banner391
banner405

'Tarihi mekanlarımızı hikayesiyle yaşatın'

TÜRKİYE'NİN hemen her noktasında binlerce yıla meydan okuyarak günümüze kadar ayakta kalabilmeyi başaran tarihi yapıların, hikayeleri ön plana çıkarılarak, turizmde değerlendirilmesi gerektiği bildirildi.

'Tarihi mekanlarımızı hikayesiyle yaşatın'

banner404
 Avrupa-Türkiye Turizm İş Konseyi Başkanı Hüseyin Baraner, yaptığı açıklamada, önceden sadece tarihi yapıyı görmek ve denize girmekle yetinen Avrupalı turistlerin, artık tatilde yeni arayışlar içerisine girdiğini beklentilerinin arttığını söyledi. 
     Bu nedenle artık turizmcilerin yeni talepleri değerlendirmesi gerektiğini, aksi taktirde çok önemli potansiyele sahip olunmasına karşın, turizm gelirlerinin azalacağını ifade eden Baraner, ''Turistler artık denizin kumun yanı sıra tarihi yapıları da gezmek istiyor. Ama sadece binayı değil, hikayesini de yaşayarak görmeyi tercih ediyor'' dedi. 
     Turizmcilere ve diğer ilgililere ''Tarihi mekanları hikayesiyle yaşatın'' önerisinde bulunan Baraner, şöyle devam etti: 
     ''Artık sadece restorasyon yeterli değil. Tarihi mekanın mistik kokusunu da hissettirmemiz gerekiyor. Bunun için zaman kaybetmeden kolları sıvamamız gerekir. Antalya, bu konuda girişimlere başladı ve Roma döneminden kalma arenalarda hizmet verecek, gladyatörlerin özelliklerini bilen ve onlar gibi giyinen turizm hizmetlisi yetiştirilmesine başlandı. Böylelikle turistler, sadece gladyatörleri okumakla kalmayıp, benzerlerini görme imkanı yakalayacak.'' 
     Dünya turizminde bu gibi çalışmaların ağırlık kazandığını gözlemlediklerini ifade eden Baraner, ''Türkiye'de bu yönteme ağırlık vererek, büyük bir avantaj yakalayabilir ve son yıllarda artan turizm gelirlerini katlayabilir'' diye konuştu. 
     Baraner, Avrupalı turistlerin duygu dünyasında akşam yemeğinden sonra tarihi yerlerde gezinti yapmanın önemli bir yere sahip olduğuna dikkati çekerek, bu kapsamda turizm bölgelerindeki antik kentlerin dokuya uygun şekilde aydınlatılması gerektiğini sözlerine ekledi. 
     
     MERSİN ÖRNEĞİ
     
     Baraner, tarihi mekan konusunda ciddi bir potansiyele sahip olan Mersin'in de bu gelişmeye duyarsız kalmaması gerektiğini belirterek, geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve milattan önce 11. yüzyılda kurulduğu tahmin edilen Erdemli ilçesine bağlı Ayaş beldesindeki Kanlı Divane Antik Kenti'nin keşfedilmeyi bekleyen bir ''cennet'' olduğunu bildirdi. 
     Antik kentin ismindeki ''kanlı'' ifadesiyle ilgili mitolojik olarak çeşitli yorumların bulunduğunu anlatan Baraner, ''Kanlı Divane'nin 'kanlı' ifadesinin bölgedeki obruk içindeki kayaların ve harabelerin kanlı gibi kırmızı renkte görünüşünden kaynaklanabileceği düşünülürken, bir başka rivayete göre ise suçluların obruk içerisine bırakılıp buradaki arslanlara parçalatılmasından dolayı 'kanlı' ifadesinin kullanıldığı tahmin edilmekte'' dedi. 
     Bu mitolojik inancın turizm için adeta ''bulunmaz nimet'' olduğuna dikkati çeken Baraner, şöyle konuştu: 
     ''Burası, Türkiye'ye örnek olması açısından çok önemli bir mekan. Çünkü buradaki obruğa yerleştireceğimiz aslanlar, mistik havayı yeniden canlandırır. Ayrıca buranın tanıtımını yapacak rehberlere de, tarihi dokuya uygun kıyafetler girdiğimiz zaman, mevcut ağırladığımız turist kapasitesini artırabiliriz.'' 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.