banner391
banner405

En tatlı şifa: 'Bal'

Sofraların en önemli besinlerinden balın yararları saymakla bitmiyor. Antioksidanlar, mineraller ve vitaminler bakımından zengin olan bal; öksürükten cilt bakımına pek çok konuda yararlı

En tatlı şifa: 'Bal'

banner404
BAL, neredeyse insanlık tarihi kadar eski en tatlı şifa kaynağıdır. Balın oluşumundaki mucize bile, onu diğer besinlerden farklı kılmaya yetiyor. Ancak son yıllarda para kazanma hırsıyla gelen ticari kaygılar; sahte ya da katkılı bal üretimini ciddi bir şekilde artırdı. Bu durum, baldan beklenen faydanın elde edilememesinin yanı sıra çok daha ciddi sağlık problemlerine zemin hazırlıyor. Bu sebeple bal alırken, çok dikkatli olunması gerekiyor.
Amerika'da yayınlanan Food Safety News'e göre; ABD piyasasında satılan balların yüzde 75'i katkı maddesi içeriyor! Amerika Birleşik Devletleri ve farklı bazı ülkelerde; bal, piyasaya sürülmeden önce büyük çaplı bir filtrasyon (süzme) işleminden geçiriliyor. Bu işlem sırasında balı şifa kaynağı yapan en önemli içeriklerinden biri olan polen miktarı, ciddi oranda azalıyor. Dünyanın birçok ülkesinde kabul gören gıda güvenliği standartlarına bakıldığında polen miktarı bu oranda azaltılmış bal, teknik olarak bal sayılmıyor. 

POLEN ÖNEMLİ 
Polen, aynı zamanda balın geldiği yere ve üretim şartlarına dair ipuçlarını barındıran bir kaynaktır. Polen miktarı bu denli azaldığında, balın kaynağı hakkında bilgi edinilebilmesi de zorlaşıyor. 10 farklı eyalette bulunan market ve benzeri satış noktalarından rastgele toplanan yaklaşık 60 farklı marka ve ambalajdaki balın incelenmesi sonucu gerçekleştirilen bu araştırmada toplanan örnekler, Texas Üniversitesi'ndeki uzmanlarca incelendi. İncelemeyi yapan uzmanlar; içeriğindeki azalan polen miktarı sebebiyle balın izlenebilirliğinin imkansız olduğunu ortaya çıkardı.
Balın maruz kaldığı bu filtrasyon işlemi, yüksek ısı gerektiren bir işlemdir ve bu denli yüksek ısı; balın içerisinde bulunan faydalı diğer maddelerin de kaybolmasına sebep olabilecek ölçüdedir.
Ancak bu ölçümler sizi korkutmasın. Bal alırken, doğal ürün marketlerinden, gerekli belge ve takip normlarına sahip markalardan ya da direkt üreticiden bal aldığınızda; tabiri caizse içi boşaltılmış bal almaktan korunabilirsiniz. Şeffaf şişelerde ambalajlanmış tamamen homojen yapıdaki ballar her zaman doğal bal aldığınız anlamına gelmez. Ülkemizde de sıklıkla satılan peteği ile yoğrulmuş kara kovan ballarında birtakım pürüzler olabilir. Bu; balın katkılı olduğu değil, aksine doğal olduğu anlamına gelebilir. 

MUCİZEVİ BİR BESİN KAYNAĞI 
Daha önce de dediğim gibi bal, neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir şifa ve lezzet kaynağıdır. Tarihin önemli karakterlerinden biri olan Kleopatra'nın süt ve bal dolu küvetlerde yıkandığı ve güzelliğini buna borçlu olduğu efsanesini hepiniz duymuşsunuzdur. Yapılan araştırmalar; balın güzellik iksiri olmanın dışında, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve sindirime yardımcı olduğunu gösteriyor.
Son yıllarda ülke pazarlarının neredeyse birleşerek geniş bir dünya pazarı oluşturduğu malum. Bu durum, faydalanmasını bilen için adeta bir nimet. Son yıllarda çok uzaklardan, Yeni Zelanda'dan gelen Manuka balı, en faydalı ballar arasında ilk sıralarda yer almaya başladı. Bu balın en önemli özelliği; ham ve koyu renkli olması. Özellikle antioksidan özelliği yüksek olan bu bal cinsi, adeta yeni şifa kaynağı olarak gösteriliyor. 

HASTALIK DÜŞMANI BAL 
Hemen hemen hepimiz, öksüren birine bir kaşık bal yemesini tavsiye edenleri duymuşuzdur. Deneyenler bilir, bal boğazın yumuşamasına yardımcı olup öksürüğün şiddetini azaltır. Kaynağını dahi bilmediğimiz bu tavsiyenin gerçeklik derecesini araştıran bilimadamları, balın (elbette saf balın) boğazı yumuşatarak öksürüğü azalttığını ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini ispatladılar.
Balın içeriğini inceleyen bilimadamları, B vitamini, aminoasit, faydalı enzim, mineraller, yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, antioksidan ve bioflavonoid içerdiğini tespit ettiler. Saydığım bu maddeler, bazı alerji cinsleri için adeta bir şifa kaynağıdır.
Balın içerdiği bu mucizevi maddelerden yeterince faydalanmak için her gün bir kaşık bal tüketmeniz yeterli ve gereklidir. Yediğiniz bu bir kaşık bala bir miktar elma sirkesi de ilave edecek olursanız, fayda derecenizi maksimuma çıkarabilirsiniz. 

Cildi güzelleştirir
Cilt bakımı uzmanları balın, son derece faydalı bir nemlendirici olduğunu söylüyor. Bal, cildi nemlendirmekle kalmayıp elde ettiği nemi uzun süre hapsediyor. Saf (ham) bal, nemlendirme özelliği en yüksek bal olarak biliniyor. Yapmanız gereken çok basit. İki-üç kaşık saf balı, ince bir tabaka halinde cildinize sürün ve 10 dakika bekleyin. Ardından ılık su ile yüzünüzü yıkayın. Eğer doğal (kimyasal içermeyen) bir nemlendiriciniz varsa, durulama işleminin ardından uygulayabilirsiniz. 

Sindirim sisteminin dostu bir besin
Bal, asidik içeriği sayesinde (yüksek şeker barındırmasına rağmen) bakteri gelişimini engelleyip çoğalmasını durdurur. Balın sindirim sistemi üzerindeki etkilerini araştıran bilimadamları; balın bağırsak kasları üzerinde etkili olduğunu, böylece kabızlık ve ishal sorunlarını gidermede etkili olduğunu gösterdi. 
Su ile inceltilmiş balın, bağırsakta bulunan zararlı bakterileri ortadan kaldırırken faydalı bağırsak bakterilerinin çoğalmasına yardımcı olduğu da kanıtlandı. Özellikle medikal tedavilerde fayda sağlayan balın, ham bal olduğunu belirten bilimadamları; en iyi ham bal cinsinin Manuka balı olduğunu da ekliyorlar. Manuka balı bulamıyorsanız, yapmanız gereken çok basit: Medikal amaçla bal tüketecekseniz, mutlaka koyu renkli balları tercih etmelisiniz. 

Aft tedavisinde etkili
Özellikle ağızda oluşan ve ciddi rahatsızlık veren aftın tedavisinde baldan faydalanmak mümkün. Suudi Arabistan'da bulunan Salman Bin Abdülaziz Üniversitesi'nde görevli bilimadamları, aft şikayeti bulunan 94 gönüllüyü bir araya getirmiş ve üç gruba ayırmışlar. İlk grup üyelerinin yaralarına yalnızca bal, ikinci grup üyelerinin yaralarına kortikosteroid merhem, üçüncü grup üyelerinin yaralarına ise reçetesiz satılan ve aft oluşan bölgeyi adeta koruyucu bir tabakayla kaplayan farklı bir çeşit merhem sürmüşler. Belirlenen tedavi yöntemi günde üç kez uygulanmış. Yalnızca dört gün sonra bal tedavisi görenlerin aftları tamamen yok olurken ikinci ve üçüncü grupta kayda değer bir iyileşme gözlenmemiş.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.