banner391
banner405

'Kazanın nedeni HD'

Eski bakan Yücel, Aksu'daki kazanın sebeplerini ele alırken, çarpıcı tespitlerde bulundu

 'Kazanın nedeni HD'

banner404
 ESKİ Turizm Bakanlarından Bahattin Yücel, turizmdebusabah.com adlı internet sitesinde yayınlanan "Aksu'daki olay bir kaza değil" başlıklı yazısında, otellerde uygulanan Herşey Dahil (HD) sistemini suçladı. 
Yücel'in yazısı şöyle: 
Gazetelerin tümündeki başlıklar neredeyse aynı: "Bir turist otobüsü dereye uçtu, 15 ölü ve çok sayıda yaralı var". Kısa süre sonra kaybedilen canların unutulacağı, birkaç ay sonra duruşmalarını kimsenin izlemeyeceği, adliye arşivlerinde kaybolacak bir davanın habercisi gibi başlıklar...
Kiminde kazadan birkaç gün önce kaldıkları tesiste düzenlenen, sıradan bir eğlencede çekildiği izlenimi veren, mutlu anları saptama iddiasında birkaç fotograf da var. Bunların alt yazılarında kullanılan, büyük olasılıkla birbirine karıştırılan isimler gibi kendi kamuoyumuzun hiç ama hiç ilgilenmeyeceği kimliklerde hazin bir dram gizlenmiş gibi. 
Bir de bu kazada ölen şoförün muhtemelen sürücü belgesinden ya da trafikteki dosyasından alınmış, eskilerin deyimiyle, vesikalık bir fotografı... Kazadan geri kalanlar bunlar. Bir de yakınlarını kaybedenlerin tarifsiz hüzünleri olmalı. 
Kazanın ardından ortaya çıkabilecek gelişmeleri tahmin etmek, hiç zor değil... 
Geçmişte olağan suçlu ilan ve kabul edilmiş, soyut bir kişilikle bütünleştirilecek bir trafik canavarı metaforunun güncel hali ve sayfalar dolusu bilirkişi raporları... Kamuoyunun sonsuz güven duyulan unutkanlığı... Her şey bu referansların ardına saklanılarak, ustalıkla zamana bırakılacak. 
Her konuda ahkam kesen uzmanlarımız (TV People), bu olayda da gündelik, içe dönük siyaset çzigilerinin dışına çıkarak, bu hazin trajediyi tartışmaya gerek bile duymayacaklar. 
Ama böyle olmamalı. 
Önce sorgulamak lazım. 
Bu kazanın bir numaralı sorumlusu olarak ilan edilecek şu trafik canavarı; sinsi bir uykusuzluk şekline girerek, otobüs şoförünü teslim alırken, bu aracı –okuduklarımız doğruysa- günübirlik tura gönderen, bu amaçla –belki - sezonluk kiralayanlarla, kesin ve sürekli işbirliği halinde midir? 
Konuklarını; her türlü ihtiyaçlarından yararlanmak amacıyla, söylemeye dilimiz varmıyor ama "yolunacak kaz gibi gören" bir fiyatlama mekanizmasıyla teslim alan her şey dahil sistemini, bir kurt kapanına dönüştüren sözde turizmcilerimizin trafik canavarı ile ilişkileri nasıl yorumlanmalıdır?
Aslında geçtiğimiz gün Aksu'da yaşananlar; bir trafik kazasının çok ötesinde, Antalya merkezli herşey dahil ekseninde gerçekleştirilen turizm etkinliğinin (!) yol açtığı bir trajediden başka bir şey değildir. 
Ve bu kazada yaşamını yitiren otobüs şoförü, bu trajedinin en masum kişisidir. 
Kullandığı aracı ve kendi yaşamını, mümkün olan en düşük fiyatı sağlamak için ölüme ipotek eden, benzerine ancak köle ticareti ekonomisinde rastlanacak türden bir verimlilik arayışının, ne ilk ve ne yazık ki, ne de son kurbanıdır. 
Paketteki bir haftalık bölünmezliğin getirdiği ek maliyetten kurtulmak için, en az bir gece konaklamalı gezilmesi gereken Pamukkale'ye, aynı gün gidiş- geliş için zorlanan, büyük olasılıkla bu turun öncesinde ya da sonrasında bir başka transfer için, bilinçli olarak uykusuzlaştırılan, geride gözleri yaşlı güvencesiz eşi ve çocuklarından başka mirası olmayan bir emekçidir. 
Turistik amaçlı taşımacılıkta kullanılan araçların standartlarını denetlemekte yetersiz kalan, yollardaki hız ve kullanım süresi denetimi yerine, radar tuzaklı hız ve yoğun alkol kontrolları dışındaki yükümlülüklerini son yıllarda unutan trafik polisinden, daha suçsuzdur otobüsün şoförü. 
Bu operasyonun sorumluluğunu üstlenen tur operatörünün, satın almacıları, ekstra turlarını üretip sattıran, araç hareketlerini izleyen bütün yöneticileri, yaşanan bu trajedinin gerçek sorumlularıdır. 
Ve ülkemize gelirken can ve mal güvenliklerini bizlere duydukları güvenle emanet eden, daha iyi bir yaşam için tatillerini Türkiye'de geçiren, sadece güneş ve deniz için değil, tarihimizi de yerinde görmek amacıyla hayatlarını kaybeden, değerli konuklarımız... Bu trajedinin gerçek kurbanları... Sizleri bu utanılacak düzensizliğimize kurban ettiğimiz için, ne kadar üzüntü bildirsek azdır. 
Umarız, kazanın hemen ardından olay yerine giderek inceleme yapan sayın Bakanımızın çalışmaları kısa sürede sonuçlanarak, sorumlular hakkında gerekenler yapılır. Kuşkusuz giden canların geri gelme olanağı yoktur. Ama yeni kurbanlar verilmesine engel olur. 
Bu arada sayın Günay'ı olaya kısa sürede el koyması nedeniyle kutluyor, hayatlarını kaybeden Rus vatandaşlarının cenaze törenlerine katılmak amacıyla bu ülkeye gitmesini, sektör adına Rus halkına üzüntülerimizi bildirmesini de bekliyorum. 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.