banner391
banner405

Muzda reforma hazır olun

ALANYA Muz Üreticileri Birliği’nin (MUZBİR) muz üretiminde reform yaratmak için gerçekleştirdiği 5 günlük Kanarya Adaları gezisi sona erdi.

Muzda reforma hazır olun

banner404
 Tolga ŞİLİL
Avrupa Birliği’nin, “AB-Türkiye Sivil Toplum Diyalogu'nun Geliştirilmesi-II” başlığı ile açtığı hibe programının alt başlığı olan “Tarım ve Balıkçılık” konusunda “muz üretiminde ve pazarlamasında Avrupa Birliği standartlarının araştırılması” ile ilgili oluşturulan proje kapsamında gerçekleştirilen geziye (MUZBİR) Başkanı Hüseyin Güney, Alanya Kaymakamı Hulusi Doğan, Antalya İl Tarım Müdürü Bedrullah Erçin, Alanya İlçe Tarım Müdürü Umut Olgun, Alanya Belediyesi Hal Müdürü Halit Parla Yüksel, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi'nden Prof. Hamide Gübbük, AÜ Uzman Ziraat Mühendisi Hasan Raşit Türkkan, Antalya İl Tarım Müdürlüğü Uzman Ziraat Mühendisi Berna Açıkbaş ve 30 muz üreticisi katıldı.
Kanarya Adaları’nın en büyük muz üretici birliği olan ICIA’nın davetlisi olarak gerçekleştirilen gezi hakkında izlenimlerini aktaran AK Parti İlçe Başkanı ve MUZBİR Başkanı Hüseyin Güney, “Muzu, üretiminden pazarlama aşamasına kadar bilimsel düzeyde gerçekleştiren Kanarya Adaları sistemini Alanya’ya oturttuğumuzda bir reform gerçekleştirmiş olacağız” dedi.
Beş günlük gezinin iki gününü yolda geçirdiklerini belirten Güney kalan üç günlük temaslarını ise şöyle aktardı: Yedi adadan oluşan Kanarya Adaları'nın en büyük adası olan Tenerif'te temaslarda ve incelemelerde bulunduk. Proje kapsamında süreklilik ve sivil toplum diyaloğunu arttırmayı hedefliyoruz. Alanya-Antalya-İstanbul-Madrid-Tenerif güzergahı üzerinden oldukça yorucu bir yolculuk sonrasında otelimize yerleşebildik.
1. GÜN (27 Mayıs)
İlk günümüz çevre tanıma gezisi ve adanın tipik özelliklerini öğrenmeyle geçti. En ilgi çekici bölgelerden birisi de 3 bin 718 metre yükseklikte halen faal olan Del Teide yanardağıydı. 2 saatlik yolculuk sonrasında ulaştığımız teleferik ile yanardağın zirvesine 10 dakikalık çıkış gerçekleştirdik. Dağ eteklerinde UNESCO Kültür Mirası’na dahil olan Las Canadas denilen bir alanı gezdik. Kendiliğinden oluşmuş lavların aktığı bir görsel şölen vardı. Yılda beş milyon turist ağırlayan adalar Alanya gibi tarım ve turizmi iç içe götürebiliyordu. Ayrıca ada, enerjisinin büyük çoğunluğu rüzgar ve güneşten elde ediyor. Doğayı koruma anlamında oldukça hassaslar.
2. GÜN (28 Mayıs)
Kanarya Adaları’ndaki proje ortaklarımız Kanarya Adaları Muz üreticileri Birliği (ASPRACON) ve Kanarya Adaları Zirai Araştırmalar Enstitüsü (ICIA) oldular. Tenerif adasının güney tarafındaki 50 kilometrelik mesafede bulunan açık ve kapalı üretim alanları ile ICIA’ya ait deneme üretimi yapılan bahçeleri gezdik. Toprak olarak tamamen volkanik yapısı olan bu bölgede, taşıma topraklardan bahçeler kurulmuş. Bu konuda Alanya kadar şanslı değiller. Ancak iklim yapısı, muz üretimine son derece uygun. Öğrendiğimiz kadarıyla bölgenin muz üretimi, ilk olarak uzak doğudan getirilen fidanlarla İngilizler tarafından 100 yıl önce başlatılmış. Böylece İngilizler kendilerine daha yakın adalardan muz temin edebiliyor. Bu konuda ülke olarak çok şanslıyız. Adanın iklimi muz üretimine oldukça uygun. Kışın 14 derecenin altına düşmüyor. Yıllık ortalama da 15-20 derece arasında değişiyor. Yazın da 25 derece civarında. Alanya ile kıyaslama yapılırsa aşırı ısı değişimi ve nem olmaması gibi özellikleri büyük avantaj. Okyanus rüzgarından korunmak için plastik tüllerden yaklaşık 120 kilometre rüzgara dayanıklı seralar yapmışlar. Tül şeklinde olduğu için hava sirkülasyonunu sağlıyor ve rüzgarın etkisini minimuma düşürerek yaprak tahribatını engelliyor. Temaslarımızın sonunda Prof. Hamide Gübbük de ICIA’nın merkezinde ada üreticilerine ‘Türkiye’de Muz Yetiştiriciliği’ üzerine 1.5 saat kadar süren bir konferans verdi. Konferans bitiminde katılımcılara Alanya’dan götürdüğümüz hediyelerden takdim ettik.
3. GÜN (29 Mayıs)
Son günde adanın kuzeyinde bulunan muz bahçelerini gezdik. Kuzeydeki toprak yapısı ve bitki örtüsünün Alanya'ya daha uygun olduğunu gördük. Oradaki seralar bizde olanlar gibi naylon ve açık alan şeklinde. ICIA, muz yetiştiriciliği ve muz çeşitleri konusunda sürekli araştırmalar yapan bir kuruluş. Dolayısıyla dünyaca bilinen muz cinslerinin yanı sıra bölgenin karakterine uygun kendi ürettikleri birçok çeşidi de geliştirmişler. Kendi iklim ve topraklarında en yüksek ve kaliteli verim aldıkları türü barındırıyorlar. Aynı gün adanın kuzeyinde bulunan bir paketleme tesisini gezdik. Son derece modern ve yüksek kapasiteli bir tesis. Muz salkımları bahçede hasat edildiği andan itibaren hiç bir yerle temas ettirilmeden bu tesise naklediliyor. Muzlar, çıplak insan eli dahil hiç bir temasa maruz kalmadan kamyonların üzerinden direk paketleme ünitelerine aktarılıyor. Burada muzlar sınıflandırılıyor. Hatta çok küçük paketlerle hediyelik olarak da pazarlanıyor. Turizme dönük hediyelik sektörü için, buzdolabına yapıştırılan magnetlerden tutun da kolyelere kadar muzun her pazarlama şeklini kullanıyorlar.
Aldığımız bilgileri kendi bölgemizle kıyaslama yapıyoruz. Dekar başına üretimleri 10 ton. Türkiye ve Alanya'da ise bu oran beş tonu geçmez. Yıllık 460 bin ton üretimleri var. Alanya'da ise 40 bin ton civarında üretim var. Türkiye’nin genel toplamı ise 200 bin ton. Ayrıca yüzde 80’ini Avrupa’ya ihraç ediyorlar. Geri kalanını iç tüketimde kullanıyorlar. Üretim ve pazarlama tamamen Kanarya Adaları Muz Üreticiler Birliği’nin denetiminde gerçekleştiriliyor. Üretimde ne kullanılacağı konusundan (gübreleme-ilaçlama) başlayarak pazarlama aşamasına kadar her konuda bu birlik tarafından standarda tabi tutuluyor. Denetleme görevi üst düzeyde oluyor. Ayrıca devlet tarafından, birliğin üzerinden geçirilerek kilo başına 35 Cent destek veriliyor. 35 Cent’in 2 Cent’ini üreticiler birliği kendi alıyor. Birlik bu parayı, yüz adet ziraat mühendisi istihdam ederek üreticilere destek veriyor. Turizmle birlikte kombine olarak tarımı mükemmel işletiyorlar. Tüketici, aldığı muzu, üzerinde bulunan barkot numarası ile internet üzerinde hangi işlemlerden ve hangi kurumlardan geçtiğini, hangi denetimlere maruz kaldığına kadar her şeyi görebiliyor. Her şey şeffaf. Tüketici, bir sıkıntıyla karşılaştığı zaman muhatabını görebiliyor. Bizler de bu sistemi Yeni Hal Yasası ile zannediyorum 1-2 sene içerisinde kurmuş olacağız. Sonuç itibariyle proje ortağımız kurumlarla diyaloğun geliştirilmesi ve sürekli hale getirilmesi konusunda kararlar aldık. Üretim ve pazarlamada AB standartlarının araştırılması konusunda son derece yararlı bir gezi oldu. Bu işin deneme yanılmayla değil de tamamen bilimsel ortamlarda yapıldığını gördük. İyi tarım uygulamaları kapsamında yapılan Alanya’daki çalışma bahçelerine de bundan sonra Kanarya Adaları’nda gördüğümüz gibi önlüksüz girilmeyecek. Hijyeni ön plana taşıyacağız. Bahçeden çıkan muz, vatandaşımızın sofrasına giderken defalarca mıncıklanmış olarak gitmeyecek. İlerleyen günlerde üreticileri ve sarartma tesisi sahiplerini bir araya getireceğiz ve bir sunum gerçekleştireceğiz. Yeni düzenlemelerle Alanya’daki üretimi arttırmayı planlarken bir yandan da muz kalitesini arttıracağız.
Sayın Kaymakamımız Hulusi Doğan başta olmak üzere gezimizde bize destek olan herkese teşekkürlerimi sunarım.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan ekim - 5 yıl önce
muz üreticilerinin yaptığı bilimsel bir gezi beni umutlandırdı. üzellikle dere köyüne seralar kurup toprak taşıyarak verimli bahçeler oluşturmamız gerekiyor. çünkü alanyanın içi artık turizm tesisleriyle doluyor.yıllar önce muzu ülkemize getiren şerifali'nin ahmet ağayada bu münasebetle rahmet diler, üerticilerimizn başarısını bekleriz.