banner391
banner405

Yağlanmayı artırıyor!

Son 20 yıldır hazır gıdalar, paketlenmiş besinlerin artışından sonra katkısız yiyecek tüketmenin nasıl bir şey olduğunu unutur olduk. Ancak paketlenmiş, raf ömrü uzatılmış bu besinlerin hatta tuzlu krakerlerin bile içinde gizlenmiş şeker bulunuyor. Böylece farkında olmadan devamlı olarak şeker alıyoruz. Vücuda devamlı insülin pompalanmasının sonucu olarak insülin direnci başlıyor ve masa başında büyütülen göbeklerle karşılaşıyoruz.

Yağlanmayı artırıyor!

banner404
BESLENME uzmanı ve diyetisyen Serkan Tutar, insülin hormonunun kilo kontrolünde işlevi en önemli, anahtar hormonlardan bir tanesi olduğunu söyledi. Özellikle göbek bölgesindeki yağlanmanın temel nedeninin fazla yemek değil yanlış ve düzensiz şekilde yemek olduğunu belirtti.Dyt. Serkan Tutar insülin ile ilgili hürriyet.com.tr'ye şu bilgileri verdi; Karbonhidratı yüksek olan besinlerin tercih edilmesi karın bölgesindeki yağlanmanın temelidir. Bu nedenle siz bazal metabolizma hızınızın altında bile kalori alsanız karın bölgesinin yağlanmasını engelleyemezsiniz.

KARIN BÖLGESİNDE YAĞLANMA VARSA İNSÜLİN SEVİYESİNE DİKKAT

Karın bölgesindeki yağlanmanın temeli insülin hormonu seviyesindeki dengesizliktir. Eğer gün içerisinde “poğaçanın ucundan bir parça”, “bir-iki lokma”, “üç-beş tane atıştırılan kuru meyve” gibi besinleri gözardı ediyorsanız yanlış yapıyorsunuz. Çünkü kan şekerini yükselten tüm besinler insülin seviyesinin de artmasına neden olur.
Bu durumda uzun vadeli şeker hastalığını tetikler aynı zamanda karın bölgenizi yağlandırır. Gün içerisinde sürekli olarak atıştırmak çok doğru bir tercih olmamakla birlikte hiç ara öğün yapmamakta doğru değildir. Sabah kahvaltınız ile öğle yemeği arası 3 saatten uzun değilse ara öğüne ihtiyacınız yoktur. Ama 4 veya daha fazla saat fark var ise bir ara öğün ekleyebilirsiniz.

AKŞAM YEMEĞİNDEN ÖNCE BİR ARA ÖĞÜN ŞART

Öğle yemeği ile akşam yemeği arasında en az bir en fazla iki ara öğün yapılmalıdır. Uyku saatinden 3 saat öncesinde yemek ve içmek bırakılmalıdır. Bu şekilde insülin seviyesi en sağlıklı şekilde artıp azalır. Eğer bunlara herhangi ekstra bir ara öğün eklerseniz uzun vadede insülin seviyenizde dengesiz dalgalanmalara neden olur.
Bu nedenle günde en az 4 en fazla 7 öğün yapılmalıdır. Ayrıca ara öğünlerin en önemli etkisi bir sonraki ana yemekte tüketilen besinlerin daha az olmasını sağlar. İngiliz Daily Mail Gazetesi'nin internet sitesi de yayınladığı haberde şeker bağımlılığının zararlarını ve kurtulmanın yollarını anlattı. Özellikle bu besinlerden uzak durarak şeker bağımlılığınızı yok edebilirsiniz.

BU BESİNLERDEN UZAK DURUN
BEYAZ UN

Tahıllar beslenme piramidinin en altındadır ve en çok onları tüketmemiz gerekir ancak tahıllar öğütülüp beyaz una dönüştürüldüğünde bir çeşit şekere de dönüşmüş sayılırlar. Vücut tarafından hemen emilip kan şekerini hızla yükselten beyaz un da bir çeşit basit karbonhidrattır.
İşte bu yüzden pasta, börek, çörek gibi beyaz unlu mamüller tükettiğinizde hemen vücudunuz tarafından emildiği için et gibi yüksek lifli besinlere oranla daha çabuk acıkırsınız. Bu nedenle uzmanlar mümkün olduğunca beyaz undan yapılmış özellikle pasta, börek, çörek gibi ürünlerden uzak durmanızı öneriyor.

PİRİNÇ

Esmer pirinci bu kategorinin dışında tutuyoruz ancak pirinç de aynı beyaz un gibi şeker oranı yüksek bir besin. Glisemik indeksi de yüksek olduğu için şekerin aniden yükselmesine ve insülin salgılanmasına neden oluyor.

NİŞASTALI SEBZELER

Kuşkusuz besin zinciri içinde en masumu sebzelerdir ancak patates, mısır, tatlı patates gibi sebzeler de bol nişastalı olduğu için karbonhidratlı sebzelerdendir. Bu besinler de yenildikten sonra vücutta şekere dönüşür ve pirinç gibi kan şekerini yükseltir.

BAZI SEBZELER

Tatlı patates, patates ya da mısır gibi bazı sebzeler diğerleri kadar masum olmayabilir. Bunun sebebi içeriğinde bulunan yüksek nişasta oranıdır. Nişasta içeren sebzeler de karbonhidrat kategorisindedir. Her ne kadar beyaz un, işlenmiş şeker kadar kötü olmasalar da kan şekeri seviyesini yükseltirler. Ancak içinde bulunan mineraller ve vitaminler bu sebzeleri tatlıya oranla yine de daha iyi bir seçenek haline getirir.

BAZI MEYVELER

Tüm meyveler faydalı olsa da muz, ananas, kavun, karpuz gibi yiyecekler yüksek şeker oranına sahip. Bu nedenle meyveler pastalara, böreklere nazaran daha masum olsa da yine bazı sebzeler gibi ölçülü tüketilmeli aslında. Elma vb. meyvelerin ise şeker oranı ise daha düşüktür.

MEYVE SULARI

Meyve sularını gazlı içeceklere oranla sağlıklı olduğu için korkmadan içeriz ancak tüketirken bilmediğimiz şey meyve sularında hiç lif yoktur ve kan şekerini adeta ışık hızıyla yükseltir. Bu yüzden meyve sularından da aslında uzak durmakta fayda var.

GAZLI İÇECEKLER

Gazlı içeceklerin sağlık açısından zararları yıllardır konuşulur ancak yine de sıkça tüketilir. Özellikle de yaz günlerinde ferahlatacağı gibi bir algı vardır ancak bu tamamiyle yanlıştır. Ayran gibi bir içeceğimiz varken yazın mutlaka su ve ayran tercih sırasında birinci sırada olmalıdır.
Gazlı içeceklerin içinde bulunan kimyasallar ve işlenmiş şekerin hiçbir besleyici değeri olmadığı gibi kan şekerini de yükseltir. Diyet olanlarının da daha az zararlı olduğu düşünülür ancak aslında pek de bir farkı yoktur. Hatta yapılan birçok araştırmaya göre gazlı içecekler tatlı isteme oranını yükseltir.

YAPAY TATLANDIRICILAR

Bir dönem oldukça yaygın kullanılan yapaya tatlandırıcıların da insülin ve kan şekeri seviyesini yükseltmede normal şekerden çok farklı olmadığı ortaya çıktı.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.