banner391
banner405

Seyhan Akan'dan altın öneriler

Cilt bakımıyla güzelliğine güzellik katan kadınlar, bunun doğal ve sağlıklı olmasını istiyor. Doğal bakım ve sağlıklı güzellik için Cilt Terapisti ve Seyhan Akan Güzellik Merkezi Sahibi Seyhan Akan'la konuştuk

Seyhan Akan'dan altın öneriler

banner404
- Arzu Naz YÜCEL

SAĞLIKLI bir cilt için en önemli unsur temizlik. Biz de sektörde 26 yıl hizmet veren ve bir çok başarıya imza atan Seyhan Akan'la cilt bakımı üzerinde doğru bilenen yanlışları konuştuk. Fazla zaman harcamayan kürler ve tüyolarla cildimizi onarmak artık çok daha kolay. 

- Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Kaç senedir sektördesiniz?

Yaklaşık 26 yıldır sektörün içerisindeyim. İlk olarak 15 senemi Antalya'da ablamla birlikte İnci Soydan Club'de geçirdim. Daha sonra Alanya'da farklı bir merkezle çalışmaya başladım. Orada da 11 senelik bir çalışma hayatım oldu. 1 senedir de kendi merkezimde Alanya halkına hizmet vermekteyim. Sektörde ağırlıklı olarak cilt bakımı yapıyorum. İşimizi severek ve keyifle yapmamızdan kaynaklıdır ki cilt hakkında birçok araştırmalar yapıp kendi tekniğimizi geliştirdik. Standart olarak insanları sadece ürünle yada cihazla yaptığı bir çalışma yapmıyoruz. İşimizin içine araştırarak kendimizden birçok şey kattık. Özel bitki maskeleri ve bir takım ürünleri değiştirerek kullandık, yeri geldi kendi ürünlerimizi yaptık. Dolayısıyla farklı bir teknikle çalıştığımız için sonuçlarda çok farklı oldu. Mesela genç ve problemli ciltlerde çok geniş bir müşteri portföyum var. Çünkü ergenlik dönemlerinde gerek kız, gerek erkek çocuklarında cilt sağlığında ciddi problemler oluyor. Bu cilt bozukluklarının beraberinde de doku kayıpları başlıyor. Malesef gençler bu konuda da bilinçli değil. Sağlıksız ve problemli ciltleri toparlamak için doğal ürünler, kürler ve maskelerle kendi tekniğimiz üzerinden ilerdik ve farklı  ekolde kaldık. Bunun beraberinde de çalıştığım sektörde cilde daha çok bağlı kaldım. Cilt terapisti olarak işimi gerçekten severek yapıyorum. Şu an merkezimde cilt ağırlıklı ve standartların üzerinde teknolojilerle çalışıyorum. Kullandığım makine cilt altında çok etkili çalışılabilen bir sisteme sahip. Cildimizin bakıma her zaman ihtiyacı vardır. Bunu yerli yerinde ve doğru şekilde yapmak önemli olan.

- Alanya'da birçok güzellik merkezi var. Seyhan Akan farkı diyebileceğiniz en önemli unsur nedir?

26 yıl sektörümüzde çok ciddi bir deneyim. Cilt bakımı anlamında gerçekten kendime ve deneyimime güveniyorum. Burada ki bütün güzellik merkezlerinin kendi alanlarında iyi olduklarını düşünüyorum elbette. Benimde herkesin işine en önemlisi emeklerine saygım sonsuz. Seyhan Akan farkı diyebileceğimiz şey ise işimizi profesyonelce ve bilinçli, güvenilir şekilde yapıyor olmamızdır. Tecrübe ve güven demek yeterli bu yüzden. Biz bitkisel ürünlerle ve ileri teknoloji makineler birleşince etkili sonuçlar elde ediyoruz. Eskiden tedavi edilen cilt belli bir süre geçtikten sonra sağlıksız haline geri dönebiliyordu. Ama şuan bizim uyguladığımız tedavilerde geri dönüş en aza indirgenmiş durumda. 

- Seyhan Akan Güzellik Merkezi'nde hangi uygulamalar yapılıyor?

Her zaman insanın en iyi yaptığı işi yapması gerektiğini savunurum. Ve ben de iyi olduğum alanda hizmet veriyorum. Seyhan Akan Güzellik Merkezi'nde plastik cerrahi işlem haricinde cilt bakımıyla alakalı bütün uygulamaları bulabilirsiniz. Cilt bakımının haricinde ayak detoksu da yapmaktayız. Bunun yanı sıra 15 yıllık Antalya deneyimimde zayıflatma konusunda da iddialıydım. Ama önceliğim hep cilt bakımı oldu. Şuan merkezimizde zayıflama için ciddi teknolojiler için görüşme içerisindeyiz. Her şeyden önemlisi işletmenin iyi olduğu alanlarda müşteriye hizmet verilmesi gerektiğini düşünüyorum. 

- Peelingler, maskeler ve daha sayamadığımız birçok uygulamayı bilinçsizce uyguluyoruz aslında. Sizce cildimiz için en basit ve en etkili çözüm nedir?

Bizler yaz kış çok güneş alan bir şehirde yaşıyoruz. Elbetteki güneşe ihtiyacımız var ama güneşten de bir o kadar korunmalıyız cildimizi. Cildimizdeki tahribatların ana temelinde güneş faktörü yer almakta. Aşırı güneş ışığına maruz kaldığımız için cildin Ph dengesi bozuluyor. Sağlıklı bir cilt istiyorsak öncelikle cildimizi koruyacağız. Bunun dışında doğal uygulamalar elbette ki yapılabilir. Fakat bunu cildimizi yormadan ve aşındırmadan yapmalıyız. Doğal olsa bile her gün uygulamamamız gerekiyor. Yediğimiz besinlerden zaten mineral ve vitaminleri alıyoruz. Örneğin 2 günde 1 uygulayacağınız bir şeker peelingi cildinize fazla gelecektir. Bunu 15 günde bir yaparsanız bunun hiç bir zararı olmaz. Yaptığınız peelinglerden sonra mutlaka destekleyici bir şey kullanmanızı öneriyorum. Örneğin bir şeker peelingi yaptıktan sonra susam yağıyla cildinizi yumuşatabilirsiniz. Bunu yaparak cilt altı beslenmenizi de sağlamış olursunuz. Herkesin bir merkeze gidip uygulama yapması gerekmiyor. Uygulamalar bilinçle yapıldığı zaman cildi koruyor. Cildimiz tıpkı toprak gibi verim alabilmemiz için suya ihtiyacı var. Cildin bir diğer baş düşmanı ise kuruluk. Cildimiz nemsiz kaldığında bütün hayat fonksiyonları düşmeye başlıyor. Bu yüzden cildi nemli tutacak birçok şey yapılabilir. Peeling hazırlamak kolay ve etkilidir. Avucunuzun içerisinde çözmeniz yeterli. Cildimiz gerçekten ihmal edilecek ve önemsenmeyecek bir şey değil. Biz her zaman işin görsel kısmındayız. Aslında sağlıksız cilt beraberinde ciddi hasarlar ciddi sağlık problemlerini getiriyor. 

- Sizce bitkisel kozmetik ürün diye bir şey var mı? Cildimiz için bu ürünleri kullanmak ne kadar doğru?

Kullandığımız bütün ürünlerde normal şartlarda raf ömrünün olabilmesi için kimyasal madde bulunmakta. Gerek renkli kozmetikler gerek normal kozmetikler. Bunların hiç biri sıfır bitkisel özellikte değildir. Bitkisel ürünlerde kimyasal miktarı daha azaltılmış daha sakinleştirilmiştir. Mesleğe ilk başladığım zamanlarda  çalıştığımız firmalarda 4 skala vardı. Bunlar problemli cilt, olgun cilt, lekeli cilt ve anti agingdı( yaşılılık karşıtı). Her bir cilt tipi kendi içerisinde neredeyse 40 ürünü bulunduruyor. Dolayısıyla önerim doğal cildinizden uzaklaşmamanız olur. Meraktan, özenden yüzümüze kozmetik ürün kullanmamalıyız. Cildimiz sünger gibi ne kullanırsak anında cilt altına emilim yapıyor. Düşünün ki biz bunu hergün tekrarlıyoruz. Konuşuyoruz ama bunlardan tamamen uzakta kalamıyoruz elbette ki. Yüz temizleme jelleri, peelingler ve sayamadığımız birçok ürün kullanıyoruz. Bunların içerisinde tabiki de işe yarayanlarda vardır. Burada önemli olan ne sıklıkta ve ne dozajda kullandığımız. Önemli olan cilde ihtiyacı olduğu zaman bakım yapılmasıdır.

- Peki cildimizi makyajdan arındırmak için en iyi çözüm su ve sabun mu yoksa kadınların hayatında büyük yer kaplayan makyaj temizleme ürünleri mi?

Su aslında başlı başına bir mucizedir. Ama su tek başına bugünün şartlarında yetersiz. Yüzünüzde bir ton fondoten varken ve bu kadar etkiliyken su bu bağlamda bize tek başına fayda sağlamıyor. Sabunu ben önermiyorum çünkü sabun cildimizi çok derinden arındırıyor. Cildimizi koruyan yağlı tabakayı da yok ediyor. Dikkat ederseniz yüzümüzü sabunladıktan sonra ya pullanır veya çok gerilir. Piyasada birçok cilt sabunları var bunlarda kısmen doğrudur. Her cilt tipinin bir PH dengesi var. Burada bence en doğru olan cildin durumuna göre eğer kuruysa bir yağ, eğer normalse bir süt tarzında seçim yapmak doğru olacaktır. Karşımıza bir şekilde kozmetikler çıkıyor bu anlamda da maalesef.

- Ayak detoksu hakkında bize biraz bilgi verir misiniz?

Kişinin vücudunda zaman içerisinde toksin ve asidik bir madde birikiyor. Vücudumuzun atamadığı ve bizim bilmediğimiz birçok toksinde vücudumuzda tutunuyor. Dolayısıyla karaciğere, böbreğe birçok baskı yapıyor ve ödem dediğimiz olayı oluşturuyor. Vücudun üzerindeki o sağlıklı yapının zaman içerisinde sekteye uğramasının sebebi bizim zaman içerisinde yediğimiz içtiğimiz şeylerin yanı sıra da yaşam tarzımız. Bunların hepside bizim yaşamımızda olumsuz etkiler yaratıyor. Bir Japon ayak detoksunu icat ediyor ve vücudumuzda olan bu asidik yapıda sağlıklı hücreyi yok etmeye başlıyor. Cihazda belimize bir ısı bandı konuluyor, nabzınızı kontrol amaçlı bir aparat takıyoruz ve ayağınızı temiz bir suyun içerisine koyuyoruz. 30 dakika kaldığınız süre boyunca ayaklarınızın gözeneklerinden suyun rengi değişmeye başlıyor. Yani vücudumuzdaki bulunan toksin maddeyi dışarıya atmamızı sağlayan bir cihaz.

- Senelerce sektörde adınızı duyurup, büyük başarılar elde ettiniz. Bu başarılarınızı nelere bağlıyorsunuz?

Bence başarının özünde gerçekten sevdiğin işte çok çalışmak var. Ben her zaman başarının özünde de dürüstlük olduğunu savunuyorum. Siz dürüstseniz ve dürüst çalışıyorsanız hangi işte olursa olsun başarıyı yakalıyorsunuz. İstikrar ve disiplinli çalışma hayatımın olmazsa olmazlarından.
Kış ayları Alanya'da sıcaklık oranları dengeli seyretmiyor. Hava birden soğuyup, birden ısındığı için genellikle göz çevrelerinde oluşan kaz ayakları kış aylarında daha kalıcı oluyor. Düzenli olarak 15 gün boyunca temiz cildinizde göz çevrenize parmağınızın ucuyla susam yağı gezdirirseniz, etkililerini kısa zamanda göreceksiniz.


SEYHAN AKAN'DAN CİLT ÖNERİLERİ

- Bir çok cilt tipi için önerebileceğim basit ama etkili çözümlerden biri de soda ve limon mucizesidir. İçtiğimiz sade sodanın mineral bazı çok yüksek. Bir maden suyu içerisine yarım limon sıkıp onu buz kalıplarına dökün ve buzluğa atıp donmasını bekleyin. Yazın bunu gün aşırı çok rahat yapabilirsiniz. Kışın bunu haftada bir yapmanız yeterli. Temiz cilde buzu 2-3 dakika göz çevreniz haricinde gezdirdiğiniz zaman hem mineral hem de vitamin takviyesi yapmış olursunuz. Bu işlem hem ciltteki kası uyarıp lifting özelliği sağlıyor, hem cildin gerilmesini sağlıyor. Ayrıca gözeneklerde de ciddi bir daralma da sağlıyor. Özellikle yaz aylarında gevşeyen cildimizi toparlamada inanılmaz etki gösteriyor. 

- Yaz aylarında aynı şekilde karpuz kabuğunun büyük bir etkisi var. Karpuzun yeşil kabuğunu küp küp yapıp dondurucuya attınız ve temiz cilde uyguladığınızda cildinizin ne kadar aydınlandığını göreceksiniz. Karpuz kabuğunun ciltte renk açma özelliği bile var.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.