banner391
banner405

Turizme ''HES'' darbesi

Yapılmak istendiği her bölgede halkın tepkisine rağmen hükümetin ısrarla sürdürdüğü Hidro Elektrik Santralı (HES) barajı inşaatlarının turizme ağır darbe vurduğu belirtiliyor.

Turizme ''HES'' darbesi

banner404
HES'ler ile ilgili tartışma siyasi,mesleki, e-akademik alanda devam ederken bunun turizme etkileri de gündeme geliyor.
Konu ekonomi yazarı Abdurrahman Yıldırım tarafından Haber Türk Gazetesi'ndeki köşesinde ele alındı.
Yıldırım HES'lerin turizme darbe vurduğunu belirten şunları yazdı:"Trabzon'a bir ay içinde ikinci kez geldim. Birincisinde bir grup arkadaşla Rize yaylalarına çıktık. İkincisinde merkezi İstanbul'daki Trabzonlu İşadamları ve Bürokratları Derneğinin (TİAB) yöneticileri ve bir grup gazeteciyle Trabzon Merkez ve Uzungöl'ü gördük. Temel konusu turizmin geliştirilmesiydi.
Yörenin turizm merkezi Uzungöl'e doğru yola çıktık. Derneğin onursal başkanı ve eski Orman Bakanı Osman Pepe ve derneğin başkanı Atalay Şahinoğlu ile Uzungöl'e doğru tırmanırken doğanın tahribatını seyrediyoruz.
Sara Deresi üzerinde sık aralıklarla HES'ler inşa ediliyor. Dere artık her gün bulanık akıyor. Uzungöl'e çıktımızda dere tertemiz boyunca dizilmiş HES inşaatları geride kalıyor.
Uzungöl'ün tam bitimindeki HES, Trabzonspor'a ait. Turizmin göbeğine hançeri dikmişler. Yöre halkının direnişini Trabzonspor sevgisiyle aşmak istemişler sanki.
Direniş olsun olmasın, dere bir alınmış, bir bırakılmış, belki 20 yerden boğulmuş. Turizm vadisi olmuş inşaat,
HES ve kirlilik vadisi. Arada Karadeniz'in o bitki örtüsü ve sayısı azalan yöresel mimarili evleri de olmasa, 45 dakikalık yolculuk tam bir eziyet olacak.
 
UZUNGÖL'DE DURUM:
1974 yılında başladığı yolculukla Uzungöl'ü turizm merkezi haline getiren Dursun Ali İnanla konuşuyoruz. "Buraya eskiden beri gelenler, bilenler tepki gösteriyor, bize dert yanıyor.
 Çevreye bir çekidüzen vermezsek müşterinin bizi cezalandıracağı aşamaya da gelebiliriz" diyor ve ekliyor: "İşte o aşamada Trabzon turizmi de ciddi darbe yer. Çünkü bu ilin turizmi üçlü saçayağı üzerine kurulu. Akçabat, Sümela Manastırı ve Uzungöl. Akçabat'ta köfte ve yemek yiyor turist. Sümela'da tarihe yolculuk yapıyor, burada ise doğaya." Uzungöl sahilden epey uzak. Gelenek ve görenekleriyle yaşayan bir belde. Turistler bu nedenle yöresel sanatçılar ve folkloru ile mutlaka karşılaşır.
 Trabzon, bir turistik merkez olur mu?
Olur ama Trabzon'un merkezi değil, çevresi olur.
 Trabzon turizmde beş şey satabilir: ? Tarih turizminde Sümela Manastırı'nın yanına Santa Harabeleri, Akçaabat ve Sürmene evleri, kentin içinde yer alan 383 olarak belirlenen tarihi binaları ekleyebilirse. Santa Harabeleri'nin akibeti veya turizme açılması konusunda ise devletin pozitif kararı gerekiyor.
 Doğa turizminde Uzungöl'ün yanına Maçka Vadisi ve Zigana Dağları ile Tonya'yı ekleyebilirse.
 Curme turizmine Akçaabat'ta sayıları 10'u geçen büyük turistik köfte ve balıkçı restoranına Sürmene'de pidecileri, Maçka ve Zigana'da et çeşitleri ve Hamsiköy sütlacını ekleyebilirse.
 Yayla turizmi bir iç turizm olarak gelişti ama pekâlâ dış turizme de açılabilir. Bunun için yayla şenlikleri iyi bir fırsat. Yapılması gereken ise butik tesisler yanında folkloru yani yörenin halk oyunu horonu vitrine çıkarmak. Trabzon'un turiste en iyi satabileceği ürünlerden birisi de folkloru.
 Türkiye'deki ressamların yaklaşık yarısı Trabzon doğumlu. Kentte resmin tarihi bir geçmişi var. Turizmle de uyumlu.
 Trabzon'un satabileceği ürünler arasına resim de eklenmeli. Buna uygun bir dizayn yapılmalı.
 Bütün bunları yapmak bütüncül bir yaklaşımı ve ortak bir çabayı gerektiriyor."
 


banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.