banner391
banner405

'5-18 arası yaşa dikkat'

Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kanseri önlemede en önemli dönemin kişilerin 5 ile 18 yaş arası olduğunu belirterek "Bu yaş aralığında kanserin köklerini atmış oluyoruz" dedi

'5-18 arası yaşa dikkat'

banner404
KANSER Haftası nedeniyle kanserle ilgili gelişmeler hakkında bilgi veren Memorial Sağlık Grubu Antalya Onkoloji Merkezi  Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kanserle mücadelede artık yetişkinlerin değil, çocuklara yönelmek gerektiğini söyledi. Kanser denince belli yaşın üzerine odaklanmanın yanlış olduğunu savunan Prof. Dr. Özdoğan, en önemli sorunun 5 ila 18 yaş arasındaki dönem olduğunu anlattı. Bu dönem içinde kanserin temellerinin atıldığını dile getiren Prof. Dr. Özdoğan, "Eğer aile sigara içiyorsa, sağlıksız beslenme varsa bu alışkanlık o çocukta da başlayıp okul çağıyla devam edip 18'inden sonra sigara alışkanlığı olan, sağlıksız beslenen bireyler oluşmaya başladı. Artık öğrencilere odaklanmalıyız. Bugün ilkokulda bile obezitenin yüzde 30'larda olduğunu görüyoruz. Obezite tüm kanserlerin neredeyse yarıya yakınında mevcut" diye konuştu.
'GELECEĞİ KURTARALIM'
Yetişkinler için her yaş döneminde kanser taramalarıyla erken teşhisin mevcut olduğunu anlatan Prof. Dr. Özdoğan, eskiden her 3 hastadan 2'sini kaybederken şimdi oranın tam tersi olduğunu, 5 yıl üzeri yaşamın artık hastalıktan kurtulmak anlamına geldiğini ifade etti. Teknolojideki gelişimin tedavi yöntemlerini de olumlu etkilediğini, ancak bazı yöntemlerin maliyeti nedeniyle ülkelerin mali yükü kaldırmakta zorluk çektiğini aktaran Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, "Demek ki yine çocuklardan başlayıp geleceği kurtarmaya gidilmeli, kanseri önleme temel hedef olmalı. Sağlıklı beslenme için daha fazla çaba gösteren insanlar istiyoruz. Sağlıksız beslenme sadece kansere değil, kalp krizlerine, diyabete neden oluyor" dedi. Bir araştırmada kanserde yüzde 60 çevresel faktörler, yüzde 40 kötü şansın etkili olduğu yönündeki sonucun daha sonra yüzde 10-15 kötü şans olarak düzeltildiğini hatırlatan Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, "Kötü şansın anlamı genetik yapı. Aile olarak yatkın olabilirsiniz ama kişi sigara içmiyorsa genetiği nedeniyle akciğer kanseri olması söz konusu değildir. Genlere bağlı geçişler meme kanserinde görülebiliyor. Eğer kardeşi varsa da aynı şekilde kardeşi de bu riske sahip. Tabi ki bu oran her kanser için geçerli değil. Kalıtımsal geçişler genellikle yüzde 5-7 arasındadır" diye konuştu. Kimyasalların çevresel faktörler arasında etkili olduğunu, ancak gıda üretiminde kullanılan yasal kimyasalların, karbonhidratlı ürünlerden daha zararsız olduğunu savunan Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, çocukların oyuncaklarından yediğimiz tavuğa kadar her şeyin kimyasal içerdiğini, ancak bir ürünün ne kadar güvenilir olduğunu öğrenmenin herkesin hakkı olduğunu söyledi. 
'GÜNEŞTEN KORUNUN' UYARILARI 
Antalya başta olmak üzere güney kentlerinde 'güneşten korunun' uyarısının yanlış anlaşıldığını belirten Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, "Bugün D vitamini kanserleşme sürecinde sorgulanan en önemli vitaminlerden. Güneşten uzak kalın demek, güneşe çıkmayın değil, güneşlenirken 30 faktör üzeri güneş kremleri kullanın anlamına geliyor. Ozon tabakası deliniyor ve zararlı ışınlar söz konusu. Günümüzde cilt kanserlerinin oranı arttı. Yeterli D vitamini alamıyorsak da vitamin takviyeleri yapılmalı" dedi. 
'GÖÇ BESLENME TARZINI ETKİLİYOR'
Mesleğe ilk başladığı yıllarda mide kanseri vakalarına ender rastladığını, günümüzde ciddi bir artış yaşandığını aktaran Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, buna kente yoğun göçün neden olduğunu söyledi. Doğu ve Güneydoğu mutfağının aşırı baharatlı, tuzlu ve işlenmiş ete yönelik olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Özdoğan, "Bu obeziteye bağlı olarak kanseri tetikleyen en önemli etkenlerdir. Oysaki Akdeniz mutfağı çok kıymetli. Herkes her hafta diyet uyguluyor, hepsi safsata. Az yemek, az tüketmek temel şart. İsmi popüler diyetler uygulayarak sağlıklı kalamazsınız. Zeytinyağı ve sebzenin ön planda olduğu, yağlı kızartma, pişirme şeklinin olmadığı bir beslenme tarzı olmalı" diye konutu.
'SADECE YASAKLA OLMAZ' 
Özellikle akciğer kanserinin temel sebeplerinden olan sigaranın kapalı ortamlarda içilmemesiyle ilgili konuşan Prof. Dr. Mustafa Özdoğan şöyle devam etti: "Sadece yasağı abartırsanız aşırı ilgi uyandırırsınız. Yasak başlangıçta olumlu ama zaman içinde gerek denetimlerin azalması, gerek ulusal eğitim programlarının aksaması nedeniyle bunun önemini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu görebiliyoruz. Giriyoruz restorana, görevli 'Ağabey içebilirsin' diyor. Ben buna üzülüyorum. Tek başına yasaklayıcı kurallar en büyük handikap. Toplum sigara içiyorsa birinci sorumlu devlettir. Halkı sigara içiyorsa her türlü çabayı göstermek zorundadır."
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.