banner391
banner405

Kış ayında diyabete dikkat!

Diyabet Diyetisyeni Şeyma Ekizoğlu, kış aylarında diyabet hastalığına dikkat çekti

Kış ayında diyabete dikkat!

banner404
DİYABET bir hasta için kış aylarında en ufak bir halsizlik, kırgınlık veya herhangi bir hastalık belirtisinin kan şekerinin kontrolden çıkması için yeterli bir sebep olduğunu ifade eden Ekizoğlu, “Kış hastalıkları, uzun süre besin tüketmeyen bireyin kan şekeri dengesini; az yemesine karşın yükseltmeye devam ediyor. Uzun açlıkların ve bünyede oluşan stres faktörü ile dengeyi kurmak oldukça zorlaşıyor. Az yemek yediğini ve kan şekerinin düşeceğini düşünen diyabetli bireylerde sanıldığının aksine kan şekeri düzeyleri normalin çok üzerinde seyrediyor. Vücut stresine sebep olan, ısı dengesini değiştiren, ateş, bulantı, kusma, iştah değişikliğine sebep olan tüm enfektif kış hastalıkları diyabetli birey için daha kapsamlı ele alınmalı! Bu tip durumlar vücudu organik stres sürecine sokuyor ve stres hormonlarının artışına sebep olurken böbrek üstü bezlerinden salınan “kortizol ve adrenalin(epinefrin)” insülinin zıttı bir etki göstererek kan şekerini ivmeli şekilde yükseltmeye devam ediyor” diye konuştu.
Diyabetli bireyler için insülinin aksi davranan her hormonun yaşamı kısa süreliğine de olsa kabusa çevirdiğini kaydeden Diyabet Diyetisyeni Şeyma Ekizoğlu, şöyle konuştu:
“Bu durumdan şikayet eden birey sebebin ilaçlar olduğunu düşündüğü için genellikle tedavisini yarıda bıraktığı gibi beslenmesi konusunda da doğru olduğunu düşündüğü “yemezsem şekerimi düşürebilirim” düşüncesi ile vücuda yaşattığı uzun açlıklar iyileşme sürecini uzattığı gibi yüksek şeker (hiperglisemi) komasına kadar varabilecek durumlara sebep olabiliyor. “Hissediyorum şekerim düşük” veya “bir şey de yemedim nasıl olsa, şekerim yüksek olamaz” gibi yöntemler hastalık durumlarında yanıltıcı olacağı gibi, kan şekeri kontrolü için yol gösterici tek yöntem glikometre ile ölçmektir. Tam da kışa girerken ve dünya diyabet ayında iken! Elbette ilk isteğimiz hiç hasta olmamak adına bağışıklık arttırıcı önemler olacaktır. Bağışıklık sistemini korumada vitamin-mineral dengesine dikkat ederken çok düşük enerjili beslenme programlarından kaçınılmalı. C vitamini depo edilemeyen bir vitamin olması sebebiyle günlük tüketimine özen gösterilmeli. En şekersiz vit C deposu 3 besin ; 1-kırmızı biber 2-maydanoz 3-brokoli ! bıçak değmemesi ve ısıl işlemden geçmemiş olması önemli! Sofralar omega-3 yağ asitleriyle zenginleştirilmeli! Omega-3 yağ asitleri eksikliğinde, retinada görme fonksiyonunun azaldığı tespit edilmiştir. Omega-3 deposu besinler için ilk akla gelen; soğuk sularda yaşayan yağlı balıklar; somon balığı, ton balığı, uskumru, sardalya, hamsi olduğu gibi bitkisel kaynaklarından da söz edebiliriz. Keten tohumu, kivi, semizotu ilk 3 de yer alırken daha az oranlarda ceviz, badem, fındık, marul, lahana, brokoli olarak sıralayabiliriz. Tek tip diyetlerden uzak durup, beslenme uzmanları tarafınca bireye özel hazırlanmış yeterli-dengeli tıbbı beslenme tedavilerine yönelerek metabolizmayı tek çeşit besine mahkum etmeyin. Tek tip beslenme eksik tekerle yola çıkmak gibi! Renkli yaşamak her zaman mutluluk getirir, besinlerinizi seçerken tabağınızı renklendirin! Uzun süre aç kalmayın! Uzun açlık süreçleri, vücudun depolama eğilimi arttığı gibi bağışıklık sistemine de zarar veriyor. Uzun açlık sonrası düşen kan şekeri sonrasında gelen besine vücut daha fazla tepki verir, metabolizma tekrar aç kalacağını düşünerek gelen besini depolamaya ve yağ dokusunu arttırmaya yönelir. Güne 09:30’ a kadar yapılan bir kahvaltı ile başlayıp ana öğünler atlanmadan devam edilmeli. 4 saati geçen açlık süreçleri yaşanmamalı! Günlük yaşam döngünüze hareket katmak şart! Yaşamınıza dahil edebileceğiniz şekilde; belki hobi olarak dans belki işe giderken uzağa park edilmiş araba yahut otobüsten 3 durak önce inmek.. Hepsi bir çeşit hareket. Yeter ki size uygun ve sizinle bütünleşebilecek bir davranış biçimi olarak hayatınızda hareket olsun! Gece uykusu! hormon salınımının temelleri gece atılıyor. Uykunun temel 2 kuralı “karanlık ortam- 00:00-05:00 arası uyunan derin uyku”. Karanlık ortamda salınan büyüme hormonları ve iyi uykudan sonra salınan kortizol hormonu tüm gün metabolizmamızı düzene sokuyor. Günde ortalama 12 bardak( 2.0-2.5 lt) su tüketimi metabolik reaksiyonların gerçekleşebilmesi için şart olduğu gibi; diyabetin en çok etkilediği organ olan böbreğin sağlıklı çalışabilmesi birincil etmen. Ayrıca diyabetli bireylerde düzenli su tüketiminin yükselen kan şekerini belirli oranda düşürdüğü bildirilmiştir.”  
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.