banner391
banner405

Sektörde travma beklemiyorum

Turizm sezonunu değerlendiren Kaymakam Özdemir, telaşa gerek olmadığını belirterek "Elimizde Alanya-Gazipaşa Havalimanı gibi çok keskin bir alternatif var" dedi

Sektörde travma beklemiyorum

banner404
- Erkan UYSAL
ALANYA Kaymakamı Erhan Özdemir turizm sezonunu değerlendirdi. Kaymakamlık binasında konuşan Özdemir, turizmin uluslararası bir sektör olduğunu söyledi. Özdemir, "Dünyada belki etkileşimi en yoğun ve en keskin olan sektör turizm. Dünyanın herhangi bir yerinde turizmle ilgili yaşayacağınız en küçük olumlu ya da olumsuz hareketlenme, sektörle bağlantısı olan sektörün bileşeni diyebileceğimiz tüm ülkelerde anında hissediliyor. Bu borsa, para piyasaları gibi. Örnek vermek gerekirse Yunanistan şu anda olumlu bir hava yakaladı. Yunanistan batma sınırındaydı. Avrupa Birliği'nin (AB) de desteğiyle birtakım kaliteli tesisler açtı. Kampanyalar yaptı. Bunda da büyük oranda başarılı oldu. Şu anda sanıyorum Yunanistan'a doğru kısmi bir kayma gözüküyor. Sektörün kırılgan olması hasebiyle zaman zaman bu tür dalgalanmalarla karşılaşmak turizm adına çok kötü bir yerde olduğumuz anlamına gelmez. Telaşa gerek yok. Turizmin bir rutini var. Bu rutin süreçler işliyor. Geçtiğimiz sene gerek İskandinav gerek Alman pazarında ana taşıyıcı yapıların çökmesi nedeniyle bir sıkıntı, kriz beklentisi vardı. Şu anda yaşadığımız yüzde 90 oranında bu tür yapıların çökmesinden kaynaklanıyor. Geçtiğimiz sene Alman pazarında ana yapı iflas etti. Keza İskandinav pazarında da Scanway'in batmasıyla geçtiğimiz sene kısmen hissettiğimiz olumsuzluğu bu sene ciddi olarak hissediyoruz. Sistemin yaralarını sektörün kendisi hızla saracaktır. Yeni birtakım by-pass'lar oluşturmak suretiyle bu süreci aşacağız. Elimizde Alanya-Gazipaşa Havalimanı gibi çok keskin bir alternatif var. Havalimanımız şu anda gayet güzel çalışıyor. Pist uzatma, apron ve terminal binasını büyütme çalışmaları son sürat devam ediyor. Çalışmalar bizim sektörümüze şu ana kadar yansıma getirmiştir bundan sonra etkileri katlanarak da devam edecektir. Yani bir taraftan ufak tefek sıkıntılar olacak ama diğer taraftan da yine aynı yaraları kendimiz saracağız. Ben sektörde çok ciddi ağır bir travma beklemiyorum. Rutin dalgalanmalar her zaman olmuştur. Her zaman da olacaktır. Çok büyütmemek gerektiğini düşünüyorum" dedi 
'BİR OLUMSUZLUK YOK'
Denizde görülen kirlilikle ilgili soruya da cevap veren Kaymakam Özdemir, "Arıtmalarla ilgili bir problemimiz yok. Arıtmalarda terfi istasyonlarımız var. Burada birtakım pompaj çalışmaları yapılıyor. Atık sular ana üniteye ana üniteden de derin deşarja gönderiliyor. Zaman zaman bu sistemde arızalanmalar olabiliyor. Bunların yedekleri olduğunda sorun olmuyor ancak yedek sistemi devreye sokmakta sıkıntı yaşadığımızda koku gibi birtakım sıkıntılarla karşılaşabiliyorsunuz. Şu ana kadar deniz kirliliği olarak lanse edebileceğimiz herhangi bir olumsuzluğumuz yok. Geçtiğimiz günlerde Mahmutlar ve Konaklı mahallelerinde ufak bir sıkıntı yaşadık. Ama bunlar ciddiye alınacak, çevre kirliliği oluşturacak, denize girmeyi engelleyecek, denize kirlilik aktaracak aksaklıklar değildi. Mahmutlar Mahallesi'nde kısa süreli jeneratör çalındı. Bu öngörmediğimiz bir şeydi. Hemen apar topar jeneratörü değiştirdik ve sistem çalışmaya devam etti. Oba Çayı'nda eski belediyelerimizin ortadan kaldırılması, sistemin ASAT'a bağlanması, ASAT'ın yeni yapılanmasını henüz tamamlayamamış olması buralarda ufak tefek ihlallere sebebiyet verebiliyor. Bunları da biz alternatif mekanizmalarla toparlamaya, gidermeye ve herhangi bir aksaklığa meydan vermemeye çalışıyoruz. Şu anda çevre sağlığı ekiplerimiz toplum sağlığı merkezimizin tüm görevlileri ağırlıklı olarak bu tür alanlara yoğunlaşmış durumda. En küçük bir aksaklık bizim mavi bayrak sistemimizi çökertir. Dolayısıyla bu konuda maksimum hassasiyetle çalışıyoruz. Bazı otellerden zaman zaman zehirlenme türü, kusma, ishal gibi acaba koli basili olabilir mi diye soru işaretiyle gelen noktalar oluyor. Bunların lokal olduklarını ana bir kirlenme merkezinden beslenen büyük bir olumsuzluk olarak algılanmasının mümkün olmadığını düşünüyoruz. İşletmelerimizin büyük bir kısmı kuyu suyu kullanıyor. Bunlar yeme içme için kullanılan sular değil. Kullanım suyu diyebileceğimiz türde kullanılan suların klorlanmasına azami dikkat ve özen gösterilmesi gerekiyor. Bunun dışında özellikle bazı tesislerde daha önce yaşandı, şu anda böyle bir şey yok ama yine yaşanabileceğini ihtimale alarak uyarmakta fayda görüyorum. Bu tür suları buz makinelerinde kullanıyorlar. Eğer suyun içerisinde bir bakteri varsa buzun içerisinde donuyor ama buz çözüldüğünde de o bakteri tekrar aktif hale geliyor. Mikrop olarak görevini yapıyor ve insanlar rahatsızlanıyor. Bu tür durumlara da meydan vermemek gerekiyor. İşletmelerimizin bu konulardaki duyarlılığından son derece memnunum ama bunu en üst düzeye çekmemiz gerekiyor. Çünkü sezonunun çok yoğun yaşandığı bir dönemdeyiz. Bu dönemde en küçük aksaklık bize bumerang gibi geri döner" diye konuştu.            

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.