banner391
banner405

Çocuklara değer odaklı mesajlar verin

Geleneksel pedagoji, çocuklara ‘davranış odaklı‘dır. Çocukların yetiştirilmesinde ve eğitiminde sürekli davranışlara odaklanılması gerektiğini söyler. Çocuğa verilecek mesajlar, konulacak kurallar hep davranışsal tanımlamalar içermelidir

Çocuklara değer odaklı mesajlar verin

banner404
BİRTAKIM sözler davranış odaklı olup günlük hayatta çocukların sürekli karşılaştığı ifadelerdir: “Ellerini yıkaman çok güzel.” “Oyuncağı arkadaşına verdin. Harikasın.”, “Hadi bakalım, tabakları sofraya götür”, “Ödevini yaptığın için teşekkür ederim” “Yemeklerini bitirmişsin, aferin” gibi. Sonuçta, arada sırada bu tür sözlerin sarf edilmesi kaçınılmaz da olabilir. Ancak önemli olan, çocuklarla kurulan iletişimin genel doğasıdır. Eğer, iletişim sürekli davranış odaklı mesajlar üzerine kurulursa bu yeterince etkili olabilir mi? Temel soru budur.

- Davranış odaklı eğitim nedir?

Davranış odaklı yaklaşımın anlaşılır ve geçerli olarak kabul edilebilir dayanakları vardır. Çünkü, özellikle ergenlik dönemine kadar çocukların algısı soyuttan çok somuta dayanır. Çocuk bir şeyi öğreneceği zaman mümkün olduğunca onu görmeli, dokunmalı ve hissetmelidir. Bu nedenle, öğrenme süreçlerinde mümkün olduğunca somut varlıkların sınıf ortamına getirilmesi ya da çocuğun o varlıkların olduğu yere götürülmesi önemlidir. Toprağa dokunmalı, suyla oynamalı, ağacı görmeli, hayvanları izleyebilmeli, doğda olup bitenleri yaşamalı ve hissetmelidir.

- Bu eğitimin riskleri var mıdır?

Davranışlara odaklanmanın eğitimde geçerli bir yanı olmakla birlikte, özellikle kişilik gelişiminde yeterli olduğu söylenemez. Çocuğa verilen mesajlar daha çok davranışlara odaklandığında, onun gelişimine yeterince katkıda bulunamayabiliriz.

Sürekli açıklamaya ihtiyaç duymak: Çocuğa “Odanı topla.” dediğimizde, o da bize “Neden?” diye sorma ihtiyacı duyar. Çocuktan bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını istediğimizde onun nedenlerini açıklamak gerekir. Aksi halde tek başına davranışı söylemek çocuklar için her zaman da anlamlı değildir.

Davranış odaklı mesajlar, çoğu zaman yetişkinden onay alma duygusunu güçlendirir: ‘Biz yetişkiniz ve çocuk için en doğrusunu biliriz’ düşüncesinin en somut ifadesi verdiğimiz mesajlardır. Çoğu zaman çocuklara söylediklerimiz bir talimat gibidir. Söylediklerimiz doğru bile olsa, çocuğa giden alt mesaj ‘Benim istediğimi yap, onayımı al’ olarak tercüme edilebilir. Bu yaklaşım karşısında kimi çocuk sürekli onay almaya kimi çocuk da sık sık karşı çıkmaya odaklanır. Her iki durum da çocuğun gelişimi açısından tercih edilmesi gereken bir durum değildir.

Davranışlar tek başına kişilik geliştirmez: Gün içinde sürekli davranışlar üzerinden giden mesajların çocuğun kişilik gelişimine katkıda bulunduğu söylenemez. Kişilik, davranış odaklı mesajlardan çok değer odaklı mesajlarla gelişir. Bu nedenle, sürekli davranışsal mesajlar vermek özünde rahatsız edicidir.

DEĞER ODAKLI MESAJLAR NASIL VERİLİR?

Değer odaklı mesajlar, çocuğun hem kişilik gelişimine hem de benlik algısı gelişimine olumlu katkılar sağlar. Burada birkaç kritik noktadan söz edebiliriz:

- Çocuğun daha çok yaptığı davranışlara odaklanılmalıdır.

- Çocuğun yaptığı davranış tanımlanmalıdır.

- Davranışın ilişkili olduğu değer belirlenerek, çocuğun davranışı o değere bağlanmalıdır.

- Yukarıdaki örneklerimizi değer odaklı mesaja dönüştürürsek aşağıdaki ifadeler yol gösterici olabilir:

- Ellerini yıkayarak temizliğe önem verdiğini gösterdin. Arkadaşına oyuncağını verdiğini gördüm. Çok paylaşımcısın.

- Tabakları sofraya götürerek bana yardım ettin. 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.