banner391
banner405

Alman acentelerde Türkiye karamsarlığı

Raffinesse Travel'ın sahibi ve Almanya Seyahat Acenteleri Birliği Diş İlişkiler Komisyonu Üyesi Hikmet Atilla, Türkiye'deki koşulların bu şekilde devam etmesi durumunda çok sayıda otelin iflasla yüzyüze geleceğini belirtti. Bakanlıkların ve turizm örgütlerinin bir komisyon kurarak harekete geçmesi gerektiğini ifade eden Atilla, "Her şey fiyat odaklı değil. Güvenli görülemeyen bir destinasyonu bedava sunsanız dahi kimse gitmez" değerlendirmesini yaptı

Alman acentelerde Türkiye karamsarlığı

banner404
2015 sezonunda, Almanya hariç, hemen tüm pazarların eksi yazdığını belirten Hikmet Atilla, “Kısa süre önce Alman tur operatörleri ile birlikteydim. 2016'nın Türkiye'de daha kötü geçeceğini düşünüyorlar. Bu bir algı meselesi. Türkiye'ye ilişkin algıyı değiştirmek gerekiyor. Ülkedeki ilgili tüm bakanlıklar, yurt dışına giderek tur operatörleri ve dışişleri bakanlıkları ile görüşmeliler. Örneğin bazı tur operatörleri Doğu ve Güneydoğu ile Karadeniz turlarını iptal etti. Doğu ve Güneydoğu'da bir çatışma ortamı var, anlaşılabilir. Fakat Karadeniz'de ne sıkıntı var da sen turları iptal ediyorsun? Dahası, İstanbul'u bile 'tehlikeli bölge' olarak ön plana çıkardılar.” dedi.
BAKANLIK DEVREYE GİRİP, 'O YAZIYI KALDIR' DEMELİ
Batı ülkelerindeki tur operatörlerinin kendi ülkelerinin dışişleri bakanlığı sayfalarını takip ederek bu kararları aldıklarını ifade eden Atilla, “TC Dışişleri Bakanlığı'nın devreye girerek, 'O sayfadaki yazıyı kaldır. Çünkü ben güvenliksiz bir bölge değilim' demesi lazım. Şu ana kadar Türkiye'de hangi turist bu tip olaylarla karşılaştı? Dışişleri ve Kültür ve Turizm  bakanlıkları ile elçiliklerin koordineli bir şekilde çalışması gerekiyor bu konuda. Türkiye ile ilgili oluşan algıyı oturduğumuz yerden değiştiremeyiz” şeklinde konuştu.
Hikmet Atilla, uçak şirketlerinin 2016 uçak planlamaları ve Türkiye'deki olaylar nedeniyle fiyat baskısı yapıp yapmadığı şeklindeki sorumuza ise şu yanıtı verdi:
BORA JET ALMANYA PAZARINA GİRDİ
"Aldığım bilgiye göre Borajet Almanya pazarına girdi. Bununla birlikte bir hava yolu şirketi daha Almanya'da Türkiye'ye dönük koltuk kapasitesini arttırdı. Bu kapasiteleri tur operatörleri de kullanacak, ancak ne kadar süre? Adamlar belli bir riske girip koltuk alıyor. O koltukları doldurabilmeleri için ise Türkiye'ye dönük algının değişmesi lazım. İşte burada Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın devreye girmesi gerekiyor. Tur operatörü ve uçak şirketi bu riske giriyorsa, biz de daha değişik çalışmalar yapmalıyız."
HER ŞEY FİYAT ODAKLI DEĞİL
Her şeyin fiyat odaklı olmadığını ifade eden Hikmet Atilla, “İnsanların kendini güvende hissetmediği bir destinasyonu bedavaya verseniz kimse gitmez. Bu nedenle otelciler 2016 yılında fiyat kıracaklarına bakanlık ve diğer turizm örgütleriyle bir komisyon kurarak yurt dışında çalışma yürütsün.” tavsiyesinde bulundu.
AVRUPA'DAKİ TUR OPERATÖRLERİ DESTEKLENMELİ
Türkiye'nin BDT ülkelerindeki charter uçak şirketlerine verdiği desteğin aynısını Avrupa'dakilere de vermesi gerektiğini savunan Atilla, Almanya'nın turizmin başladığı günden beri Türkiye'yi destekleyen bir pazar olduğuna işaret etti. Alman tur operatörlerinin her zaman Türkiye'yi desteklediğini kaydeden Atilla, “Oradaki Türk tur operatörleri destek alamadıkları için battılar. Bu nedenle ben bu desteğin Rusya pazarının yanında Türkiye'yi destekleyen Avrupa'daki tur operatörlerine de yapılması taraftarıyım. Mısır her sene kriz yaşıyor ve her sene krizleri aşıyor. Bunu, destekler sayesinde başarıyor. Tur operatörlerini yakın markaja almış durumda.” değerlendirmesini yaptı.
Peki hemen tüm pazarlarda düşüş yaşanırken Almanya'daki talep artışı ne anlama geliyor? Otelcilerin fiyat kırmasının buradaki rolü ne? Hikmet Atilla, sorumuza şu yanıtı veriyor:
OTELCİNİN YAPTIĞI FİYAT İNDİRİMİ TATİLCİYE YANSIMIYOR
"Bence yükselişin nedeni fiyatlardaki düşüş değil. Temmuz ayında Almanya'daydım ve oradaki acenteleri dolaştım. 'Türkiye'deki oteller fiyat kırıyor, bu size yansıyor mu?' diye sordum. Aldığım yanıt, 'Hayır, Türkiye'deki fiyat düşüşleri bize yansımıyor' oldu. Yani buradaki fark da tur operatörünün cebine giriyor. Düşük fiyat tüketiciye yansımıyor. Dolayısıyla, Almanya'daki durumun 2016'da da bu yılki gibi devam edeceğini düşünüyorum."
HİNDİSTAN'DA ATATÜRK CADDESİ VAR
Türkiye'deki koşulların bu şekilde devam etmesi durumunda turizm sektörünün daha da kötüye gideceğini vurgulayan Hikmet Atilla, “Şu anda sınırlarımızda ciddi sorunlar var. Rusya ile karşı karşıya geldik, NATO da işin içinde. Bu sorunlar nasıl çözülecek bilmiyorum. Bizim yeni pazarlar elde etmemiz lazım. Geçenlerde Hindistan'daydım. Otobüste bir baktım, 'Mustafa Kemal Atatürk Caddesi' yazıyor. Kentin en işlek caddesi ve orada Hindistan başbakanının evi var. O insanlara sordum 'Mustafa Kemal'i tanıyor musunuz?' diye, tanımıyorlar. Biz mesela o caddeyi kullanarak her yıl bir Türk haftası veya Mustafa Kemal haftası düzenleyebiliriz. 1.2 milyar nüfusuyla, müthiş bir potansiyel barındırıyor Hindistan. Çok da uzak değil, 4-4.5 saatte Hindistan'dan direkt uçuş var. "
Alternatif pazarların yaratılması durumunda Ege bundan nasıl beslenebilir? Atilla bu başlıkta şu noktaların altını çiziyor:
EGE'DE HER ŞEY DAHİL YA OLMAMALI, YA DA SINIRLI OLMALI
"Türkiye'nin resort bölgelerinde ağırlıklı olarak her şey dahil konsepti var. Ege bölgesinde bu konseptin ya uygulanmaması ya da sınırlı olarak uygulanması gerekiyor. Küçük kapasiteli otellerin her şey dahilden uzak durarak standartlarını yükseltmesi ve Ege'nin kültürel mirasının öne çıkarılması gerekiyor. Ancak bunu yapamıyoruz. Fuarlarda neredeyse Efes'in tanıtımını bile yapmaz noktaya geldik, ki Efes UNESCO'ya girdi. Yani, Ege bölgesini kültür ağırlıklı bir destinasyon olarak piyasaya sürersek alternatif pazarları da otomatikman yaratmış oluruz."
OTELCİLER ÇOK BORÇLU, İFLASLAR YAŞANABİLİR
Koşulların değişmemesi durumunda bu yıl ve önümüzdeki yıl iflaslar olacağını kaydeden Hikmet Atilla, otel yatırımcılarının ciddi bir borç yükü altında olduğuna dikkat çekti. Atilla, “Otelcilerin bankalara yüklü miktarda borçları var. Dahası, bunun iki katı da şahıslara borcu var. Bu yıl güçsüz oteller ya kiraya verilmek ya da satılmak üzere ilan vermiş durumdalar. Dolayısıyla bu sene de iflaslar bekleyebiliriz. Böyle devam ettiği taktirde küçük oteller yaşama şansı bulamayacak.” dedi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
oğuz özçelik - 1 yıl önce
size "karşı" olmak zorunda değil ama herkes kendinden yanadır. fiyat kırmak için, hiç bir fırsatı kaçırmayıp, türkiyeyi "riskli bölge" ilan edenler, suriyeli göçmenleri geri gönderebilmek için, türkiyeyi "güvenli bölge" ilan etmekte mahsur görmezler.