banner391
banner405

Çay tiryakilerine kötü haber 

Türk Göğüs Cerrahisi Derneği (TGCD) Başkanı Prof. Dr. Levent Elbeyli, yemek borusu hastalıkları ve kanserinin Türkiye için birinci sırada bir hastalık olmamasına rağmen, sağlık sorunu açısından önemli olduğunu söyledi

Çay tiryakilerine kötü haber 

banner404
PROF. Dr. Elbeyli, göğüs cerrahisinin ana konularından birinin akciğer kanseri olduğunu ifade ederek, "Akciğer kanseri Sağlık Bakanlığının verdiği rakamlara göre ölüm nedenlerinde birinci sırada yer alıyor. Kanser tedavisinde hayat kurtaran tek tedavi yöntemi cerrahidir. Biz dernek olarak kanseri hedef haline getirdik" dedi.
Prof. Dr. Elbeyli, yemek borusu kanserinin de en önemli belirtisinin yutma güçlüğü olduğunu bildirdi. Yemek borusu kanserinin görülme sıklığının bölgelere göre değiştiğine işaret eden Prof. Dr. Elbeyli, şöyle konuştu:
"Doğu bölgelerinde fazla tüketilen çay, yemek borusu kanserinin nedenlerinden biridir. Ayrıca doğu bölgelerinde bulunan toprak türlerine bağlı yeme alışkanlıklarının da önemi var. Yemek borusu kanseri bir açıdan tek başına değil bazen mideyle ortak kanser sorunları oluşturuyor. Akciğer kanserine göre biraz daha zor bir iş. Hastaların uzun dönem sağ kalımları bir miktar daha olumsuz."
ESKİDEN ’BIÇAK DEĞMESİN’ DENİRDİ
Türk Göğüs Cerrahisi Derneği üyesi Doç. Dr. Ilgaz Doğusoy da, göğüs cerrahisinin ana konularının birinin akciğer kanseri olduğunu söyledi. 
Doç. Dr. Doğusoy, "Göğüs cerrahisi teknolojiyi kullanan önemli alanlardan biridir. Robot, Video yöntemlerini dünyanın ileri ülkeleri gibi kullanıyoruz" dedi. Doç. Dr. Doğusoy, geçmişte hastaların ileri evrelerde hastalığına müdahale edildiği ve hastayı kaybetme oranı olduğu için ‘bıçak değmesin’ teriminin ortaya çıktığını aktararak, "Bugün tanı yöntemleri gelişti. Erken evrede hastalık yakalandığı için ameliyatın ardından sağ kalım oranları yüksek. Nasıl 8 kadından biri meme kanseri oluyor ama ameliyatın ardından kurtuluyorlar, aynı prensipler akciğer kanseri için de geçerli. Bu hastaların yaşamamaları veya hastalıklarından kurtulmamaları için hiçbir neden yok" dedi.
BİR SANTİMLİK TÜMÖRDE BAŞARI ŞANSI YÜZDE 92
Tarama programlarında 1 santim altında yakalanan tümörün cinsine bağlı olmak üzere başarının yüzde 92 veya yüzde 100 arasında değiştiğini kaydeden Doç.Dr. Doğusoy, "1 santimetrenin üzerine çıktığı zaman sağ kalma oranı tümörün büyüklüğüyle doğru orantılı düşüyor. O nedenle tarama öneriyoruz. Yüzde 100’ünü kurtarmaya çalışıyoruz. Maalasef ülkemizde bu tarama programları ülkemizde kullanılmadığı için hastalarımız çok geç geliyor. Her geçen gün teknik ve toplumsal uyanıklık artıyor" dedi.
EL AYAK VE BÖLGESEL TERLEMEYE SON
Cerrahi ile ilgili farklı konulardaki soruları da yanıtlayan Doç.Dr. Ilgaz Doğusoy, el ayak, bölgesel terlemelerin engellenmesi noktasında birçok tedavi önerildiğini söyledi. Bu tedavilerin içinde yüzde yüz başarı sağlanan tek yöntemin cerrahi yöntem olduğunu bildiren Doç. Dr. Doğusoy, sözlerine şöyle devam etti: "Küçücük bir delikten, içeriye girerek küçük bir klips koyma yöntemi ile yüzde 100 oranında el yüz ve koltuk altı terlemelerini önleyebiliriz. Ayak için yüzde 100 olmasa bile yüzde 50’sini önleyebiliyoruz. Ama gençlerde, ergenlikten sonra terleme ciddi bir rahatsızlık oluyor. Başka birinin elini sıkamıyorsunuz. Sevgilinizin elini tutamıyorsunuz. Ciddi bir toplumsal sorun, psikolojik sorun haline geliyor. Diğer tedavilerin hepsi geçici oluyor. Kullanılan deodorant, botoks gibi yöntemler etkisini göstermiyor. Cerrahide yüzde yüze yakın başarı sağlanıyor" Terlemelerin yüzde 25’inin nedeninin genetik olduğunu aktaran Doç. Dr. Doğusoy, "Sinir sisteminde bir sıkıntı oluyor. Durduk yerde biranda ellerde Ameliyattan sonra hepsi ortadan kalkıyor" ifadelerini kullandı.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.