözünde güvenliksiz bir ülke olmuştu…
Konunun vahametinin farkında olduğunu sandığım saygın TV yorumcuları, turizm gelirlerinin yerine geçebilecek başka kaynakları bulabilmenin gerekliliğine işaret ediyorlardı. Yine anlamamışlardı: Alanya ve benzeri yerlerde turizme endeksli bir istihdam sorunu vardı ve bunu es geçiyorlardı… Yalnızca Alanya bölgesi otel ve tesisleri 50 bin çalışan barındırıyordu…
Turizmci ve turizm esnafı sorunun direkt muhatabı olduğu için olayın farkında. Küçük esnafa kredi veren bankalar da öyle; kredi geri dönüşlerini geciktiren müşterilerine, ilk yılı ödemesiz vadelendirme yapılabilmesi için BDDK’nın harekete geçmesini öneriyorlar. KOBİ’lerdeki sorunun giderilmesi için farklı kredi uygulamalarına gidilmesi isteniyor…
Alanya’nın nüfusu yaklaşık 300 bin. Yine Alanya’da; emekliler hariç, kamu kurum ve kuruluşlarındaki genel bütçeye dahil maaş alan sayısı ise yalnızca 6 bin civarında! Buna belediye ve banka çalışanları da eklenince sabit maaşlı sayısının 7 bini aşmadığı görülüyor. Böylece; büyüyen, çarşıları, merkezleri farklılaşan Alanya’da, kendisinin turizm gelirlerine bağlı olmadığını, sabit gelirlinin onu yaşatabileceğini zanneden esnafın doğru düşünmediği ortaya çıkıyor…
Alanya’nın, özellikle muhafazakar kesimi ve kırsal yaşayanı, kendi küçük ekonomik döngüsüyle bir şekilde ayakta duruyor ve turizmdeki kötü gidişin onları ilgilendirmediğini var sayıyorlar. Böylece, istediğin kadar ülkenin içinde bulunduğu durum ve ona bağlı turizm gelirlerinin düşüşü konusunda kafa patlat, halk, siyasi iktidarı bu işin sorumlusu olarak görmüyor ve onu da olası bir seçimde cezalandırma yoluna gitmeyi hiç düşünmüyor… 
Evet, böyle günlerde enseyi karartmamak gerekir ama savaş çığırtkanı politikacıya da, her şeye rağmen desteği sürdürdükçe burnumuz pislikten kurtulmuyor…
NB: Haftaya: Faşist Franco İspanya’sında Turizm!…
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
celal - 10 ay önce
Ve nihayet alanya turizminin gerceklerini yazan birkisi cikti