banner391
banner405

Kendisi küçük, öfkesi büyükse

Çocuklarının öfkesini kontrol edememek, anne-babalarda çaresizlik duygusu yaratabilir. Uzmanlara göre, ‘hayır’ cevabını sevmeyen çocuğa, ‘çivi çiviyi söker’ mantığıyla aynı ölçüde tepki vermek yapılan en büyük yanlış

Kendisi küçük, öfkesi büyükse

banner404
İSTEDİĞİ yapılmayan her çocuk, bağırma, ısırma, vurma ve kendini yere atma yöntemlerine başvurabilir. Bu durumda aynı ölçüde çocuğa tepki göstermenin yanlış olduğunu belirten Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikolojisi Bölümü’nden Uz. Psk. Özge Merve Türk, çocukların dikkat çekmek için öfkelerini kullandığını söyledi.

Üzüntü, korku, şaşırma, sevinme gibi temel bir duygu olan öfke, spontan ve doğal olarak yüzde kızarma, kalbin çarpması ve küçük çocuklarda ağlama krizlerine varan tepkiler olarak ortaya çıkabildiğini söyleyen Türk, şöyle konuştu: “Bebek, doğumundan sonraki dönemde ihtiyaçlarının ağlama ile giderildiğini ve çevreyi harekete geçirebildiğini yavaş yavaş öğrenir. İhtiyaçları giderilmediğinde hayal kırıklığı ile tanışır ve tek çaresinin ağlamak olduğunun farkına varır. Bir yaşından itibaren çocuklar büyüdükçe öfkelenme ve bunu gösterme davranışına başlar. Öfkeli davranışlar genellikle yapmak istediğini yapamama, istemediği bir şeyi yapma, çok yorulma, acıkma, kendini ifade edememe ve ebeveynlerin dikkatini çekmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir.”

KRİZİN BAŞLADIĞI NOKTA 
Bu dönemde çocuklardaki davranışların ben merkezli ve dürtüsel olduğunu vurgulayan Türk, “Çocuklar davranışlarını engellemek istemezler ve bunun karşısında da onu yönlendirmeye çalışan ebeveynler ile zıtlaşırlar. İşte tam da bu noktada kriz başlar, çocuk bağırabilir, ısırabilir, vurabilir ve kendisini yere atabilir” dedi.

2 YAŞ EN KRİTİK DÖNEM 
İki yaş döneminin çoğunlukla “korkunç iki yaş (terribletwo)” olarak adlandırıldığını aktaran Uz. Psk. Özge Merve Türk, çocuklardaki öfkenin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda şunları söyledi: “Çocuk bu yaşta yürümeye ve konuşmaya başlar, çevre üzerinde hâkimiyeti artar. Kendini dünyanın merkezindeymiş gibi hisseden çocuk, yapmak istediğinin engellenmesinden hoşlanmaz ve ‘hayır’lar başlar. Karşılıklı gerginlik arttıkça çocukta tutturmalar ve negatif tavırlar öfke krizlerine dönüşebilir.

Çocuğun öfkeli tutumlarına aynı şekilde tepki vermek onun gerginliğini daha da artırır. Sakin kalınarak ve kriz anı geçince çocukla konuşarak durumu değerlendirerek duyguların dışa vurulmasını sağlamak her iki tarafı da rahatlatacaktır. Herhangi bir vurma davranışında çocuğu sadece tutmak ve onunla göz kontağı kurarak bunu bir daha yapmaması söylemek doğru olur.

VURMAYIN, GÖZ KONTAĞI SAĞLAYIN 
Çocuğa vurmanın bir sınırsızlık göstergesi olduğu düşünüldüğünde anne-baba-çocuk çerçevesinde ebeveynin konumu vurgulanarak sınırların çizilmesi gerekir. Çocuğu odaya kapatarak cezalandırmak gibi öfkeyi artırıcı ve anlamsız davranışlardan uzak durulmalı. Çünkü çocuğa öfkeli şekilde davranmak onun da aynı şekilde davranmasına model oluşturur.

KRİZİ ÖNLEMEK İÇİN DOĞRU CÜMLELER SEÇİN 
İstediğini yaptırmak için öfkelenen çocuğun bu davranışlarına son vermek isteyen ebeveynler çocukların isteğini anında yerine getirme davranışını seçebiliyor. Hızlı bir çözümmüş gibi görünse de aslında bu durum çocuğun öfkelenmek ve istediğinin olması arasında ilişki kurmasını ve bu davranışını pekiştirmesini sağlar. Yapılması gereken; davranışlarda net olmaktır. Örneğin yatma saati gelmiş ise ‘Yatağa gitmek ister misin?’ gibi açık uçlu bir soru yerine “Yatağa gitme saati’ demek, krizleri önlemekte daha faydalı olacaktır.

OYUN TERAPİSİ İLE ÖFKESİNE ÇÖZÜM BULUN 
Sorun çözülmez ise ilerleyen yaşlarda dikkat eksikliği, hiperaktivite, kaygı, depresyon gibi psikiyatrik tabloların da eşlik ettiği öfke kontrol sorunları yaşanabilir. Bu tür durumlarda ailelerin danışmanlık hizmeti alması yararı olur. Oyun terapisi teknikleri ile uygulanan psikoterapi süreci bu konuda faydalı yöntemler arasında yer almaktadır.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.