banner391
banner405

Maggie’nin ‘Alanya’ günlüğü

ALANYA Marina, dünyanın bir çok ülkesinden gelen deniz tutkunlarına ev sahipliği yapıyor. Bizler de marinada yaşayan John ve Maggie Ping çiftinin Alanya Marina’daki Calidore isimli teknelerine konuk olduk. Ziyaretimiz sırasında işlerinden dolayı teknede bulunmayan John’un eşi Maggie bizi misafirperver bir şekilde ağırladı. Ziyaretimiz sırasında bol bol sohbet ettik ve fotoğraf çektik. İşte İngiliz ailenin deniz müptelası Maggie’si, bizlere Alanya Marina’daki yaşantılarını şöyle anlatıyor:

Maggie’nin ‘Alanya’ günlüğü

banner404
 Tolga ŞİLİL

Hiç kuşların cıvıltısıyla bir sabaha gözlerinizi açtınız mı? Dinlerseniz botunuzun sessiz suda yavaş yavaş sallandığını hissedebilir, açık kapaktan gelen havayı içinize çekebilirsiniz. 
İşte yaz aylarında bir teknede yaşamak böyle bir şey. Kış aylarında tek fark kapakların, soğuk gelmemesi için kapalı olmasıdır. Ayrıca kuşlar genelde kışları uykuda olur ve havada fırtına varsa su, rüzgarın kazandırdığı hareketlerin etkisiyle inanılmaz derecede çalkantılı olabilir.
Kötü hava, denizcilerin kış boyunca marinalarda yaşamalarının nedenidir. Aynı zamanda turistik bölgeleri gezmek veya eve uçmak istediklerinde marinalar onlara teknelerini bırakabilecekleri güvenli bölgeler sunarlar. Alanya Marina bu iki şey için de olabildiğine uygun ve dünyanın her yerinden insanları bir araya getirebiliyor. Bu yüzden de ziyaret için oldukça ilgi çekici bir yer oluyor.
Uyandıktan sonra yavaş yavaş günün ilk çayı için ketıla doğru yöneliriz. Çayımızı yatağın içinde, mobil VHF radyomuzla “ağ”ı dinleyerek içeriz. “Ağ” bize marinada ne olduğunu ve ne zaman olduğunu anlatır. Bunun ardından banyo yapar ve kahvaltı için seçeneklerimizi gözden geçiririz. Alanya gibi bir yerde seçeneklerin bolluğundan dolayı bu seçimi yapmak oldukça zor! Menemeni çok seviyoruz ama İngiliz ‘Porridge’ına da bayılıyoruz! Bu arada günlük işlerimi yapmaktan çok hoşlanıyorum. Bu tıpkı bir evde yaşamak gibi bir şey. Yatağınızı yapıyorsunuz, etrafı toplayıp düzenliyorsunuz, çöpü atıyorsunuz. Kocam e-mail’leri kontrol ediyor ve önemli olanlara cevap gönderiyor, ardından teknede o gün bir iş yapılıp yapılmayacağını, yapılacaksa ne iş yapılacağını belirliyor. Genelde teknenin tüm tamir işlerini kışın yapıyoruz ki yaz yolcuğumuz bölünmesin.
Bot işleri tüm bunların arasında en önemli olandır ama bu işlerin sosyal aktiviteleri engellemelerine izin vermeyiz. Denizciler genelde komşularıyla bir araya gelmekten ve erkekler yeteneklerini ve deneyimlerini paylaşmaktan, birbirlerine tekne işleri konusunda yardım etmekten çok hoşlanırlar. Eğer bir kişi motorlar konusunda iyiyse ve diğeri elektronikler konusunda iyiyse bilgi paylaşabilirler. Bana güvenin, bu çok iyi bir fikir zira benim kocamın elektronikle arası çok iyi olmasına rağmen, mesela su tesisatından hiç anlamaz!
Aynı zamanda bayanlar da deneyimlerini paylaşmak veya çoklu milliyetten olmak konusunda konuşmak için buluşurlar. Sohbet genelde dünyanın her yerinden gelen en iyi yemek tarifleri veya yeni keşfedilen Türk yemekleri üzerinedir.
Haftada iki kez şehre iner ve yiyecek almak için şehirdeki marketlerden birine gideriz. Alanya’da marina bizi alışveriş merkezine götürmek ve geri getirmek için otobüsler kiralıyor, bu her yerde olan bir hizmet değil. Çok kolay ve kaliteli bir biçimde işimizi hallediyoruz. Alanya’nın bir tarım bölgesi olması sebebiyle çeşitlilik ve tazelik oldukça tatmin edici. Alışveriş merkezindeki insanlar dost canlısı ve yabancılara sürekli yardım etmeye çalışıyorlar. Zaman zaman birlikte kötü Türkçe’mize gülüyoruz.
Marina’da tenis, kriket, okçuluk oynamaktan barbekü yapmaya, bara gitmeye, beraber bir film izlemeye, şehre gitmeye kadar birçok aktivite yapıyoruz. Yapacak bir şeyler olmayan gün oldukça az… Sadece eğlence de değil, zaman zaman eğitim aktiviteleri de yapıyoruz. Bunlar ilkyardım, Türk dili dersleri, düğüm yapma, yüzme, tenis ve bilgisayar dersleri. Genelde marinadaki insanların büyük çoğunluğu emekli olmuş durumda. Bu yüzden kış ayları boyunca beynimizi aktif tutmak oldukça önemli.
Barbekü marinanın en önemli sosyal olaylarından birisi. Hava çok kötü olmadığı sürece neredeyse her hafta barbekü yapılıyor. Yat sahipleri tarafından organize ediliyor ve genelde pişirmek için ve yemek sırasında içmek için bir şeyler alıyoruz. Neredeyse marinadaki herkes barbekülere katılıyor ve oturup önemli olan veya olmayan şeyler hakkında konuşmak için fırsat buluyor. Eğer hava kötüyse çoğu kişi teknelerinde kalıp televizyon veya DVD izlemeyi, kitap okumayı, dikiş yapmayı veya evde sıkıldığınız zaman yaptığınız türden işler yapmayı tercih eder. Bu gibi durumlarda kendi teknenizde olmak daha iyidir, böylece hem güvende olursunuz, hem de bir problem çıkarsa haberiniz olur. 
Kış içinde sevdiğimiz iki zaman var. Birisi dışarısı çok soğuk ve ıslak olduğu, ama bizim teknemizin içinde sıcak olduğumuz zamanlar. Böyle zamanlarda yemek yapmaya bayılıyorum zira hem yiyecek güzel şeylerimiz oluyor, hem de ocağın ısısı bütün tekneyi sarıyor. İkinci zaman ise kışın bittiği ve her şeyin parlamaya başladığı zaman. İşte o zaman teknenin kapağını açmaya ve dışarıda rahat rahat vakit geçirmeye başlıyoruz. Aynı zamanda yeni yerler görmek için marinadan ayrılabileceğimizi, yeni maceralar yaşayacağımızı, yeni arkadaşlar edineceğimizi bilmek de bu zamanın oldukça coşkulu geçmesine sebep oluyor. 
Elbette bu maceraların ardından tekrar kışı geçirmek için bir yere ihtiyacımız olacak. Tahmin edin bakalım, kışı nerede geçireceğiz?

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.