banner391
banner405

Yeni yılda zamanla savaşmayın anı yaşayın

Her yeni yıl, kendisi gibi yeni istekleri ve planları da beraberinde getiriyor. Ancak uzmanlar geçmiş takıntısından beslenerek ortaya çıkan gelecek kaygısına dikkat çekiyor

Yeni yılda zamanla savaşmayın anı yaşayın

banner404
YENİ yıla girerken herkesin sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmeyi dilediğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Gelecek kaygısı her bireyde var olan, ancak derecesi kişiye ve yaşadıklarına göre değişen özel bir durumdur. Bu kaygı bireyin hayatının merkezine yerleştiğinde birtakım psikiyatrik sorunları beraberinde getirebilir” diyor. Geçmişe takılıp kalmanın geleceği nasıl ve ne yönde etkileyeceğini anlatan Karabulut, yeni yılda yaşanılan ana konsantre olmanın tüyolarını paylaşıyor. 
Her yılbaşında biten yılın izleri devam ederken yeni hedefler, istekler ve planlar yapılıyor. Geçmişe takılıp kalmak ise gelecek üzerinde büyük rol oynuyor. Yeni yıl ile beraber geçmiş takıntısından kurtulup geleceğe odaklanmak gerektiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Kendinizi sürekli geçmişten dolayı önlem alır halde buluyorsanız, kendiniz dışında etrafınızdakilerin de sizin istediğiniz şekilde önlem almasını bekliyor ve almadıklarında tahammül edemiyorsanız gelecek kaygısı duyuyor olabilirsiniz” diyor. Karabulut, bedensel olarak da nefes alamama, kalp çarpıntısı ve bayılma hissi gibi durumlar yaşayan kişilerin risk altında olabileceğini ve bir uzmana danışması gerektiğini dile getiriyor.

Anı yaşamak için uzun vadeli planlar yapmayın Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Geçmişin izleri, deneyimler, travmalar, yaşanılan her şey bugünkü bizi biz yapan şeylerdir. Gelecek kaygısı herkeste farklı miktarlarda vardır. Önemli olan geçmişte yaşanılanlardan öğrenmek, değiştirmek-dönüştürmek, stratejiler belirlemektir. Bunu iyi yapabilen kişiler, gelecek için çok daha az kaygılanacaklardır” diyor. Yaşadığımız ana konsantre olabilmenin geçmişle gelecek arasında sağlıklı bir köprü kurabilmekle mümkün olduğunu vurgulayan Karabulut, “Kendinize; dün neredeydim, yarın istediğim yerde olabilmek için bugün nerede olmalıyım gibi sorular sorun” diyor. Hayatta sürekli beklenmedik şeyler olabildiğini hatırlatan Karabulut, bu nedenle kafamızdaki gelecek senaryolarından, tahminlerinden, uzun vadeli planlardan kurtularak hayatın gerektiği şekilde anı yaşamak gerektiğini söylüyor.
Anı yaşayanların daha az kaygılı olduğundan ve hatta gamsız göründüğünden bahseden Karabulut, “Anı yaşayan kişiler yaşadıkları andan keyif aldıkları için akıllarındaki negatif olasılıklar daha azdır ve daha mutlu olurlar. Tahminlere ve planlara göre hareket edenler ‘ya ... olursa’ kaygılarıyla yaşarken, anı yaşayanlar ‘Haydi şimdi ne yapıyoruz?’ derler” diyor. Gelecek kaygısı olan kişilerin ihtimal ve olasılıkları düşünmekten hareket edemediğini anlatan Karabulut, “Gelecek kaygısı duyanlar yaptıkları işlerin çoğundan zevk alamazlar, çaresiz hissederler, her şeyi kontrol etmek isterler ama olmaz. Geçmişe takılanlar ise genelde mutsuzdurlar, zihinleri hep meşguldür. Her bir olayı geçmişte yaşanmış başka bir olayla kıyaslarlar, benzetirler, bağlantılar kurarlar ve ilerleyemezler” diyor.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.