banner391
banner405

Türk turizmi başarı hikayesi yazdı

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, “Türkiye son 30 yılda 130 kez büyüdü

Türk turizmi başarı hikayesi yazdı

banner404
EGE Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, “Türkiye son 30 yılda 130 kez büyüdü. Dünya turizmi ise 5 kez büyüdü. Burada 130 kez büyüdüğünü düşünürsek Türkiye’de turizm sektörünün ne kadar devinim ve dinamik yapısı olduğunu görebiliyoruz" dedi.
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, Aliağa merkezli yayın yapan Sahil Radyo’da Yunus Yeşilöz’ün hazırlayıp sunduğu “Açık Görüş” programına konuk oldu."
İZMİR BÜYÜYEMİYOR
Turizm sektörünün dünyada ve Türkiye’de sürekli yükselen bir grafik çizdiğini, ancak bu olumlu tabloya rağmen Ege bölgesinde turizm sektörünün beklenilen seviyede olmadığını anlatan Başkan İşler, “Türkiye son 30 yılda 130 kez büyüdü. Dünya turizmi ise 5 kez büyüdü. Burada 130 kez büyüdüğünü düşünürsek Türkiye’de turizm sektörünün ne kadar devinim ve dinamik yapısı olduğunu görebiliyoruz. Ancak turizm dünya da son beş yılda 5 kat, ülkemiz de ise 130 kat büyürken, Ege turizmi ise son 30 yılda sadece 13 kat büyüyebilmiştir. İzmir konumu itibariyle sıçrama noktası olması gerekirken maalesef ülke ortalamasının çok altında kalmıştır. Türkiye 120 kat büyürken Ege 13 kat büyümüştür ve İzmir turizmi ise 10 kat civarında büyüme göstermiştir” dedi.
İZMİR HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL
Türkiye’de turizmin ilk defa İzmir’de doğduğunu vurgulayan Başkan İşler,  şöyle konuştu: “İzmir denilince sadece şehir merkezini düşünmemek lazım. Biz turizmciler İzmir denildiğinde bütün ilçelerle birlikte oluşturulmuş rakamları inceliyoruz. Bunların İçerisinde Foça, Aliağa, Bergama, Dikili, Torbalı, Çeşme ve Selçuk'la birlikte bütün ilçelerimizi baz alarak konuşuyoruz. Dolayısıyla İzmir'e bugün 1 milyon 350 bin turist geliyor. Ve Türkiye'ye toplamda 36 milyon turist gelmektedir. Türkiye’ye 36 milyar bir girdi vardır. Biz bu pazardan sadece 1 milyon 350 bin nüfus sahibiyiz. Bu rakamlar İzmir'in hak ettiği rakamlar olarak görmüyoruz.”
İZMİR TURİZM KONUSUNDA DOĞRU YÖNETİLMİYOR
İzmir’in alt yapısı gereği zengin bir  turizm çeşitliliğine sahip olduğuna dikkat çeken Başkan İşler, “İzmir bu sahip olduğu nokta itibariyle en az nüfusu kadar turiste sahip olması gerekirdi. Biz Antalya'nın sahip olduğu 10 milyon turisti istemiyoruz. Onlar zaten kitle turizmi yapıyor. Antalya da ki arkadaşlarımız bunu çok iyi yapıyor. Bizim yapmamız gereken ise Egeye uygun, doğasına yapısına ve hücresine uygun olan kaliteli ağaç boyunu geçmeyen  doğayla iç içe olmuş, gelir düzeyi olan bir kitleden bahsediyorum.
Dolayısıyla biz Antalya’nın 10 milyon turist potansiyelini yakalamış biz neden yakalayamıyoruz diyenlerden değiliz. Biz bilinçli ve çevreye duyarlı turizmciler olarak diyoruz ki; bugün İzmir hak ettiği bir noktada değil. İzmir gerçekten turizm konusunda doğru yönetilseydi. Bugün turist sayımız en aşağı 3-4 milyon civarında olması lazımdı”
İZMİR TURİZMİ BAŞARILI DEĞİL
Turizm sektörünün 54 tane sektöre katma değer sağlayan bir sektör olduğunu dile getiren Başkan İşler, sözlerine şöyle sürdürdü: “Turizmin büyümesi İzmir'in ekonomisine, istihdamına ve gelişmesine olanak tanımak demektir.  36 milyon turistle biz Akdeniz çanağında dünyada ki turizm 3'te biri Akdeniz çanağında yapılıyor. Akdeniz çanağında yapılan turizmde ispanya'dan sonra en büyük rolü oynuyoruz. Türk turizmi başarı hikâyesi yazdı. Makro düzeyde Türkiye çok başarılı ama mikroya baktığımız da İzmir turizmi başarılı değil. Bunun sebebi turizmcilerden kaynaklanmamaktadır.
Başarılı olmamasının nedenleri arasında tahsis ve planlama dediğimiz yatırımcının teşvik edilmesi maksadıyla yatırımın yapılacağı alanların Kültür ve Turizm Bakanlığı İle yerel yönetimlerin birlikte planladığı bu alanların yatırımcıya verilmesi gerekmedir. Bulunan il ve ilçelerde müze ve ören yerleri adı altında olan tarihi dokumuzun pazarlana bilecek şekilde dönüşebilmesi için uluslararası platforma hitap edecek müzelerin olması. İzmir merkezli uçuşların fazlalaşması ve direk uçuşların fazlalaşması gerekiyor”
İZMİR'İN EN AZ 10 YILI PLANLAMALI
İzmir’in marka bir şehir olması gerektiğini ifade eden Başkan İşler, şunları söyledi: “Ürünlerin tanıtımı için uluslararası planlamalarda il ve ilçe belediye başkanları ile beraber sektör temsilcileri, valiler ve kaymakamlarla birlikte sinerji oluşturarak uluslararası platformlarda tanıtımının yapılması lazım. Şehrin atanmışlar ile seçilmişlerle birlikte reel sektör bir araya gelip kısa, orta ve uzun vadeli master programıyla İzmir'in en az 10 yılı planlanmalıdır”
SANAYİ  BÖLGESİNDE TURİZM…
Herodot’un “Onlar kentlerini, bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimde kurdular” sözüne atıfta bulunan Başkan İşler, “Bu yaşadığımız bölge insanlık tarihinin en güzel gökyüzüne, en güzel yeryüzüne sahip bölgesidir. Özellikle biz bu bölge de yaşadığımız için kendimizi şanslı hissetmeliyiz.
Aliağa bildiğiniz gibi sanayi ilçesi olması ve enerji üretimin fazla olmasından dolayı kendi tarzını belirlemiştir. Geleceği burada karar verişmiş. Aliağa beyaz yaka dediğimiz önemli uluslararası firmaların çalışanlarına hizmet verebilecek kadar iyi bir otelcilik kavramında kaliteli yatırıma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Arz talep dengesine baktığımız zaman bu potansiyelden Aliağalı yatırımcıların ve halkın yerine Karşıyaka da bugün iki tane otelin inşaatı Kültür Bakanlığına bağlı olarak devam ediyor. İki tane otelinde projesi yapıldı. Karşıyaka'nın potansiyelinden değil Aliağa'nın potansiyelinden faydalanmak için orada yapılıyor.
Aliağa'da sadece ve sadece otel yaparak turizmi geliştiremezsiniz. Burada yatak en önemli ögelerden biridir oysa ki burada konaklayan insanların aradıkları şeyse şehrin yaşam tarzıdır. Biz yaşadığımız şehirlerde iş yapmalıyız ama o şehirlerde de keyifli yaşamalıyız. En büyük kaygımızın da bu olması lazım. Ve bu kaygı üzerine bir stratejik plan oluşturmamız gerekmektedir.  Aliağa'nın bir stratejik planı olması gerekmektedir.  Bu şehir de hem ekmeğimizi kazanırken hem  de bu şehir de çocuklarımızla nefes alabileceğimiz doğayı paylaşabileceğimiz alanlardan da mahrum kalmamamız lazım. Bu en doğal hakkımız” diyerek sözlerini noktaladı.
(Sahil Radyo)
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.