GÜNLÜK hayatta çok sık duyduğumuz bir terim olan sinir, boyun bölgesinden kola ve bel bölgesinden bacaklara giden sinirlerin geçtikleri yollarda herhangi bir sebeple baskıya uğramasıdır. Sinirler beyinden aldıkları emirleri kollara, bacaklara ve vücudun diğer kısımlarına taşırlar. Sinirler aynı zamanda deriden aldıkları duyuları da üst merkezlere taşırlar. Sinirler ve beyin arasında omurilik vardır. Bir anlamda omurilik omurganın içinde beynin bir uzantısı gibidir. Omurilikten kol ve bacaklara veya vücudun başka bölgelerine giden sinirlere çevresel sinirler adı verilir. Her bir sinirin içinde beyindeki emirleri hedef organlara taşıyan ya da derideki duyuları omuriliğe oradan da beyne ulaştıran milyonlarca sinir lifi vardır.
Sinirler milyonlarca sinyali vücut boyunca taşırlar. Bir sinir lifi kablo gibidir. Bu kabloların milyonlarcası başka bir kablo oluşturur.  Beyindeki elektriksel iletiler lifler yoluyla kaslara iletilir. Ya da derideki bir duyu sinir lifi aracılığıyla omuriliğe oradan da beyne taşınır.
Bu iletim elektriksel bir akım yoluyla yapılır. Bu iletimin sağlıklı olması için sinir lifleri sağlam olmak zorundadır. Eğer herhangi bir nedenle sinire dışarıdan bir baskı olursa yani sinir sıkışırsa sinir içindeki bu akım yavaşlar ya da durur. Sinirin beslenmesi engellenir, sinir hücrelerinin ve liflerinin bir kısmını kaybeder. Eğer geriye dönüşüm olmazsa sinir lifleri ölür. Çok sayıda sinir lifi kaybedilmişse kaslara yeterli uyarım gitmez, kas kasılmalarında sorunlar başlar, kas yeterince kuvvet üretemez. Deri duyusu üst kısımlara taşınamaz.

SEBEPLER NELERDİR?
Omurgadaki sinirler en çok disk fıtıkları, kemik çıkıntılar ve omurganın kanallarındaki daralmaları ile sıkışır. Çevresel sinirleri sıkıştıran ve sıkıştırma potansiyeli olan daha birçok neden vardır. Dar anatomik kanallar (Karpal tünel sendromu), tekrarlayan travmalar, alçılar, ameliyat kalıntıları, kırık iyileşmesi ile ortaya çıkan dokular bunların bazılarıdır. Bazen sinirler seyirleri boyunca birden fazla yerde sıkışabilirler. Örneğin ele giden bir sinir hem boyunda hem el bileğinde sıkışabilir, bu durumda sinir lezyonu daha da ağır seyreder. Sıkışma ne kadar uçta olursa geriye dönüşüm o kadar zor, olumsuz değişiklikler o kadar erken başlar.

BELİRTİLERİ NELERDİR?
En önemli belirti ağrıdır. Ayrıca uyuşma, kuvvet kaybı, terlemenin artması veya azalması gibi belirtiler olur. Ayrıca soğuk ve sıcaktan daha fazla etkilenme görülebilir.

TEDAVİ
Sinir basısı bel bölgesinde ise yatak istirahati 2–3 günü geçmemeli ve erken dönemde gündelik yaşama geçme ve egzersizlere başlama sağlanmalıdır. Belirli hareketlerle ağrılarda artma oluyorsa o hareketler kısıtlanmalı, bel korunmalı ama yatağa bağımlı hale gelip günlük aktiviteler kesintiye uğratılmamalıdır. Boyunda ise muhakkak ortopedik yastık kullanılmalıdır. Fizik tedavi, traksiyon, bel ve boyun egzersizleri, ultrason uygulamaları kısa süreli rahatlama sağlayabilen uygulamalardır. Erken dönemde tekrar hareketli yaşama dönebilmek için egzersizler ve uygulama teknikleri çok önemlidir. Hareketsizlik, hareket etmede kısıtlılık bel ve boyun ağrısı tedavisini olumsuz etkileyen en önemli durumlardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hüseyin kaymak 1 hafta önce

iyi günler .Erkan Bey
benim esim boyun agrilarindan cok rahatsiz.
bastan asagiya dogru inen 5 kemikteki omurdaki sikisma nedeni ile icindeki sinirler hareket edemediginden cok siddetli bas,omuz, kolun üst tarafi ile bele inen bölgedeki asiri agrilardan yataklarda yatmak zorunda kaliyor,bu tesbit cektirdigimiz MRT ,den buldular, yillardr gittigimiz bir cok doktor bu rahatsizliga bir cözüm bulamadi sonuc olarak bize söyledikleri, bu iyilesmesi mümkün olmayan ve amaliyati mümkün olmayan bir rahatsizlik dediler, bugüne kadar yaptiklari sadece ilc tedavisi oluyor onunda bir faydasi olmuyor.
Bu durumda ne yapmaliyiz,
biz size bu sekilde geldigimizde siz nasil bir tedavi sekli uygulayarar bu hastaliga bir cözüm bula bilirsiniz, iyilesme orani yüzde kac olabilr.
vereceginiz cevap icin simdiden tesekküe ederim.
hüseyin kaymak.

banner452

banner418

banner407

banner449

English Russian

banner453

banner381

banner344

banner386

banner349