banner391
banner405

‘Yangından mal kaçırdılar’

Büyükşehir Yasası konusunda AKP’yi yerden yere vuran Hüseyin Yıldız, “Bu yasa, samimiyetsiz hesaplar üzerine çıkarıldı” dedi

‘Yangından mal kaçırdılar’

banner404
 BÜYÜKŞEHİR Yasası konusunda “Bir seneden beri konuşulmasına rağmen kanun taslağı halktan kaçırılmış ve muhatabı olan halka hiçbir şekilde danışılmamıştır” diyen MHP’li Yıldız, Büyükşehir Yasası’nı iptal edebilecek olan Anayasal süreçten, Alanya MHP ilçe teşkilatı ile olan ilişkilerine, MHP’deki kadın vekil sayısından 2014 yerel seçimlerine kadar pek çok önemli konuda değerlendirmede bulundu. İşte Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu Yıldız’ın çarpıcı açıklamaları:
- Önemli bir görev üstlenerek Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi oldunuz. Süreç nasıl oluştu, kimler destek verdi? Kendinizde neler değişti?

MHP’nin 75 kişilik MYK üyeliğine seçilmek benim için bir onurdur. Burada en büyük desteğim Alanya halkıdır. Seçilemeyeceğim yönünde yapılan kamuoyu yoklamalarında beşinci sırada olmama rağmen yüzde 28 gibi çok ciddi bir oyla seçildim. Bu sonuç, milletvekilliği dönemimizde yaptıklarımızı, çalışmalarımızı, faaliyetlerimizi, halkın içinde olmamızı kabul ettiklerinin bir göstergesiydi. Elbette il ve ilçe teşkilatı yöneticilerimizin de bu konuda katkısı olmuştur. 

- MYK üyeliği görevinizin Alanya siyasetine ne gibi etkileri olacak?

Benden sonrası için partimde, MYK’ya veya milletvekilliğine arkadaşlarımın girebilmelerinin önü fazlasıyla açılmıştır. Ayrıca yine MYK’da AKP’den sayın Çavuşoğlu var. Bir de Merkez Disiplin Kurulu’nda CHP’den Atilla Emek arkadaşımız var. Bunlar Alanya’da siyaset yapan, yapmak isteyen insanlara örnek oluşturmaktadır. Bizler, örnek olarak gösterileceğiz. Dolayısıyla bu tip görevleri üstlenen bizim gibi örnekler çoğaldıkça arkamızdan gelen arkadaşlarımız cesaretlenmiş olacaklar ve Alanya için siyasi irade oluşturacaklar.

- Partinizde kadın sayısını yeterli buluyor musunuz ve aktif rol üstlenebiliyorlar mı?
 
Ben, kadınların ve erkeklerin siyasi alanda bir ayrıma tabi tutulmasını kabul etmiyorum. Bizde şu kadar kadın payı olacak, şu kadar erkek payı olacak, şu listede şu kadar insan olacak gibi bir ayrım söz konusu değildir. Bizde, kadın-erkek, ya da inançları anlamında, etnik yapısı anlamında kimse kimseye bunları sormaz. Hangi etnik kökenden geliyorsun. Kürt müsün, Laz mısın, Alevi misin,  Sünni misin bizde olmaz. Bizde çalışmalara bakılır, başarılara bakılır. Kadın partili yöneticimizin az olduğunu kabul ediyorum fakat kadınlar, kontenjanla değil çalışarak partide bulunmalılar. Aksi taktirde bu onlar için incitici olur.

- Büyükşehir Yasası’nın artıları ve eksileri sizce nedir? 

Alanya’nın il olmasıyla ilgili en yoğun çalışmaları yapan bir Alanyalı olarak bunu gerçekleştirememenin üzüntüsünü yaşıyorum. Keşke MHP tek başına iktidar olmuş olsaydı da bu sorular bana, “Tek başına iktidarlığınızda Alanya’yı il yapamadınız” diye sorulabilseydi. On yıldır da ülkemizi yöneten AKP’yi bu konuda hiç ikna edemedik. Büyükşehir Yasası, samimiyetsiz hesaplar üzerine çıkarıldığı intibasını vermektedir. Bir seneden beri konuşulmasına rağmen kanun taslağı halktan kaçırılmış ve muhatabı olan halka hiçbir şekilde danışılmamıştır. Biliyor muyduk bu taslağın meclise gelene kadar içeriğin ne olduğunu. Hiç kimse bilmiyordu. Belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar, köy muhtarları… Biz AKP’lilere sorduk, “Nedir bu yasa” diye. Onlar hiçbir şey bilmediklerini, yasanın başbakanda olduğunu ve kimseyle paylaşmadığını söylediler. 20 günlük bir sürede yangından mal kaçırırcasına bu yasa çıkarıldı. Bu yasayla köyler ve beldeler daha iyi hizmet alacaksa neden 10 yıl beklediler? Madem iyi, geriye kalan 52 ilimiz için bu yasayı aynı şekilde çıkarıp da o illerin daha iyi hizmet almasını niye sağlamıyorsunuz? O zaman siz, diğer 52 ili cezalandırıyorsunuz. Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı işler yapıyorsunuz. Burada bir tezadın olduğu ortada. Belde belediyelerimizin, köylerimizin mahalleye dönüştürülmesi AKP’nin Türk Milletini kimliksizleştirme operasyonunun bir parçasıdır. Her seferinde AB’den dem vuruyorsunuz fakat Türkiye’den daha fazla belediyesi olan Fransa’yı görmüyorsunuz. Bu zihniyet, büyükşehirlerin yakınında bulunan köylerde imar planları yaparak kendi yandaşlarına rant yaratmanın hesabını yapmaktadır. Bunun dışındaki eyaletleşme ve başkanlıkları falan hiç katmıyorum. Bunun zararlarını hep beraber göreceğiz. Birbirimizi, vatandaşımızı yalan söyleyerek kandırmayalım. AKP’liler, bazı siyasileri yalan makinesi olmakla suçluyor. Allah korusun bu siyasi zihniyet bir makineye bağlansa o makine o anda iflas eder. Bu kadar yalana dayanmaz. Büyükşehirle alakalı söylenebilecek daha çok şey var. Ama özü budur. 

- 2014 yerel seçimlerinde adayınızı hangi kriterlere göre belirleyeceksiniz. Bir profiliniz, bir çizginiz var mı?

Parti iç tüzüğü ve genel prensipler anlamında adaylarımız, halkın istediği, halkın kabul edeceği, mazisinde ve geleceğinde yolsuzluk, kamu mallarına ait bir beklentisi olmayan şahıslar olacak. Kamuoyu yoklamaları yaptıracağız, halka soracağız, halkın kabul ettiği ve teşkilatlarımızın da kabul ettiği kişilerle adaylarımızı belirleyip çıkacağız. 

- İlçe Başkanı Cafer Uyar’la ilişkileriniz nasıl? Teşkilatın Alanya’daki çalışmalarını beğeniyor musunuz?

Aşağı yukarı 39 yıldır MHP’nin bir mensubuyum. Bu güne kadar ilçe teşkilatlarında, il teşkilatlarımızda, genel merkezimizde kimin yönetici olduğuna bakmam ben. Orada kim var ise onun emrinde çalışırım. Cafer Uyar’ı destekleyen biriyim. İlçe teşkilatıyla aramda bir soğukluk olduğu söyleniyor. Bizim, bir MYK yöneticisi olarak herhangi bir teşkilatla sürtüşür vaziyette olmamız söz konusu değildir. Bir işçinin oğlunun buralara gelmesinin yolu da budur. Benim rahmetli babam karayolu işçisidir. Yokluk içerisinde yaşamış insanın buralara gelmesi çok da kolay değildir. Ben bu zorları başararak geldim. Onun için de hala rüyalar görmekteyim. Hem parti hem de ülkem için rüyalar görmekteyim. Alanya’nın il olmasını arzulamaktayım. Bu bir rüyadır şu anda. Ama bunun için ben mücadele veriyorum, neler yapabilirim diye düşünüyorum, yoruyorum kendimi. Ama küçük hesaplar peşinde koşmuyorum. Benim küs olduğum başka bir partili bile yokken, kendi partilimle anlaşmazlık içerisinde olduğumu söylemek abesle iştigaldir.
 
- AKP’li Mevlüt Çavuşoğlu, 2004’ten beri siyaset içerisinde. Bugüne kadar Alanya’ya katkıları ne oldu, çalışmaları Alanya’yı bir yere taşıyabildi mi?

Bunu söylerken örnek verme gerekliliği hissediyorum. Rahmetli Ahmet Tokuş’un Alanya D-400 Karayolu’nun yapılmasında ciddi emeği olmuştur. Yine rahmetli Dizdaroğlu’nun özellikle sulama projelerinde çok ciddi katkısı olmuştur. Yine Alanya’daki balıkçı barınağı, yat limanı, futbol sahası, kapalı yüzme alanı gibi şu anda AKP’nin zaman zaman “İşte açtık” dedikleri yerlerin temelini sayın Hayri Doğan atmıştır. Yani onların yatırım kapsamına alınmasını Hayri Doğan Bey sağladı. AKP’liler ise Yat Limanı’nı, balıkçı barınağını özel sektöre devrettiler. Kapalı yüzme sahasını işletemiyorlardı Alanya Belediyesi’ne devrettiler. Şimdi ben samimi duygularla baktığım zaman 10 yıl tek başına iktidarda olan bir partinin Alanya’dan yetiştirmiş olduğu, Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanlığı görevinde bulunan Çavuşoğlu’nun, sıfırdan proje başlatarak tamamladığı bir eser Alanya’da göremiyorum. Ben bu konuyu TBMM kürsüsünde sayın Bakanlara da söyledim. Çıkıyorsunuz sadece övünüyorsunuz. 

- Hasan Sipahioğlu’nun AKP’ye bir geçiş süreci oldu. AKP’ye geçmesi neyi değiştirdi. Bu geçiş artı değer olarak Alanya’ya ne sağladı?

Hasan Sipahioğlu yaklaşık 13-14 yıldır Alanya’mızı yönetiyor. Okul arkadaşımdır. Kendisini sever sayarım. Bu 13-14 yıllık süreçte elbette Alanya’da bir yerel yöneticinin yapması gerekenlerin bir kısmını yapmıştır. Yolları, kaldırımları yapmıştır. Yapmadıkları yok mudur vardır. Bu hizmetlerinden dolayı ben sayın Sipahipğlu’na teşekkür ediyorum. Ama Alanya turizmine artı değer kazandıracak, halkımızın daha rahat yaşamasını sağlayacak ve bir turist geldiği zaman “Evet ben burayı görmeliyim” diyeceği bir eseri bile 14 yıldır ortaya koyamamıştır. Bu yüzden eleştiriyorum. Kaldırımları, yolları her belediye yapar. Bu işleri belediye görevlileri zaten yapıyor, Hasan Bey’e gerek yok zaten. Hasan Bey’in miadı dolmuştur. Artık yeni şeyler üretmeyi gösteremediği için bundan sonra da üreteceğini düşünmüyoruz. Biz, her geçen yıl Alanya’dan turistlerimizin  başka turizm alanlarına kaçtığını düşünerek yaşıyoruz. Gelir seviyesi en düşük turistin Alanya’ya geldiğini görüyoruz. Bunların sorumlusu da AKP yönetimleri ve en başta Tayyip Erdoğan’dır.

- Gazipaşa Havalimanı çok badireler atlattı. Bir ara canlandı sonra yine geri plana atıldı. Şimdi yine bir hareketlilik gözüküyor. Önümüzdeki yıllarda, öngörülerde turizmciler daha iyiye gideceğini konuşuyorlar ama yine de bir yavaş ilerleme var havalimanında. Bunu Antalya’ya bağlayanlar var.

İktidar partisi dediğimiz zaman devreye onun gelmesi gerekir.  Ama engelleyen iktidar partisinin kendisi. Ben meclisteyken yapmış olduğum konuşmaya istinaden ulaştırma bakanı 23 dakika cevap verdi. Orada, havalimanının açılmamasıyla alakalı bütün konuları söyledim. Açık seçik yolsuzluklar dahil. Tamamını söyledim. Ama burada bir gerçek var. Bu gerçeği kabul etmek zorundayız. Yanımızda, 135 kilometre ileride bir havalimanı var. Bu havalimanı, bir firma tarafından işletilmektedir. Gazipaşa Havalimanı’na inecek olan her uçak, oraya gelecek olan her yolcu Antalya havalimanını işletecek işletmecinin cebinden çıkacak olan paradır. Dolayısıyla olaya bu taraftan bakmak lazım.  Antalya Havalimanını işleten biri olsaydınız “Benim paramdan birazı da Gazipaşa’ya gitsin der misiniz? Demezsiniz. Ne yaparsınız, Gazipaşa Havalimanı’nın aktif olmaması için, bütün uçakların inmemesi için elinizden gelen her şeyi yaparsınız ki o paralar sizin cebinizde kalsın. Bu yapılmaktadır. Bunu engelleyen güç ya da o işletmeci bunu ne ile engellemektedir, hükümetle engellemektedir. Bunu engelleyen güç, bunun yapılmasına da izin vermeyen güçtür. Biz MHP zihniyeti olarak, işletenin menfaatine bakmayıp ülkenin menfaatine bakarız. Kimseyle göbek bağımız olamaz. Dolayısıyla Sayın Çavuşoğlu, sayın AKP yetkilileri, bakanları, samimi ve doğruca her şeyi söyleyecek. Doğruyu söyleyecek. 10 yıldır açtı açılıyor, büyük uçaklar indi iniyor, bu insanlara yapılan eziyettir. Bu insanları aldatmadır. Ben Gazipaşa Havalimanı yetkilileriyle de konuştum. Mecliste konuşma yapmamı, bu konunun üstüne çok gitmemi istemiyorlar. Yani Gazipaşa Havalimanı’nın işletmecileri de, yetkilileri de kendi ciddiyetlerini ortaya koyamıyorlar. Yoksa ellerinde hak var. Sözleşme var. Bunu diyemiyorlar. Niye, çünkü devletle çok daha büyük başka yerlerde işler yapıyorlar. Havalimanına harcayacakları para 50 milyon dolar, bunun tamamı batsa ne olur, kaybolsa ne olur. O gözlükten bakıyorlar. Çünkü Ankara Havaalanını aynı işletme işletiyor. Ve yine devletten bir sürü ihale işleri var. Devletle girişimleri var. Dolayısıyla Gazipaşa Havalimanı işletmecilerinin de “Ben burayı yapacağım” diye masaya yumruk vurmaları söz konusu değil. Arada kaybeden kim oluyor. Kaybeden Gazipaşalı, kaybeden Alanyalı, kaybeden Türk turizmi oluyor. Meselenin özü bu, gerisi yalan. Bu konuda da en çok emeği geçen insanlardan birisiyim. Bu havaalanına bir uçak indiyse, benim TBMM’de yapmış olduğum konuşmadan sonra gerçekleşmiştir. Bakana söylemişimdir. “Eğer buraya uçak inmez ise bundan sonra söyleyeceklerimin sınırı da yoktur” dedim. O da bana artık “Evet oraya uçağı indireceğiz” demiştir. Bunu net söylüyorum, benim söylediklerimi başka söyleyen siyasetçi var mı? Gazipaşa’daki işletmeciyle, Antalya’daki işletmeciyle alakalı söyleyen bir tek siyasetçi gördünüz mü? Göremezsiniz, çünkü söyleyemez. Herkesin bir yerden bir yere göbek bağı var. Bizim hiç kimseye göbek bağımız yok. Ağzımızın da fermuarı yok. Bunun için herkes hesabını ona göre yapacak. Ben MHP’nin dört yıl milletvekilliğini yaptım. Mal beyanımı milletvekili olduğumda bulundum. Ailemin yakınlarımın durumu da ortada. Ama başkalarının durumlarını bütün Alanya biliyor, bütün Antalya biliyor.

RÖPORTAJIN DEVAMI EN ÇARPICI KONULARLA YARIN YENİ ALANYA’DA

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.