banner391
banner405

“Plajlar turist için yeterli değil“

Büyükelçi Karslıoğlu, Alanya'nın daha çok Alman turist çekmesi için turizm sektörünün dışındaki sektörlere de görev ve sorumluluklar düştüğünü söyledi

“Plajlar turist için yeterli değil“

banner404
- Burcu MUTLU
T.C. Dışişleri Bakanlığı'nda ABD, Pasifik ve Uzak Doğu Dairesi Şube Müdürlüğü, Kafkasya ve Orta Asya Genel Müdürlüğü'nde Genel Müdür Yardımcılığı, hemen ardından Bakü Büyükelçiliği, Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürlüğü ve 2012 yılından beri Almanya'nın başkenti Berlin'de Almanya Büyükelçiliği görevini sürdüren Hüseyin Avni Karslıoğlu ile Alanya turizmi hakkında konuştuk.
- Alanya yaklaşık 25 bin yabancının ev sahibi olduğu bir şehir. Ayrıca Almanya'da yaşayan gurbetçiler de Alanya'da ev sahibi. Maliye Bakanlığı, Almanlar ve gurbetçilerin de dahil olduğu yabancıların evlerini devremülk olarak kiraya verdiklerini ve ne Türkiye'de, ne de yaşadıkları ülkede vergi vermediklerini tespit etti. Bu yönde çalışma başlatan Maliye Bakanlığı'nın yanısıra sizin de herhangi bir çalışmanız var mı?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre, ülkemizde toplam 120 bin 326 adet yabancı gerçek ve tüzel kişilik adına kayıtlı taşınmaz mal mevcut. Bunlar arasında 38 bin 765 Alman vatandaşı veya Türk kökenli yabancı bulunuyor. Özellikle Antalya ve Alanya bölgesinde Alman uyruklu gerçek ve tüzel kişilere ait emlak sayısı 12 bin civarında olup bunlardan önemli bir bölümünün yaz aylarında sahipleri tarafından (kayıtdışı olarak) kendi ülkelerinden gelen kişilere kiralanmakta olduğu yönünde mahalli piyasada yaygın bir kanaat mevcut. Ancak ülkemizdeki bu gibi faaliyetler Maliye Bakanlığı'nın görev ve sorumluluk alanına girdiğinden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün bir çalışması bulunmuyor.
'EKONOMİK KRİZ DİKKATE ALINMALI'
- Alanya turizmi, 1980'li yılların ortalarından başlayarak Alman turistlerle büyüdü ve uzun yıllar Alanya'nın bel kemiği pazarı Almanya oldu. Ancak son yıllarda Alanya'da Alman turist sayısı azaldı ve Ruslar öne geçti. Sizce bu durumun nedenleri neler?
Genel olarak Alman turistlerin en çok tercih ettikleri turizm merkezleri olan Antalya ve Alanya bölgesinde son yıllarda Rus turistlerin sayıca öne geçtikleri biliniyor. 2014 yılı Ocak-Mayıs döneminde bu bölgedeki Alman turist sayısı bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 6,74'lük bir düşüş göstererek 770 bin kişiye geriledi. Buna karşılık Rus turist sayısı aynı dönemde yüzde 18 civarında bir artışla 802 bin kişiye ulaştı. Rus turist sayısında meydana gelen artışın nedenlerinin başında Türkiye'nin Rus pazarında iyi ve olumlu şekilde tanınmış olması, yaygın ve başarılı bir örgütlenmeye bağlı olarak tur operatörlerinin güçlü bir şekilde Türk turizm ürünlerini pazarlamaları, coğrafi yakınlık ve yörenin Rus turist profiline uygunluğu gibi sebepler geliyor. 2008 ve 2012’de Euro bölgesinde yaşanan ekonomik krizin Alman turist sayısının azalmasında rol oynadığı da dikkate alınmalı.
'PLAJLARIN GÜZELLİĞİ TURİSTLERİ ÇEKMİYOR'
- Alanya'nın yeniden zengin Alman turist potansiyelini yakalaması için neler yapması gerekir? Almanlar'ı Alanya'ya çekecek ve Alanya'dan itecek nedenler konusunda bize bilgiler verebilir misiniz?
Bildiğiniz gibi turizm yerel koşullardan bağımsız olarak pazarlanabilecek bir ürün olmaktan çıktı. Artık iklim koşulları ve plajların güzelliği turist çekmek için yeterli değildir. Alman turistler için güvenlik, temizlik, sakinlik, düzen ve rahatlık önemli etkenler. Ayrıca Alanya ve Antalya bölgesi, düzenli sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan yaşlı Alman turistler tarafından tercih edilen yerler. Dolayısıyla daha çok Alman turist çekmek için turizm sektörünün dışındaki sektörlere de görev ve sorumluluklar düştüğünün bilinmesi gerekir. Bunun formülü ise uyruğuna bakılmaksızın ülkemize gelen yabancı turistlerin sınır kapılarımızdan itibaren yaşamaya başladıkları ve ülkelerine dönene kadar devam eden kişisel deneyimlerinde olumsuz unsurların mümkün olduğu ölçüde ortadan kaldırılması, olumlu deneyimlerin ise hem sayı olarak çoğaltılması, hem de tür olarak genişletilmesi gerekiyor.
'BİREY VE KURULUŞLAR GÖREV ALMALI'
Bu çerçevede kent yaşamında yer tutan tüm aktörlerin olumsuz deneyimleri önleyici ve olumlu deneyimleri arttırıp çeşitlendirici yönde katkılarına ihtiyaç var. Belediye hizmetlerinden gıda güvenliğine, sağlık hizmetlerinden cadde ve sokakların temizliğine, trafik güvenliğinden genel kent görünümünde çiçeklerin ve sanat eserlerinin hakimiyetine, Almanların tüketim alışkanlıklarına uygun gazete, dergi ve yiyecek türlerinin bulundurulmasından alışverişteki dürüstlüğe kadar uzanan geniş bir yelpazede tüm birey ve kuruluşların bilinçli tutum ve davranışlara yönelmeleri, dolaylı olarak arzu edilen turizm canlılığının yeniden yaşanmasını sağlayabilir. Bu anlayışın adeta bir toplumsal seferberlik ruhuyla bölge halkı tarafından paylaşılmasının öncelikle kendi kent yaşamımızın kalitesinin yükseltilmesi bakımından da olumlu sonuçları olacağı unutulmamalı. Bu genel manzaranın bir parçası olarak, alternatif turizm yöntemleri geliştirilmesi konusunda hem yerel koşullar üzerinde, hem de potansiyel müşteri kitlesi itibariyle bilimsel araştırmalar yapılması yararlı olacaktır. Böylelikle henüz ülkemizi ziyaret etmemiş kategorideki topluluklar için uygun ürünler tasarlanması mümkün olabilecektir. 
'TÜM OLANAKLARDAN YARARLANILIYOR'
- Alman turistlerin Türkiye'yi tercih etmeleri yönünde ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?
Almanya'da yürütülen tanıtım faaliyetleri yeni destinasyonların devreye sokulması, turizmin 12 aya yayılması, alternatif turizm imkanlarının ve ürün çeşitlerinin arttırılması, Türkiye'nin dış pazarlardaki imajının ve sempati değerinin yükseltilmesi ve dış pazarlarda Türkiye'nin marka haline getirilmesi şeklinde özetlenebilecek turizm hedefleri doğrultusunda gerçekleştiriliyor. Bu çerçevede, Berlin ve Frankfurt’taki kültür ve turizm bürolarımızca reklam, tanıtım ve halkla ilişkiler faaliyetleri yürütülüyor. Ayrıca ülke genelindeki turizm fuarlarına katılım gösteriliyor. Bunun yanında sosyal medya dahil tüm olanaklardan yararlanılarak ülkemizin turizm ürünlerinin tanıtılmasına çalışılıyor.
'GÜNLÜK YAŞAMA ODAKLANMAK GEREKİR'
- Alanyalı turizmcilere daha çok Alman turist için neler önermek istersiniz?
Turizm bir bütün olarak algılanıyor ve değerlendiriliyor. Dolayısıyla sadece turizm sektörünün alacağı önlemlere değil, bir bütün olarak bölgedeki günlük yaşama da odaklanmak gerekir. Bu bakımdan turizm firmaları bir yandan turizm alt yapısı ve işletmecilik standartları bakımından gerekli iyileştirmeleri kesintisiz olarak hayata geçirirken, diğer yandan da toplumsal yaşamın diğer unsurlarını da turizmi destekleyen tutum ve davranışlara özendirecek çalışmalara eğilmeli.
'KRİZ ÜLKEDEN ÜLKEYE DEĞİŞİR'
- Birkaç yıldır 'Almanya'da ekonomik kriz var' diye duyuyoruz. Bu durum bizi turizm nedeniyle ilgilendiriyor. Sizce Almanya'da ekonomik kriz var mı, varsa ne zaman aşılabilir?
Öncelikle belirtmek isterim ki ekonomik kriz tanımı çok geniş ve ülkeden ülkeye değişkenlik gösteren bir olgudur. 2008'li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) yaşanan Mortgage Krizi ile bunu müteakip Avrupa'da yaşanan borç krizi her ne kadar birbiriyle bağlantılı olsa da yapısal olarak farklılık gösteriyordu. Almanya, Avrupa'nın en büyük ve sürükleyici ekonomisidir. Ancak Almanya ekonomisi ile Avrupa ekonomisini aynı görmemek gerekir. Genel basında yer alan Avrupa'da yaşanan kriz ile ilgili haberlerin gerçeklik payı vardır. Çünkü Avrupa ekonomisi içerisinde yer alan Yunanistan, İrlanda, İtalya, Portekiz, İspanya, Slovenya, Slovakya ve Hollanda gibi ülkeler söz konusu kriz ortamından çok ciddi zarar görmüşlerdir. Bu ülkelerde işsizlik oranları çok yükselmiş, yatırım oranları düşmüş ve yüksek borçlanma nedeniyle yaşanan sorunlar kalıcı bir hal aldı. Almanya’da ise durum kısmen farklı. 2013 yılı verilerinin de işaret ettiği üzere Almanya’daki işsizlik oranları düşüyor. Almanya 2013 yılında tarihindeki dış ticaret fazlası rekorunu kırdı.  Almanya’nın 2014 yılı beklenen büyüme oranı tahmini yüzde 2,5 civarında. Tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde AB geneli ile Almanya’nın ekonomik görünümünün farklı olduğunu söyleyebiliriz. Almanya’da ekonomik kriz olduğunu ileri sürmek bugün itibariyle biraz zordur ancak Avrupa’da yaşanan ekonomik krizin Almanya’daki tüketici davranışlarını tedbirli ve tasarruflu olma yönünde etkilediği rahatlıkla söylenebilir.
HÜSEYİN AVNİ KARSLIOĞLU KİMDİR?
Hüseyin Avni Karslıoğlu, 1956'da Yozgat'ta doğdu.
Karslıoğlu, Ankara Cumhuriyet Lisesi ve Ankara Üniversitesi (AÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi Dış İlişkiler Bölümü'nü 1980 yılında bitirdikten sonra 1982 yılında Dışişleri Bakanlığı’nda göreve başladı. Bakanlık özel kalem müdürlüğü ve çeşitli diplomatik görevlerin ardından Karslıoğlu, 2001-2004 yıllarında Batum Başkonsolosluğu görevinde bulundu. Karslıoğlu, 2004 yılında Dışişleri Bakanlığı Kafkasya ve Orta Asya Genel Müdür Yardımcılığı'nda önce daire başkanlığı, daha sonra genel müdür yardımcılığı yaptı. 2007-2008 yıllarında Bakü Büyükelçiliği yapan Karslıoğlu, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü görevinde bulundu. Karslıoğlu, 26 Eylül 2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan büyükelçiler kararnamesi ile Almanya'ya büyükelçi oldu ve Ocak 2012'de göreve başladı. Evli ve iki çocuk babası olan Karslıoğlu, Almanca ve İngilizce biliyor.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.