banner391
banner405

Doğa harikası: İbradı

1800'lü yıllarda Alaiye (Alanya) sancağına bağlı bir kaza olan aydınlar kenti İbradı, Alanya'ya 125 kilometre uzaklıkta bulunuyor. İbradı, doğal güzellikleri ve sağlık veren rakımı nedeniyle son yılların en gözde yerleşim yeri

Doğa harikası: İbradı

banner404
 İBRADI'YA basın mensuplarıyla birlikte bir gezi düzenledik. Alanya Gazeteciler Cemiyeti’nden arkadaşlarımız ve aileleri ile birlikte İbradı’ya gittik. Öncelikle, İbradı’da olağanüstü yardımlarıyla bizlerin gönlünde yer alan İlçe Emniyet Amiri Sayın Gürcan Alev Beyefendiye ve ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İlçe Emniyet Amirliği binasını da gezip, ikram ettikleri çaylarını da büyük bir zevkle içtik. Binanın iç ve dış temizliği, intizamı da dikkatimizden kaçmadı. Polis arkadaşlarımız, oldukça nezih ve candandılar. Yalnızlık hissettirmediler. Bu arkadaşlarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum.
İbradı’da da adından sıkça söz ettiren İlçe Emniyet Amiri Sayın Gürcan Alev Bey’in, oldukça başarılı olduğunu ve halkın da sevgisini kazandığını bizzat gözlemledik. Gözlerimiz Belediye Başkanı’nı da aradı ama ne yazık ki görüşemedik. Kendisine bizzat telefonla haber vermiştim. İbradı'nın gelişmesi ve turizme kazandırılması, mutlaka ama mutlaka gerçekleştirilmelidir. İbradı’da yaşayanların sayısı gün geçtikçe aşağı çekiliyor. Olağanüstü doğal yapısının muhteşemliğine rağmen iş imkanı yok denecek kadar az. Bu yüzdendir ki, gençleri Antalya ili ve çevresine iniyorlar. Halbuki İbradı yeniliklere açıktır. Halkı aydınlar yetiştirmekte oldukça maharetlidir. Geçmişten bugüne kadar yetişen aydınların sayısı yazmakla bitmez ama ben yine de birkaç örnek vereyim. 
Prof. Muammer Aksoy, eski bakanlardan Ali Bozer, Sefa Giray, Opt. Dr. Dumlupınar Ağıldere (İbradılı Gazi İbrahim Hayrettin Efendinin oğludur), Prof Dr. Muhteşem Ağıldere, (Yine Merhum İbradılı İbrahim Hayrettin Efendinin torunudur). 
Daha niceleri bu satırlara sığmayacak kadar çoktur. İş adamlarımızdan, Duru Grubundan Yaşar Duru Beyefendi, Konya Çimento’nun Akdeniz Bayii Kemal Erdoğan Bey ve kardeşleri, Saraçoğlu Ailesi. Bu bahsettiğim kişiler İbradı’nın gelişmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar, okul da dahil olmak üzere. İbradı’da yerel seçimlerden bu yana fazla bir değişiklik ne yazık ki yok. Bir kaç sokak taşlanmış, göze çarpan kayda değer bir değişiklik yok. İşadamı Sayın Kemal Erdoğan Bey ve eşi bizi o güzel konaklarında ağırladılar. Tarihi değeri olan bu aile yadigarı “Yörük Ali Konağı'nı" gezerken adeta tarihi de yaşıyorsunuz. Konağın bahçesindeki o küçük hayvanat bahçesi ise doğayla ne kadar başbaşa kaldığınızı sizlere hatırlatıyor. Sayın Erdoğan Ailesi’ne de çok teşekkür ederiz. Duru Grubu Sahibi Yaşar Duru Beyefendi ve eşi de bizlere kapılarını açtılar. “Tarihi Evlerindeki“ tadilat nedeniyle oldukça yoğun olmalarına rağmen basını kabul edip, oldukça güzel bilgilerle arkadaşlarımızı aydınlattılar. Kendisine de çok teşekkür ediyorum. Bu arada, Ürünlü Köyü’ne de bir ziyaret gerçekleştirdik. Orada da Yüksek Mühendis Alim Doğan Özcivan Beyefendi’nin bilgilerinden yararlandık, kendisine de çok teşekkür ediyorum. Ürünlü’de kahvede oturup halkla sohbet etmek gerçekten çok güzeldi. Oradan da dünyada ikinci büyüklükte olan Altın Beşik Mağarası'na doğru yola çıktık. Yolları oldukça bozuk olan bu yolda ilerleyip, mağaranın yakınına geldiğimizde ise bir iş makinesi ve kamyonun yolu kapattığına tanık olduk. Arabalardan inip çalışanların yanına gittik. Kendileri yağmur suları için küng yerleştiriyorlardı. 5-10 dakikaya kadar çekiliriz dediler ama biz o güneşin altında en az 20 dakika bekleyebildik ve oradan ayrılmak zorunda kaldık. Bu nasıl bir düşünce tarzıdır ki, tatil günü turistlerin görmek için can attığı bu yol bir türlü yapılamamış. Hafta içinde erken saatlerde konulsaydı bu küngler, Ürünlü’ye kadar gelen basın mensupları ve turistler de resim ve görüntü alarak ulusal basına ve görsel medyaya iletip bu dünya harikasının tanıtımını bizzat yapardı.
Neyse ki oradaki vatandaşlarımız sayesinde CD’leri alarak, kısmen de olsa bu görüntüler kullanılacak. 
Kıymetli okurlarım, bilirsiniz her seçimde siyasiler bir çok söz verir. Halk bunları dinler, ama sonuçta çok az şey değişir. Genelde de yandaşlar bu konuda nemalanır. Ben özellikle basın mensubu arkadaşlarıma, hiç bir karşılık beklemeden, ufacık bebekleriyle birlikte gelerek, emek çeken tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız arkadaşlarım.
DOĞA HARİKASI İBRADI
Sizlere biraz da İbradı ve bizleri evlerinde konuk eden değerli dostlarımız hakkında bilgi vermek istiyorum. 
İbradı... Torosların tepesinde, kaderine terk edilmiş gibi duran bu ilçe, olağan üstü doğal yapısıyla insanları büyüler. Osmanlı döneminde çok sayıda kadı, paşa ve ulema yetiştiren İbradı’ya Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde de yer verilmiş ve 17. yüzyılda çok önemli bir yerleşim yeri olduğu notu düşülmüş. 
18. ve 19. yüzyıl boyunca, ilim, irfan, hem de zenginlik merkezi olmuştur. İbradı, tarihinde üç büyük yangın yaşamıştır. Özellikle 1889 yılındaki yangın, İbradı’nın mimari yapısında önemli bir yer tutan Kadı konaklarıyla birlikte bir çok ev de yanmıştır. Bu yangından sonra İbradı  yeniden İnşa edilmiştir. 1889 yılındaki yangın büyük olmasa da, 1861 yılındaki yangının sıcaklığı tüm Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırlarına ulaşmış. İbradılı Mustafa Efendi’nin konağında çıkan bu yangın, başlangıçta sıradan bir yangın görünümündeymiş. Yangından birkaç ay geçtikten sonra, olay meydana çıkmış. Bu yangın yalnız İbradı eşrafı değil, Osmanlı’nın üst düzey yöneticilerini de telaşa düşürmüştür. Osmanlı arşivlerindeki belgelere şunlar yansımış; 
“Alaiye sancağı dahilindeki İbradı kazası  
sakinlerinden Mustafa Efendi'nin evini ateşe veren Zeynep adlı siyah cariyenin mahalinde idam ve bu tür hadiselerin bir daha vuk'u bulmaması için iktiza eden bir tembih namenin kaleme alınarak bütün kazalarla, vilayetlere dağıtılması ve söz konusu tembih namenin, Ceride-i Havadis'te ilan edilmesi...”
Cariye Zeynep'in yaktığı ateş imparatorluğa yayılmıştı. Köleliğin tartışmalı olduğu o yıllarda, Mustafa Efendi’nin cariyesi Zeynep Hanım “İbret-i alem için“ idam edilmiş. İdam edildiği Arap Astık Kestanesi ağacının tahminen  yaşının ise 1000-1100 olduğudur. Zeynep Hanımın asıldığı bu kestane ağacı olağanüstü büyüklükte ve görkemli bir görüntüsü vardır. Halk arasında da bu ağacın adı  Arapastık Kestane ağacıdır.
YAŞAR DURU
Bizleri evinde restorasyon olmasına rağmen konuk eden Yaşar Duru Beyefendi, Duru Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanıdır. Yıllardır kullandığımız Duru sabunlarını Türkiye'ye sunan kişidir. Ticarete babasının yanında çalışarak atılıyor. İbradı'ya oldukça önem veren Yaşar Duru bugün 7 bin nar, 3 bin avokado, 400 portakal, 350 kayısı ağacından oluşan çiftliklere sahip. Ama İbradı gözünün bebeği, doğduğu toprak, ata memleketi ve hiç unutmuyor. Devletten vergi muafiyeti istemeden 3 milyon TL harcayarak İbradı'ya “Necla-Yaşar Duru Çok Programlı Lisesi'ni" yaptırdı. Yaşar Duru Bey, "İbradı’nın mesleği okumaktır. Ben ve benim yaşıtlarımın çektiklerini çok iyi bildiğim için, İbradı'ya yüksek okul yapılmasını düşündüm ve bu okulu yaptırdım." diyor. Yaşar Duru ve oğlu Tarık Duru İbradı’nın simgesi olan bağcılığın da gelişmesi için ellerinden geleni yapmışlardır. İbradı’nın sosyal ve kültürel gelişmesi için de halen bir uğraş veriyorlar. 
Ve Yaşar Duru, "Aydın, okumayı seven bir çok ilim ve bilim adamı yetiştirir İbradı" diyor ve ekliyor: "Rahmetli Prof. Muammer Aksoy, eski bakanlardan Sefa Giray ve Ali Bozer gibi bir çok örnek verebiliriz." 
Yaşar Duru ve eşine bizleri misafir ettikleri için teşekkürler.
KEMAL ERDOĞAN
Kemal Erdoğan Bey, Antalya’da, Konya Çimento Akdeniz Bölge Bayiliği yapıyor. Hazır Beton ve İnşaat Malzemeleri üzerine şirketleri var. İbradı’dan hiç kopmuyor, ata ocağını terk etmeden, Antalya ve İbradı’da yaşıyor. 3 tane de üzüm bağı var. Bizleri Yörük Ali Konağı’nda ağırladı. Bu konağın içi kadar, bahçesi de çok enteresan. Kemal Erdoğan Bey, hobi olarak keklik, sülün gibi kuşları besliyor ve bunları İbradı’ya gelen misafirlerin de görme olanağı olabiliyor.  
İbradı’ya gelenlerin çoğunluğu bu Konağı, tarihi yaşayarak gezip görüyor. Konağın içi adeta yaşayan bir tarih, gezip görmek gerekli. Bahçesi de bir o kadar enteresan… Hayvanat bahçesi, meyve ağaçları, hepsi bir uyum içinde. Bu konakta yediğimiz kavurmanın da lezzeti hala damaklarımızda. Kemal Bey bizler için bizzat kendi eliyle yaptı kavurmayı, eşi ise harika bir bulgur pilavı ve mevsim salatasıyla soframızı süsledi. Meyve var mıydı diye sorarsanız, bahçedeki meyvelerden ellerimizle kopartıp yedik. İbradı'da taze fındığın da tadı bir başka oluyormuş. İbradı’da, tarihle iç içe böyle güzel bir bahçede bizlere oldukça güzel anlar yaşattılar… Erdoğan Ailesi’ne teşekkür ederiz…
ALTIN BEŞİK MAĞARASI
Dünyada ikinci gelen bu mağaranın ölçülebilen bölümü 2 bin 600 metre. Aslında bilim adamları bu mesafeyi ölçmüşler, daha ileri gitmek de mümkün, ama oldukça riskli. Ziyaretçiler ise 100-150 metre gezdiriliyor. Henüz tam olarak turizme açılmış değil, ama gezmek mümkün. Mağara Ürünlü Köyünde. Gidiş yolundaki manzara enfes, seyretmeye doyamazsınız. Ürünlü köy halkı pansiyon olarak evlerini çok uygun ücretlerle açıyorlar. Mağaranın girişi de ayrı bir manzara ve renk. İnsan saatlerce seyretmek istiyor. İçerdeki sarkıtlar ise yine çok değişik duygular yaratıyor kafanızda, geçekten görmeye değer. Meyve ve sebzesi eksik olmayan bu Ürünlü köyünde tatil yapmak da ayrıca bir güzellik.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.