banner391
banner405

Grip olmamak için 3 öneri

Grip olmamak için bazı şeyler yapmak gerekiyor

Grip olmamak için 3 öneri

banner404
KIŞ ayının gelmesiyle hastaneler gripli hastalarla dolup taşmaya başladı.  Siz de grip olmamak için bazı şeylere dikkat etmek zorundasınız. Türk Hastane İnfeksiyonları ve Kontrolü Derneği Başkanı  Prof. Dr. Mehmet Bakır, dengeli beslenme, düzenli spor ve hijyen kurallarına dikkat ederek gribal enfeksiyonlara yol açan virüslerden yüksek oranda korunulabileceğini söyledi. Bakır,  yaptığı açıklamada, gribin yüksek ateş, yorgunluk hissi, kuru öksürük, burun akıntısı, baş, boğaz ve kas ağrılarıyla kendini gösterdiğini belirtti.Gribal enfeksiyona yol açan virüsün her yıl veya 2-3 yılda bir değişebildiğini ifade eden Bakır, kuzey yarım kürede aralık-nisan arasında grip virüsüne yoğun şekilde rastlanıldığını aktardı.Bu yıl yaygın olarak görülen "H3N2" virüsünü de bu kapsamda değerlendirdiklerini dile getiren Bakır, bu nedenle geçen aylarda risk gruplarına grip aşısı yaptırmaları yönünde tavsiyelerde bulunduklarını söyledi.

H3N2'nin önceki yıllardaki virüslerden daha ağır komplikasyonlara yol açtığını söylemenin doğru olmadığını, henüz böyle bir bulgunun, tespitin olmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Bakır, vaka sayısında geçen yıla göre bir miktar artış olmasının normal olduğunu belirtti.

'ÖLÜMLE SONUÇLANABİLİYOR'

Virüsün özellikle risk gruplarında ağır seyredebileceğine ve ölümlere yol açabileceğine işaret eden Bakır, "Virüs, özellikle 65 yaş üzeri bireyler, kronik akciğer, karaciğer, kalp ve böbrek hastalığı olanlar, immün sistemi baskılanmış, bağışıklık sistemi bozuk kişiler, gebeler ve diyabet gibi metabolik hastalığı olanlarda ağır seyredebiliyor ve ölümle sonuçlanabiliyor" diye konuştu.

 'ANTİBİYOTİK KULLANILMAMALI'

Bakır, gripten korunmak için 3 önemli hususa işaret ederek, "Dengeli beslenme, düzenli spor ve hijyen kurallarına dikkat ederek gribal enfeksiyonlara yol açan virüslerden yüksek oranda korunabiliriz" dedi. Grip vakalarında hastalara daha hızlı iyileşmeleri için dinlenmelerini tavsiye eden Bakır, şunları kaydetti:
"Diğer viral enfeksiyonlarda olduğu gibi H3N2 virüsüne karşı da antibiyotik kullanılmamalı. Antibiyotiğin tedaviye etkisi yok. Sadece komplikasyon gelişirse antibiyotik tedavisi uyguluyoruz. Antibiyotik yerine destek tedavisi yapılmasını, ateş düşürücü, ağrı kesici alınmasını ve istirahat edilmesini öneriyoruz. Virüse yakalananlara ortalama 3-5 gün istirahat tavsiye ediyoruz. Böylelikle hem çabuk iyileşecekler hem de virüsü daha fazla kişiye bulaştırmayacaklar. Virüsün aktif  olduğu dönemin istirahatle geçirilmesi vücudun kendisini hızlı bir şekilde toparlaması için çok önemli."

'TOKALAŞMADAN UZAK DURULMALI'

Bakır, ıhlamur, ada çayı gibi bitkilerin de tüketilebileceğini bunların vücut direncinin gelişmesine katkı sağlayacağını ancak bunlarla gripten korunmanın mümkün olmadığını söyledi.Gripli kişinin öksürürken ve hapşırırken mutlaka ağzını mendille veya koluyla kapatması gerektiğini de belirten Bakır, "Hapşırma ve öksürmeyle saçılan damlacıklar yaklaşık 1-2 metre mesafede etkili oluyor. Bu damlacığın solunmasıyla virüs bulaşabilir. Yine tokalaşmadan da uzak durulmalı" diye konuştu.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.