banner391
banner405

Mehmet Ersoy: Destinasyon 1 yıldızlıysa oteliniz 5 yıldızlı olsa nafile!

İstanbul Martı Otel'deki Sürdürülebilir Turizm Semineri kapsamında düzenlenen "Turizm Endüstrisinde Sürdürülebilirlik Hareketi" başlıklı özel oturum havacılık, konaklama ve tur operatörlüğü alanlarında Türkiye'nin önde gelen isimlerini bir araya getirdi.

Mehmet Ersoy: Destinasyon 1 yıldızlıysa oteliniz 5 yıldızlı olsa nafile!

banner404
Oturuma Etstur Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ersoy, Martı Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin, Gürallar / Artcraft Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat ve Atlasjet CEO'su Orhan Coşkun konuşmacı olarak katıldılar. Oturumun moderatörlüğünü de TÜSİAD Turizm Çalışma Grubu Başkanı Zeynep Silahtaroğlu Baykal yaptı.


ESİN GÜRAL ARKAT: SEKTÖR BİLEŞENLERİ TURİZM KONSEYLERİ KURMALI
Oturumda konuşan  Esin Güral Argat şunları söyledi:
"Dünyamızda kaynaklar kısıtlı, ihtiyaçlar sonsuz. Bu şartlar altında turizmi yarını da düşünerek yönetmek sürdürülebilirliktir. Sürdürülebilirlik konusunda ülkemiz daha yolun çok başında. Alınması gereken çok karar var. Standartların oluşturulması ve bunların denetlenmesi lazım. Sektör temsilcileri, bakanlık ve yerel temsilciler işbirliği yaparak Türkiye'nin sürdürülebilir geleceğini kurmalıdır. Türkiye'de turizm anlamında sermaye birikimi düşük, finansman sıkıntılı. Enerji sektörü de sürdürülebilirlik açısından bir diğer önemli nokta. Sektörün tüm paydaşları tarafından turizm konseyleri oluşturulup planlama yapılmalıdır."

OYA NARİN: TURİZM SEKTÖRÜ ULUSLARARASI PAZARDAN ALTYAPI FİNANSMANI BULMALIDIR
Oturumda söz alan Martı Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin ise Türk turizm sektörünün artık uluslararası arenaya açılması gerektiğini vurguladığı konuşmasında şunları söyledi:
"Sürdürülebilir turizm ciddi planlama demektir. Mevsimsel yapı açısından master planlar çok önemlidir. Kurumların işbirliği çok belirleyicidir. Sürdürülebilir kavramının netleştirilmesi ve detaylandırılması gerekiyor.
Biz Martı Otelleri olarak 45 yıldır varız. Çünkü destinasyonla bütünleşiyoruz. Başarımızın en büyük sırrı bu. Biz 45 yıldır bu konuya çok önem verdik. Türkiye'nin dünya altıncısı olmasının arkasında çok ciddi bir altyapı var. Bu bir master plandır. Bu anlamda uluslararası finans kurumlarıyla işbirliği yapıp altyapımızı daha da geliştirmemiz lazım. Altyapı çalışmalarına bakanlığımız da büyük destek veriyor. Bizim kısa zamanda sürdürülebilir turizm adına Çanakkale'den İskenderun'a altyapımızı geliştirebilmek için uluslararası finansman bulmamız gerekiyor. Turizm sektörü Türkiye'de yüzde 42 kapasite kullanımıyla çalışıyor. Başka bir sektörde olsa bu endişe verici bir oran olarak algılanırdı. Siyasi refleks olmadan destinasyonların çalışması gerekiyor. Sürdürülebilir turizmi ancak böyle hayata geçirebiliriz."
"Türk turizminin önündeki en büyük sorunlardan biri mevsimsellik. Bunun yanında bu sektörün yurtdışına açılması ve dünya markalarının yaratılması gerekiyor. Bugün artık sektörümüzün yurtdışına açılma zamanı gelmiştir. İnşaat sektörüne verilen teşviklerin turizm sektörüne de verilmesi gerekiyor. Böylece bayrağımız her yerde dalgalanabilir."

MEHMET ERSOY: TÜRKİYE'DEKİ 5 YILDIZLI OTELLERİN KAÇI GERÇEKTEN 5 YILDIZLI?
Oturumdaki bir diğer konuşmacı Etstur Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ersoy ise Türkiye'deki 5 yıldızlı otellerin çoğunun yurtdışında daha düşük segmentte değerlendirildiğini belirtti ve şöyle konuştu:
"Sürdürülebilirlik ev sahibi destinasyonun yaşam kalitesinin artırılması, bölgenin ekonomik, biyolojik ve kültürel birikiminin optimum şekilde tüketilmesidir. Bu anlayışın hayata geçirilmesi için bence maksimum seviyede çıkar paydaşları oluşturulmalı ve ortaya konan gelir adil dağıtılmalı. Böylece herkes bu stratejilere sahip çıkacaktır."
"Tur operatörü mucize yaratmaz. Türkiye'deki tesislerin gerçekten yüzde 60'ı 5 yıldızlı mı bunu sorgulamak lazım. Bizdeki pek çok 5 yıldızlı tesis, yurtdışında 4 yıldızlı görünüyor. Bizim tüketicinin gözünde 5 yıldızlı olmamız lazım. Kağıt üzerinde değil. Öte yandan sizin tesisiniz 5 yıldızlı, dışarısı yani çevre 1 yıldızlıysa sizin 5 yıldızlı hizmet vermeniz zaten mümkün değil. İşin sırrı otel ve tur operatöründe değil. Bunun tam anlamıyla bir hükümet politikası haline gelmesi lazım. Bakanlığımız malesef tek başına bu işi yapamaz. Turizm Bakanlığı bölgedekilere "Bir koyarsanız ben de bir koyarım" diyor. Bu doğru birşey. İş kamudan başlıyor. Turizmle ilgisi olan 5 - 6 bakanlıkta turizm ileilgili birimlerin oluşması lazım."
"Bakanlık turizm sektörünün çok büyük bir kısmını kayıt altına aldı ve mesaide gerçek saatlere dönüldü. Bu iyileşmeler de bu sene istihdamı artırdı. Ancak bu istihdamın bir kısmı kalifiye değil. Bu nedenle sektör memnuniyeti bu yıl düşecek. Biz bu insanları yetiştireceğiz ancak yine mevsimsellik yüzünden yetişmiş elemanı kaybedeceğiz. 12 ay çalıştırabileceğimiz personel sayısını artırmalıyız. Çalışanlarımızın önemli kısmı macera peşindeki insanlardan oluşuyor. Eğlenmek için çalışıyorlar. Bu insanlar kaliteli olmayınca hizmet, misafir ve destinasyon da kaliteli olamıyor."
"İşin sırrı misafiri dinlemektir. Orada fiyat öncelik olmaktan çıkıyor. Türkiye markası için de bunu yapmalıyız. Ben sürdürülebilirliğin yaşam kalitesi olduğuna inanıyorum. Dubai'nin geçmişi çöldür. Suni bir ülke yaratıldı ve canlandırmak için havayolu kuruldu. Dünyanın en büyük havalimanı yapıldı. Bu havayolu tarifeli uçuşlar yaptı, risk aldı ve başardı. Son 10 yılda İstanbul'daki büyümenin nedeni de tarifeli uçuşlardır. İstanbul'a şu anda 200 şehirden direkt, tarifeli sefer var. Tur operatörü bağımlısı destinasyon kafasından kurtulmamız lazım. Bağımsız ulaşım stratejimizi oluşturabilirsek bu tekelden çıkmış olurruz. Etstur olarak charter bazlı bir tur operatörü değiliz. Yüzde 90 tarifeli uçuyoruz. Demek ki bu da mümkün. Tarifeli uçuş çeşitlilik demektir. Çeşitlilik yarattığınız zaman da her kesimden insanı ağırlayabilirsiniz. Antalya malesef cherter, tur operatörü cenneti konumunda. Bundan tamamen vazgeçelim demiyorum ancak tarifeli seferlere dönmemiz lazım. Marka değeriniz yoksa zaten tur operatörü gelmez. Tur operatörü ürün değerine bakar."

ORHAN COŞKUN: TÜRKİYE'DE HAVACILIK YUMUŞAK BİRLEŞMELERE YÖNELSİN
Oturum konuşmacılarından Atlasjet CEO'su Orhan Coşkun ise şunları söyledi:
"Havacılıkta günümüzde çok büyük rekabet var. Havayolu ittifakları dışında kalan şirketlerin hizmet kalitelerini artırması havacılık ve sürdürülebilirlik adına açısından en önemli adım olacaktır. Biz eskiden tur operatörü ne derse onu yapıyorduk. Sonradan bu şekilde yaşayamayacağımızı fark ettik. Eskiden charterlar 6 ay uçardı ve biz çarkımızı döndürürdük. Bugün bu mümkün değil. Bu nedenle biz kendi işimizi kendimiz yapmaya yöneldik. Destinasyonları araştırdık, kendi ürünümüzü bulduk ve tarifeli uçuşlara döndük. Ancak tarifeli uçuşlar çok daha fazla maliyetli. Çünkü charter gibi tur operatörden paramızı peşin almıyoruz.
Eskiden havayolu müşterileri hanımefendi ve beyefendilere hizmet verirdi. Artık elinde tavukla binen de var. Biz kaliteye önem verdik, lowcost'a yönelmedik. Sürdürülebilirliğin devamı için havacılık sektörü ciddi adımlar atmalı. Bizim Türkiye'de yumuşak birleşmelere yönelmemiz lazım. Dünyada havayolu şirketleri birleşip maliyet yapıyor. Bugün bir uçak motoru bakımı 3,5 milyon dolar. Türkiye'de de yumuşak birleşmelerle bu maliyetleri düşürmeliyiz. Elbette karbon salınımı konusu da çok önemli. AB bu konuda büyük teşvikler veriyor. Bunları örnek almalıyız."
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.