banner391
banner405

'Türkiye ve Almanya birbirine muhtaç'

TÜRSAB ve DRV’nin İstanbul’da düzenleyeceği ortak yönetim kurulu toplantısı öncesi basınla bir araya gelen TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve DRV Başkanı Norbert Fiebig, Türkiye turizm sektörünün durumuna ve Almanya pazarına dair önemli açıklamalarda bulundu. DRV Başkanı Fiebig, Türkiye'nin Almanya pazarındaki durumunu detaylarıyla paylaşırken, seyahatçilerin terör konusunda algısının değiştiğini belirterek Türkiye'ye çok önemli bir uyarıda da bulundu

'Türkiye ve Almanya birbirine muhtaç'

banner404
TÜRKİYE Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Alman Seyahat Birliği (DRV), Türkiye ile Almanya arasındaki turizm ilişkilerimi geliştirmek amacıyla İstanbul’da ortak bir yönetim kurulu toplantısı düzenleyecek.
TÜRSAB ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilecek olan toplantıda, Türk-Alman ikili ilişkilerini geliştirmek yönünde atılacak adımlar ve iki kurumun birlikte yürüteceği faaliyetler görüşülecek.
Ortak yönetim kurulu toplantısı öncesi İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda basın mensuplarıyla bir araya gelen TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ile DRV Başkanı Norbert Fiebig, gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıya, Almanya'da faaliyet gösteren tur operatörlerinin temsilcileri de katıldı. 
 
ULUSOY: FIEBIG’İN ALMANYA’DAKİ KONUŞMASI ÇOK DEĞERLİYDİ
Toplantının açılış konuşmasını yapan Başaran Ulusoy, değerlendirmelerine DRV’ye Türkiye turizmine sunduğu destek için teşekkür ederek başladı. Norbert Fiebig’in DRV kongresinde Türkiye hakkında söylediklerinin Türkiye için çok değerli olduğunu ifade eden Ulusoy, DRV ve TÜRSAB’ın çok değerli bir iş birliği olduğunu belirtti.
 
’’KUŞADASI KONGRESİ İPTAL EDİLMEDİ, ERTELENDİ’’
Fiebig’in kongrenin Kuşadası’nda yapılması için büyük emek verdiğini belirten Ulusoy, ’’Ortada bir iptal yok, yalnızca erteleme var. Kuşadası’nda gerçekleşecek kongrede Alman acentelerin kendilerini evlerinde hissetmeleri için elimizden geleni yapacağımızı belirtmek istiyorum.’’ şeklinde konuştu.

’’TÜRKİYE VE ALMANYA BİRBİRİNE MUHTAÇ’’
’’Türkiye’nin Almanya’ya, Almanya’nın Türkiye’ye ihtiyacı var.’’ diyen Ulusoy, ’’Benim daha fazla konuşmama gerek yok, sözü Norbert Fiebig’e bırakmak istiyorum.’’ ifadelerini kullandı. 
 
FIEBIG: TÜRKİYE TATİLLERİNE NASIL İVME KAZANDIRACAĞIMIZI KONUŞACAĞIZ
DRV Başkanı Norbert Fiebig, konuşmasına, herkes açısından zor geçen bir turizm sezonu sonunda Türkiye’de bulunma ve Alman seyahat acenteleri adına konuşma şansı bulduğu için çok mutlu olduğunu söyleyerek başladı. Fiebig, konuşmasında şu noktaların altını çizdi:
Almanya’nın önde gelen turizm endüstrisi birliği olarak, Türk partnerlerimiz ve arkadaşlarımızla, son yaşanan zorluklarla nasıl başa çıkabileceğimiz ve Türkiye’de tatil yapılmasına daha fazla ivme kazandırmak hususunda görüşmeyi arzu etmekteyiz. Almanya, yurt dışı seyahatleri için en önemli ve en büyük kaynak pazarlarından biridir. Almanların tüm seyahatlerinin üçte ikisinin yabancı bir ülkeye olması sebebiyle bunu bilmek önemli.
Türkiye, son yıllarda Alman tatilcilerin üçüncü büyük yabancı seyahat destinasyonu haline geldi. 2015 yılında yaklaşık 5.5 milyon Alman misafir, Türkiye’ye seyahat etti. 
 
‘’TÜRKİYE ALMAN SEYAHAT SAĞLAYICILARI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ’’
 Bu yüksek hacimli pazarda Alman tur operatörleri ve seyahat acentelerinin cirosu yüzde 4 oranından fazla artış gösterdi. Dolayısıyla, Alman seyahat sağlayıcıları için Türkiye, portföylerinde önemli bir rol oynamaktadır.
 
’’YÜZDE 40-60 KAYIP YAŞANDI’’
Bununla birlikte, bu yıl trendlerde tersine bir değişim oldu.  Hedef ülke olan Türkiye, Mısır ve Tunus, Alman pazarında yüzde 40 ila yüzde 60 arasında değer kaybetti. Doğu Akdeniz'deki tatil yerleri, bir önceki yılda Alman seyahat acentelerinin toplam cirosunun dörtte birinden fazlasını oluştursa da, bu seyahatteki payları mevcut seyahat yılı boyunca yalnızca yüzde 20'dir. Bunun, daha sonra ayrıntılı olarak anlatacağım; farklı nedenleri var.
 Ve öte yandan, Almanya'nın Türk turizmine olan ilgisine bakarsak, Almanyalı gezginler geleneksel olarak merkezi bir rol oynamaktadır.
 
Ülkemizin en önemli kaynak pazarlarından biri olduğu düşünülmektedir. 2015 yılında en önemlisi kaynak pazar olmuştur. Yıllarca derin ve önemli bir iş birliğimiz oldu. Bu aynı zamanda TÜRSAB ile DRV arasındaki güvenilir, hatta dostça bir ilişki tarafından çok net bir şekilde yansıtılmaktadır. Bu sene DRV Heyeti ile ikinci kez Türkiye’ye geliyorum. Aynı zamanda, TÜRSAB defalarca Berlin'de konuğumuz olmuştur. En son olarak geçen ekim ayında Berlin'deki yıllık toplantımızda TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'u ağırlama onuruna nail olduk. 

’’TÜRSAB-DRV İLİŞKİSİ, TÜRKİYE-ALMANYA İLİŞKİSİNİ KARAKTERİZE EDİYOR’’
Ancak TÜRSAB ile DRV arasındaki yakın ilişki, Türk ve Alman turizm profesyonelleri ve bir bütün olarak turizm endüstrisi arasındaki ilişkileri de karakterize ediyor. Her iki taraf da yıllarca son derece başarılı bir şekilde iş birliği yapmış ve Türkiye’de rakipsiz bir fiyat ile tatil-performans oranı ile mükemmel bir ürün geliştirmiştir.
’Türkiye’de tatil ürününün karakteristik özellikleri nelerdir, onu bir Alman tatilcinin bakış açısından çok çekici kılan şey nedir?
Avrasya kültürünün eşsiz çeşitliliğinin yanı sıra Kapadokya gibi çeşitli ve büyüleyici manzaralar, canlı şehirler ve dünyaca ünlü kültürel mekanlar değil, aynı zamanda sahilleri ve plajları ile bunların üzerine oryantal bir tat katmaktadır. 
Türkiye çok yönlü tatil imkanları sunmaktadır ve tüm büyük Alman havaalanlarından mükemmel bir şekilde ulaşılabilmektedir. Dahası, giriş formaliteleri oldukça basittir.
 
’’TÜRKİYE’NİN ALTERNATİFİ YOK’’
Ülke, çok iyi bir turizm altyapısına sahip ve yaygın olan her şey dahil teklifleri ile özellikle aileler için son derece cazip. Aileler için bu kadar tatmin edici fiyat-performans oranı ile değerlendirilebilecek dünyada neredeyse hiç alternatif destinasyon bulunmuyor. 
Dahası, otellerin imkanları geçtiğimiz yıllarda oldukça genişledi.
Sadece çok sayıda 5 yıldızlı tatil köyü değil, aynı zamanda ülke için tipik olan etkileyici şekilde yenilenmiş birçok küçük otel artan sayıda operatör tarafından hizmet veriyor. Geçmiş yılların başarıları, bu muhteşem başarı öyküsü, her iki taraf için de çok çalışmanın sonucu.
 
‘’OLUMLU İLERLEYİŞİ SÜRDÜRMEK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ’’
Türkiye ve Almanya bu olumlu gelişmeyi tam tersine çevirmek için değil, aksine bunu devam ettirecek ortak çıkarlara sahip olmalıdır.
Bu noktada, bir çok Alman tatilcinin Türkiye'yi kalplerine aldığını vurgulamak isterim. Doğayı, ülkeyi ve Türk insanını sevmekteler. Arkadaş edinmekte ve yıldan yıla gelmekteler. Sıcak Türk misafirperverliğini, kelimenin tam manasıyla, gerçekten deneyimlemektedirler.
 
’’YILLARCA SÜREN YÜKSELİŞİN ARDINDAN 2016 ACI BİR YIL OLDU’’
Son yılların sürekli artan rezervasyon sayılarının ardından, 2016 turizm yılı hepimiz için acı bir hayal kırıklığı oldu. Rezervasyon sayılarında yüzde 40 oranına varan düşüşler her iki taraf için çok üzücü.  Uzun yıllardır ilk kez, düşüş, Alman tur operatörlerinin ve seyahat acentelerinin ciro kayıtlarında Türkiye, Tunus ve Mısır için önemli negatif izler bırakıyor. 2016 yılında sektördeki cirolarda tek haneli düşüşü kabul etmek zorunda kaldık. Turizmin katma değere büyük oranda katkıda bulunduğu Türkiye'de, bu gelişme daha da dramatik.TÜRKİYE TALEBİ

NEDEN DÜŞTÜ?
Türkiye'de rezervasyon sayılarındaki belirgin düşüşün altında yatan nedenler nelerdir?
Müşterilerimizin birçoğu henüz yılın başında İstanbul'da yaşanan korkunç terör saldırılarından kısa bir süre sonra seyahat planlarını güvenlik sebebiyle yeniden düşünmek zorunda kaldı. Seyahat kararı üzerindeki olumsuz etkiler ilkbaharda açıkça zayıflamıştı.
Avrupa'daki birçok korkunç terörist saldırısı sonrasında müşteriler giderek daha fazla fark etti: Yüzde 100 güvenlik hiçbir yerde yok. Türkiye'yi güvensiz bir ülke olarak tanımlamak ne kadar doğru? Antalya'da bir terör saldırısı olmadı ama Almanya'nın sınır ülkelerinde çok büyük saldırılar oldu. 
Bununla birlikte, müşteri kararları için oldukça yeni olan ikinci bir fenomenin gittikçe önemi artmaktadır ve etki açısından küçümsenmemeli ve hatta inkar edilmemelidir. 
 
‘’MÜŞTERİ DAVRANIŞLARINDAKİ BU DEĞİŞİKLİK ÇOK CİDDİYE ALINMALI’’
 Müşteriler gidecekleri destinasyona karar verme sürecinde artan oranda, söz konusu destinasyondaki güncel siyasi ve etik normların kendileri açısından kişisel olarak kabul edilebilir olup olmadığına da bakarak destinasyon seçimlerini yapıyor. Müşteri davranışındaki bu değişiklik çok ciddiye alınmalıdır. 
Gerçek şu ki, Alman medyası, özellikle de darbe teşebbüsünden sonra pek çok müşteride Türkiye'deki durumun daha da kötüleştiği izlenimi bıraktı. İşimizi eski gücüyle geri almak istiyorsak bu izlenim acilen düzeltilmelidir.

''2017'DE 2016 RAKAMLARINI AŞARIZ''
2016 yılında Almanya pazarında önemli bir gerileme yaşandı. Ancak 2017 yılında, 2016 yılı rakamlarını aşacağımıza inanıyorum. Ancak bu, Türkiye ve çevre ülkelerde ne gibi gelişmeler yaşanacağına da bağlı... Ben olumlu düşünmek istiyorum, çünkü daha önce de belirttiğim gibi Türkiye Alman seyahatçiler için çok önemli ve dünyada neredeyse alternatifi yok. Hedefimiz en yakın zamanda en yüksek rakamlara ulaştığımız 2014 seviyelerini yakalamak.
DRV, Türk turizm endüstrisinin bir dostu ve öyle kalacak. Gayemize inanıyoruz. Birlikte, açık iletişim ve bilgi yoluyla ülke turizmini desteklemek için gayretimizi yoğunlaştırmak istiyoruz.
Türk dostlarımıza ve tüm partnerlerimize, özellikle TÜRSAB’a, mükemmel iş birliği ve turizmi güçlendirme ve insanları bir araya getirme amacımız için teşekkürlerimizi sunuyoruz.’’
 


 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.