banner391
banner405

O ilacı aldı 24 saat sonra öldü

Prof. Dr. Oral Öncül antibiyotik kullanımıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu, "Elimizde çok az antibiyotik kaldı. Eğer onlara iyi bakmazsak çok yakında basit mikroplarla bile başa çıkamayacağız. Onları doğayı korur gibi, koruma altına almamız gerekiyor."

O ilacı aldı 24 saat sonra öldü

banner404
TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı (KLİMİK) Prof. Dr. Önder Ergönül, bugün düzenlenen basın toplantısında Türkiye'nin antibiyotiği en gereksiz kullanan ülkelerin başında olduğunu, yazılan her 100 reçeteden 40'ında antibiyotik olduğunu belirtti.
ELİMİZDE ÇOK AZ ANTİBİYOTİK KALDI
İlaç firmalarının ekonomik nedenlerle yeni ve etkili antibiyotik geliştirmeye bütçe ayırmaması, dirençli mikroplara karşı elimizdeki silahları zayıflatıyor. Bu yüzden Antibiyotik Yönetim Programı uygulanması gerektiğini söyleyen Oral, "Artık elimizde ciddi hastalıkları tedavi edecek çok az miktarda antibiyotik kaldı. 2013 yılı verilerine göre Türkiye'deki 100 reçeteden 40'ında antibiyotik bulunuyor, hatta Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 55'lere çıkan bir oranda antibiyotik reçete ediliyor. Bu nedenle de mikroplar antibiyotiğe dirençli hale geldi ve tedavisi de zorlaştı." dedi.
Prof. Dr. Oral gereksiz antibiyotik kullanımıyla mücadele için topyekün bir mücadelenin gerektiğini söyledi. Antibiyotiklerin akılcı kullanımıyla hem enfeksiyonların daha kolay tedavi edileceğini belirten Oral, hem de ülke ekonomisine zararın önlenebileceğini söyledi.
İşte, antibiyotiğin gereksiz kullanımını önlemek için yapılması gerekenler;
- İnsanlar kamu spotuyla bilgilendirilmeli
- Antibiyotikler reçetesizse ulaşılamaz hale gelmeli
- Medya antibiyotik konusunda bilinçlendirmeye katkıda bulunmalı
- Reçete bilgilendirme sonuçları halkla paylaşılmalı
- Reçetelerde antibiyotik bakanlık kontrolünde olmalı
- Sigara ile mücadelede olduğu gibi yıl boyunca kamuoyunun dikkatini çekecek kampanyalar yapılmalı
GRİP VE NEZLEYE ANTİBİYOTİK KULLANILMAZ
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Prof. Dr. Ayşe Willke, antibiyotiğin en gereksiz kullanıldığı alanlardan birinin de üst solunum yolu enfeksiyonları olduğunu belirtti. Prof. Dr. Willke, "İnsanlar da doktora gittiklerinde kendilerini korumalı, derneğimiz 15 yıl önce antibiyotik direnci farkındalık çalışma grubu kurdu ve eğitimler veriyoruz. Ama bunun bir politika haline getirilmesi gerekiyor. Ülkelerin antibiyotiklerin akılcı kullanımına yönelik politikalar oluşturması lazım. Antibiyotik direnci sanal bir durum değildir. Çok ciddi bir durum. Bugün biz çalıştığımız hastanelerde her gün hastane enfeksiyonları, kanserli hastalarda enfeksiyonlar ya da altta yatan diyabet gibi hastalığı olanlarda enfeksiyonlarla uğraşıyoruz. Ve bu hastalarda olan enfeksiyonları tedavi edemiyoruz." dedi.
"DİRENÇLİ MİKROBU OLAN HASTA 24 SAAT İÇİNDE HAYATINI KAYBETTİ"
Prof. Dr. Ayşe Willke'nin verdiği bir örnek ise antibiyotik direncinin tehlike olarak hangi boyutta olduğunu ortaya koydu; "Geçtiğimiz hafta kanser hastası bir hastamızda ateş başladı. Antibiyotik verdik ama 24 saat içinde kaybettik. Ya ilaçlarını almadı ya da dirençli mikrop var diye düşündük. Sonuç olarak yaptığımız kan kültürü testlerinde antibiyotiğe dirençli mikrobun kanına karıştığı için kaybettiğimizi fark ettik. O hastamız kanseri yenebilirdi, savaşı kazanabilirdi ama maalesef antibiyotiğe karşı dirençli mikroorganizma nedeniyle yitirdik. Buna benzer durumları biz yoğun bakım ünitelerinde yaşıyoruz. Trafik kazasıyla gelen bir hasta yoğun bakımda yatarken hastane enfeksiyonu gelişiyor, ya da antibiyotiğe dirençli bakteri gelişiyor. Bu yüzden antibiyotik direnci bireysel değil toplumsal bir olaydır. Bu yüzden toplum olarak bu direnci kırmazsak herkesi etkileyecek bir durumdur."
"SAĞLIK BAKANLIĞI EL KOYMALI"
Antibiyotikler çok kolay ulaşılabilir ilaçlar, her isteyen istediği eczaneden gidip antibiyotik almamalı. Hekimler, her hastaya antibiyotik yazmamalı. Bu yüzden sağlık bakanlığı önemli politikalar geliştirmeli. Ayrıca hastalar kendilerini korumak adına doktorlarını uyarmalı. 'Benim dost mikroplarıma dokunmayın' demeliyiz doktorlara. Özellikle nezle, grip, burnu aktı vs. doktor antibiyotik verince lütfen dikkatli olun. Antibiyotiği kullanırken de bir zararlı madde kullanıyormuş gibi düşünmeli. Çünkü zararsız değil antibiyotikler." dedi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.