banner391
banner405

Hızla betonlaşıyoruz

ALANYA’DA ‘turizm’ kelimesini ilk duyanların telaffuzda zorlandığı, onun yerine ‘guruüzüm’ dediği yıllardan günümüze Alanya’nın yaşadığı betonlaşma süreci kimi kesimi memnun ederken, kimi kesimi de tedirgin ediyor. Alanya Araştırmacısı Oğuz Korum, Alanya’nın 1920’lerin, 30’ların, 40’ların kıyı kasabası olmadığını, turizm alanında tanınmasıyla ve nüfus artışıyla artık kent kimliğine büründüğünü söylüyor. Bununla birlikte ister istemez rant sahibi olanların memnun olduğuna değinen Korum, “Arsasını müteahhide verenler sevindi. Alanya’da yeri olmayan da, bu büyümenin Alanya’nın kültürel ve doğal yapısını bozduğuna inanıyor” diyor.

Hızla betonlaşıyoruz

banner404
 Tolga ŞİLİL
‘ALANYA’YA ÇİN SEDDİ YAPMIŞSINIZ’
1980’li yılların başında imar planı yapılırken turizm bölgeleriyle konut alanlarının ayrılması gerektiğine inanan Korum, “Dönemin Başbakanı Turgut Özal, Alanya’ya helikopterle havadan görerek gelmişti. Hiç unutmam, Kaymakam Aydın Güçlü ve Belediye Başkanı Cengiz Aydoğan’a ‘Alanya’yı çok yanlış inşa etmişsiniz. Alanya’nın ön tarafını Çin Seddi gibi çevirmişsiniz, arka kesimler hava alamıyor. Yapılaşma az katlı binalardan geriye doğru çok katlı binalara gitmeliydi’ diyerek Alanya’nın geleceğiyle ilgili çok güzel bir tespitte bulunmuştur” diyor.
‘AVRUPA’NIN FLORİDA’SI ALANYA’
Alanya’nın tarihini belgeleyen Oğuz Korum’un ‘75 Yılda Alanya-Olaylar ve İnsanlar’ kitabının 120’nci sayfasında ise 1953 yılında Damlataş Mağarası’nı ziyaret eden bir Yüksek Kimyager’in Alanya’nın yapılaşmasıyla ilgili şu ifadeleri yer alıyor:
Bu güzel vatan için içimden gelenleri yazmak bir bahtiyarlıktır.
Sağdan çarşı hududuna, soldan tersaneyi de içine almak üzere deniz mağarasına uzanacak geniş bir kordon, her iki hududu çevreleyecek geniş promenatlı geniş asfalt yollar ve bu yollardan sonra muntazam caddelerle şehir içi ana caddelerine başlanmış sıra sıra güzel evler, Kaleiçi’ne kale mimari tarzına dış bakımdan uygun planlı, modern iç tesisli evler veya yeşil sahalar, planlı, düz ve geniş veya kaldırımlı caddeleri, önüne serilmiş engin kumsalları ile vatanın ve hatta bu dünyanın en kıymetli ve güzel köşesi Alanya’yı yalnız vatanın değil yakın şarkın ve Avrupa’nın müstakbel Florida’sı yapabilir.
Öyle bir Florida ki azametli Toros silsilesi, yeşil ve karlı yaylalar, geniş plajlar ile sahile muvazi yolların kara tarafında sıra sıra otelleri ile azametli, geceleri ışıklarla süslenmiş Alaaddin Kalesi ve ılık Alanya koyu ile mis kokulu portakal, mandalina, limon, turunç ve muz bahçeleri arasında birleştirebilen yegane zengin ve engin geleceğin kışlağı.
‘İMAR VE İSTİMLAK ÇIKMAZI
İLE KARŞILAŞILMAMALI’
Yedi asırlık bir duralamadan sonra Alanya, uykudan uyanmış, ataletten kurtulmuş ve hamleye hazırlanmış olarak gözümüzün önündedir. Fakat bu hamle teenni tedbir ve birçok ileri görüşle uzun vadeli fakat esaslı olmalıdır. Bu hamlede ekonomik kalkınma ile baş başa gidecek olan imar işinin, son derece hassas ve titiz, ileriyi gören, esaslı planla atılacak sağlam temeller ile nesilden nesile intikal ettirmeyi, böyle bir işten birden her şeyi yapamayacağımızı, yapmak istediğimiz taktirde eser olamayacağını düşünerek hareket etmek gerektiği bilinmelidir. Bir neslin yapacakları tam ve eksiksiz olmalıdır. Gelecek nesil plansız bir imar ve istimlak çıkmazı ile karşılaşmazsa, devamını o yapar ve böylece tarihin bize bıraktığı muazzam eserler genişler, kuvvet, iman kaynağı, görgü önderi olur. Güzel Alanya’nın parlak istikbalini candan isteyen Sayın Galip Dere’ye gösterdiği yakınlıktan dolayı teşekkür eder ve sıhhatli, verimli bir hayat dilerim. 16 Mayıs 1953.
‘DENİZ MANZARASINA SAHİP
OLMAK HERKESİN HAKKI’
“Tüm şehir plancılarının, müteahhitlerin, mimar ve mühendislerin ortak paydasının, yaşanabilir, nefes alan, sağlam, Alanya’nın tarihi ve kültürel dokusunu koruyan mekan ve binaların yapılması olmalıdır” diyen Mimar Cemiyle Çakar ise “Zira bu değerleri yaşamak, deniz manzarasına sahip olmak herkesin hakkıdır” dedi.
'ŞEHRİMİZ ZARAR GÖRMEKTEDİR'
Alanya’da mevcut ruhsatlandırılmış binalarda, iskan müsaadesinden sonra yapılan eklentiler inanılmaz büyümekte ve karşımıza teras, çatı, dükkan ve normal kat eklentisi olarak çıkmaktadır. Bu durum, bunu yapanlar için de kar değildir ve uzun vadede zarardır. Dolayısıyla bilinçli hareket ederek bunların önüne geçilmelidir. Her ne kadar bina sahipleri bu eklentileri maddi kar elde etmek amacıyla yapsalar da şehrin dokusunu bozmuş olmalarından dolayı şehrimizin tanıtımına eksi katkıda bulunacağından, uzun vadede hem bina sahipleri, hem de şehrimiz zarar görmektedir.
‘BEKTAŞ ŞEHRİN ARKA YÜZÜ
DEĞİL, ÖN YÜZÜ OLMALIDIR’
Yeniden imar düzenlenmesi yapılmak suretiyle 3 katı geçmeyecek, en az 3 dönüm olmak üzere, geniş adalar oluşturulmalıdır. Mevcut imar kirliliği oluşturan bina ve arsaların sahiplerini mağdur etmeden şehir medeniyetine ve gelişmiş sosyal yapıya uygun yeni konut alanları geliştirilebilir. Bu anlamda Kütürüp ve Bektaş bölgeleri de şehrin arka yüzü değil ön yüzü olmalıdır.
‘KÖTÜ YAPILAŞMA PSİKOLOJİ BOZUYOR’
Ayrıca Alanya’da yeni imara açılacak olan alanlar bundan sonra, sosyal ve şehirleşme anlamında gelişim ve değişim süreci göz önüne alınarak dikkatle planlanmalıdır. Gelecek 50 yıl bu günden hesaplanabilmelidir. Sağlıklı mutlu ve refah bir hayat için doğru planlama şarttır. Kötü yapılaşma, kişilerin psikolojik durumlarını değiştirdiği gibi inşaatlarda yapılmış yanlış imalatlar da insanları sağlığından edebilmektedir.
‘YAPILAŞMA ÇOK ŞEY ANLATIR’
Zira bir şehrin kültürünü, o şehirde yaşayan insanların eğitim düzeyini, gelişmişliğini, ekonomik düzeyini, ülkeler arası gücünü, o şehrin şehir planına bakarak anlayabilirsiniz. ‘Bir şehri şehir yapan, o şehrin anıtları, köprüleri ve meydanlarıdır’ sözü, o şehre dışarıdan bakan gözlerin algısıyla ilgili bizlere çok şey anlatır” dedi.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.