banner391
banner405

Aspendos Antik Tiyatrosu’na ‘mutfak mermeri’ döşendi!

Restorasyonda facia ötesi: Antalya ili Serik ilçesinde bulunan Aspendos Antik Tiyatrosu’na ‘mutfak mermeri’ döşendi! Dünyanın en önemli kültürel varlıklarından Aspendos Antik Tiyatrosu’ndaki basamaklar ve oturaklar orjinal koyu gri yerine beyaz mermer kullanılarak restore edildi.

Aspendos Antik Tiyatrosu’na ‘mutfak mermeri’ döşendi!

banner404
Bir restorasyon rezaleti
İlgili Galeriye Git
 Restorasyonda facia ötesi:  Antalya ili Serik ilçesinde bulunan Aspendos Antik Tiyatrosu’na ‘mutfak mermeri’ döşendi!  Dünyanın en önemli kültürel varlıklarından Aspendos Antik Tiyatrosu’ndaki basamaklar ve oturaklar orjinal koyu gri yerine beyaz mermer kullanılarak restore edildi. 

Antalya ili Serik ilçesinde bulunan tiyatro, restorasyon için yedi sekiz ay kapalı tutulmuştu. Restorasyon Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildi. Tiyatro, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday.

‘ÇOK ÜZÜCÜ’

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, Aspendos’taki restorasyonu gördüğünde çok üzüldüğünü belirterek son zamanlarda ülkemizde restorasyon faciaları yaşandığını, hatta bunların birkaçının, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın müdahalesiyle elden geçirildiğini kaydetti.

Yavuz, “Tabi ki bunlara müdahil olunuyor, birtakım düzeltmeler oluyor ama Aspendos’ta yaşadığımız da çok üzücü” dedi.

MUTFAK MERMERİ GİBİ

Aspendos’taki tadilatta oturak yerleri ve merdivenlerin beyaz, mutfak mermeri tarzında kaplandığını kaydeden Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü: “Aspendos’un taşının rengi koyu ve açık gri. Tabii ki bunu bilim adamları ve işinin ehli kişiler daha iyi bilecektir ama bir izleyici, turizmci ve kokartlı bir rehber olarak şunu söyleyebilirim; girdiğiniz anda restore edilen yerin göze çarpmaması gerekir. Zaten restorasyonda amaç budur. Siz oraya gittiğinizde zaten direkt o bembeyaz mermerleri görüyorsunuz ki çok can sıkıcı. Tiyatronun resmini bize vermeyen bir görünüm çiziyor. O yüzden çok üzücü buldum.”

“O basamaklar yokken tiyatronun görünümü çok daha iyiydi” diyen Yavuz,  ortaya çıkan manzarayı ‘çok zavallı bir görünüm’ diye niteledi.

SİDE ANTİK KENTİ NEREDEDİR?

Antalya'nın 78 km doğusunda yer alan Side antik kenti ve 5 km yakınında bulunan Manavgat Şelalesi Akdeniz'e gelen turistlerin yoğun olarak konaklama yaptıkları önemli bir tatil merkezi. Eski Pamfilya'nın doğal bir limanı olan ve nar anlamına gelen Side, Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın Romalı komutan Antonius ile buluşarak havuzda yıkanıp gün batımını seyrettiği yer olarak da biliniyor. Side, Lydia, Pers İskender ve Roma döneminde ticaret merkezi olarak ün salmış, özellikle Roma döneminde Akdeniz'in en büyük köle pazarı olarak ünlenmiş. 

ASPENDOS TİYATROSU NEREDEDİR?

Antalya - Alanya karayolunun 44. km.sinden kuzeye dönen yolun 2. km.sinde yer alan Aspendos, sadece Anadolu'nun değil tüm Akdeniz dünyasının en iyi korunan Roma Dönemi tiyatrosuna sahip olmasıyla ünlüdür. Şehir, bölgenin en büyük nehirlerinden Köprüçay (Antik Eurymedon) yakınlarındaki tepe düzlüğünde kurulmuştur. İ.Ö. 5. y.y.da basılmış sikkelerinde adı Estvediys olarak geçer. Anadolu kökenli bu ad, şehrin çok eskilerden beri yerleşim gördüğünün kanıtıdır.

Antalya - Alanya karayolunun 44. km.sinden kuzeye I dönen yolun 2. km.sinde yer alan Aspendos, sadece Anadolu'nun değil tüm Akdeniz dünyasının en iyi korunan Roma Dönemi tiyatrosuna sahip olmasıyla ünlüdür. Şehir, bölgenin en büyük nehirlerinden Köprüçay (Antik Eurymedon) yakınlarındaki tepe düzlüğünde kurulmuştur. İ.Ö. 5. y.y.da basılmış I sikkelerinde adı Estvediys olarak geçer. Anadolu kökenli 1 bu ad, şehrin çok eskilerden beri yerleşim gördüğünün I kanıtıdır. Akdeniz ile ulaşımını ve gelişmesini i yakınındaki nehre ve dolayısıyla çevresindeki bereketli i topraklara borçlu olan Aspendos'ta bugün çoğunlukla M tiyatro ve su yolları ziyaret edilir. Şehre ait diğer yapıların kalıntıları ise tiyatronun yaslandığı tepenin düzlüğünde yer alır.
İ.Ö. ö.y.y.da Pers egemenliğini yansıtan sayfalar ilginçtir. Tarihçiler şehrin yakınlarında akan nehrin kenarında İ.Ö. 467 yılında Yunanlılarla Persler arasında geçen, Eurymedon savaşı adıyla anılan  savaşta Yunan tarafının kazandığından bahseder. Aspendos, Büyük İskender'e hileli yollarla direnme göstermeye çalışsa da sonuçta teslim olup, şehirde yetiştirilen ünlü atlar ve altın karşılığındaki vergi borcunu kabul etmişlerdir.

İskender'in ölümünden sonra Ptolemaios egemenliğine giren şehrin, en parlak dönemi şüphesiz, ünlü tiyatro ve su yollarının inşa edildiği Roma İmparatorluk dönemidir. Aspendos Tiyatrosu, gerek mimari özellikleri gerekse iyi koruna gelmişliği ile Roma Devri tiyatrolarının günümüzdeki en seçkin temsilcilerinden biridir. Tanrılara ve devrin imparatorlarına adanan yapı, Roma tiyatro mimarisinin ve yapım tekniğinin son çizgilerini sergiler. Devrinin görkemli yapılarından biri olan Aspendos tiyatrosu 15-20.bin kişi alabilmekteydi, imparator Marcus Aurelius devrinde (i.S. 161-180) Theodoros'un oğlu mimar Zeno tarafından inşa edilmiştir. Girişin iki yanında Grekçe ve Latince yazıtlardan Curtius Crispinus ve Curtius Auspicatus adlı şehrin zengini iki kardeş tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Tiyatronun yanında şehrin ziyaret edilebilir en önemli kalıntıları suyollarıdır. Aspendos suyolu sistemi antik suyollarının günümüze dek koruna gelmiş en iyi örneklerinden biridir. Genel görünümü, yaklaşık 1 km. uzunluğundaki kuzey-güney konumlu kemerli köprünün her iki ucundaki su basınç kuleleri oluşturur. Şehrin suyu tepede yer yer görülebilen ana kayaya oyulmuş armut şekilli sarnıçlarda toplanırken, i.S. 2. ve 3.y.y. larda tüm yapılarla beraber su yolu sistemi geliştirilerek suyun daha düzenli elde edilmesi başarılmıştır. Tiyatronun yaslandığı, yer yer sur duvarları ile çevrili tepenin üzerinde ise şehir merkezinin yapıları olan agora, bazilika, anıtsal çeşme, meclis binası ile anıtsal tak, cadde ve Hellenistik tapınak, görülmesi gerekli kalıntılardır.

Böylesine ufak bir ölçekte bir kentin Akdeniz dünyasının en geçerli parasını basması ve anıtsal yapılarla donanması ekonomisindeki rahatlıkla açıklanabilir. Şehir ekonomisini ayakta tutan en önemli ihraç ürünü bugün kurutulup pamuk tarımında kullanılan, yakınlarındaki Kapria gölünden elde edilen tuzdur. Diğer ihraç ürünleriyle beraber ulaşıma elverişli nehir aracılığıyla diğer Akdeniz pazarlarına gönderilen tuz, şehrin en önemli gelir kaynağıydı. Ayrıca bağcılık ve buna bağlı olarak şarapçılık, zeytin ve zeytinyağı ile diğer tahıl ürünleri ve yaş meyve şehrin tarıma dayalı diğer ihraç ürünleriydi. Tarihçiler Aspendos'ta yetiştirilen atların tüm Yakındoğu ve Akdeniz dünyasının en aranır atiarı olduğunu yazarlar. Ayrıca kilim ve benzeri tekstil ürünleri ile limon ağacından yapılmış mobilyaların başta Roma olmak üzere diğer Akdeniz merkezlerinin de en aranılır hediyelik eşyası olduğu kaydedilmektedir.

Aspendos Bizans ve Selçuklu dönemlerinde varlığını sürdüren şehirlerden biridir. Ünlü tiyatroda Selçuklu dönemi onarım izlerini özellikle dış cephe ortasındaki anıtsal kapı eklentisinde ve cephesindeki koyu kırmızı zigzag desenli sıva kaplamada görmek mümkündür. Selçuklu sultanlarının konakladıkları, kervansaray olarak düzenlendiği düşünülen sahne binasının günümüze dek sağlam kalabilmesinin en önemli nedeni de bu Selçuklu onarım ve korumacılığına bağlanır. Ulu Önder Atatürk 1930 yılında burayı ziyaret etmiş, "onarılıp yeniden kullanılması" için direktifler vermiştir.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
başlık yanlış!!! - 1 yıl önce
restorasyon rezaleti değil (ülkeyi) yönetim rezaleti!!! hangi alanda uluslararası seviyede iş yapıyoruz ki restorasyonu doğru yapalım? ne demişler layık olduğunuz şekilde yönetilirsiniz!!! böyle halk ve yöneticiler olduktan sonra sonumuz yunanistan gibi olacak bu gidişle! hep birlikte batacağız!