banner391
banner405

'Kandil'e gitmek istiyoruz'

Alanya Ülkü Ocakları Başkanı Erhan Çınar "Devlet izin verse, her Ülkücü kardeşimi bugün Alanya'da değil, Kandil'de bulurduk" dedi

'Kandil'e gitmek istiyoruz'

banner404
Haber: Erkan UYSAL
PAZARTESİ
Sohbeti'nin bu haftaki konuğu Alanya Ülkü Ocakları Başkanı Erhan Çınar oldu. Ülkücülükle ortaokul çağlarında tanıştığını belirten Çınar, Türklük şuurunu tasıyan herkesin bir ülkücü olduğunu söylüyor. 'Bizde aslolan davadır' diyen Çınar, Ülkü Ocakları'ndaki gençler için eğitim faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. 60-70'li yıllardaki dönemin tanıklarını bugünün gençleriyle bir araya da getiren Çınar, canlı tanıkların gençler için yararlı olduğu görüşünde. Ülkü ocaklarının halen merak edilen bir yer olduğunu aktaran Çınar, isteyen her kişiyi ocağa bekledikleri söyledi.

- Ülkücülük nedir? Siz nasıl ülkücü oldunuz?

Ülkü kelimesinin anlamı, amaç, gayedir. Aslında ülkücülük bir mefkûredir. Türk milliyetçiliği mefkuresidir. Bu mefkûreyi yani Türk milliyetçiliğini yaşam tarzı haline getiren insana ülkücü denir.
Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in söylediği bir söz vardır: "Her insanı Cenab-ı Allah’ın kutsal bir emaneti olarak görüyor ve bağrıma basıyorum." Bunu günün şartlarına göre değerlendirip yaşamanın şekli şöyle. Önce olduğumuz yeri bakıp tanıyacağız. Vatanın bir tarafına değil, her tarafına vatanım diyorsa, bu vatanın üzerinde yaşayan insanlara, benim milletim diyorsa, bu milletin kurmuş olduğu devlete benim devletim diyorsa, bu devleti temsil eden bayrağa benim bayrağım diyorsa, bu insan ülkücüdür. Ve bu vatan üzerinde yaşayan insanlarla da ülkücünün problemi olmaz. Ama bunlardan biri ile problemi varsa, ülkücü ile de problemi vardır. 
'ÜLKÜCÜLÜKLE ORTAOKULDA TANIŞTIM'
Ben nasıl ülkücü oldum sorusuna gelince, benim tanışmam birçok ülkücü kardeşimiz gibi ortaokul yıllarımın son döneminde oldu. Ancak bugün gelişen eğitim ve kültür faaliyetlerimiz kapsamında ilköğretimden itibaren kardeşlerimiz, teşkilatımız içerisinde her türlü eğitimini ve sosyal faaliyetlerini gerçekleştirebiliyor. Daha erken yaşlarda ülkücü hareketle tanışma şansı bulabiliyor. 
'EN ÖNEMLİSİ YAŞAM TARZI OLMASI'
- Ülkücü bir gençte olması gereken nitelikler nelerdir?


Bu sorunun aslında  verilebilecek birçok cevabının yanında en makulü, Türklük şuurunu taşıyan herkes bir ülkücüdür. Lakin benimsemek ve dava edinmek, en önemli olan da yaşam tarzı olarak belirlemek. Bizim gençlerimizde aradığımız belirli çok farklı bir nitelik yok. Sonuçta, ağaç yaşken eğilir. Her Türk gencine bilgilendirme yapmadan nitelik aramak, her birinin potansiyeline haksızlık olacaktır. 
'BUNU HİÇBİR KİTAP YAZMIYOR'
- Gençlere istediğiniz nitelikleri kazandırmak için neler yapıyorsunuz?


Öncelikle şunu söylemekte fayda var. Hangi konu olursa olsun biz insanoğluyuz ve hatalar hepimizde var. Önemli olan bu hatanın farkında olmak ve hatadan dönmek. Bizim gayemiz aile, vatan, millet sevgisini aşılayıp memleketimizin ve milletimizin bekası için bu menfaat doğrultusunda kardeşlerimizi yetiştirmek. Bunun için gerekli olan öncelikli argüman sevgi, kardeşlik, birlik ve beraberlik. Bunu hiçbir okul kitabı yazmazken, bizim gençlerimiz ocaklarda bir makarna tabağından 4-5 çatalla makarna yerken sağlayabiliyor. İlmi konularda ise her alanın tecrübeli ustalarıyla birlikte bunun üstesinden rahatlıkla gelebiliyoruz. Her yaştan ülkücü öğretmenlerimiz ve her meslekten büyüklerimiz eğitim faaliyetlerimize katkıda bulunuyor. Aynı zamanda da gençlerimize canlı birer örnek oluyorlar. 
'BÜYÜKLERLE BİR ARAYA GETİRİYORUZ'
- Eğitim faaliyetlerine ayrı bir önem verdiğinizi görüyoruz.


Biraz önce de belirttiğim gibi amacımız aile, vatan millet sevgisini aşılayıp memleketimizin ve milletimizin bekası için kardeşlerimizi yetiştirmek. Kendi alanında başarılı, iyi yetişmiş tecrübeli büyüklerimizi gençlerimizle bir araya getiriyoruz ki tecrübelerinden yararlanabilsinler. Mesleki eğitim seminerlerimiz ve ocak binamızda sunduğumuz etüt faaliyetleri bu anlamda çok yararlı oluyor.
'CANLI TANIKLARIN KATKISI ÖNEMLİ'
- Taş medreseliler ocağınızı ziyarete geliyor. Bu ziyaretlerde neler yaşanıyor? Taş Medreselilerin hangi konularda katkıları olduğunu düşünüyorsunuz?


Bu buluşmalar bazen bizim davetimiz üzerine, bazen de çatkapı oluyor. Bu bizi son derece mutlu ediyor Ocakta bir tabir vardır  'Ocak havasını tütmeyen anlamaz' derler. Bu anlamda söyleyecek olursak dava büyüklerimizin bizi onurlandırması  ve anılarını paylaşıp, yaşamış oldukları tecrübeleri bize aktarmaları çok güzel bir duygu. Aslında bu ziyaretler Ülkü Ocakları Vakfı olarak kültürel faaliyetlerimizden birisi. Özellikle 70-80 dönemi ülkücü ruhunun kardeşlerimize aktarılmasında dönemin canlı tanıklarının çok önemli katkıları oluyor. Tarihi bilgi vermesi açısından ise eğitim faaliyetlerimizin en önemli sac ayaklarından biri. Bu vesileyle kardeşlerimizi yalnız bırakmayarak bizlere vakit ayıran tüm büyüklerimize sizlerin vasıtasıyla saygılarımı sunuyorum.
'BURADA DEĞİL KANDİL'DE BULURDUK'
- Geçtiğimiz yıllarda şehit haberleri ve sonrasında Alanya'da yaşanan olayları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizin tavrınız ne oldu? 


Sizin vasıtanızla tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve en kalbi duygularımla yad ediyor, yakınlarına, ailelerine ve memleketimize başsağlığı diliyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, ciğerimiz yandı,  bizler buralarda tepki göstermek istedik, lakin belirtmek isterim ki Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı gibi bir genel merkeze ve genel başkana bağlıyız. Bizler ocak kültürünü benimseyip yaşayan,
yaşatan ve yaşatacak olan bu davanın birer neferi olarak ocak genel merkezinin yapmış olduğu açıklamalar dışında hiçbir faaliyette bulunmadık. Bu tip olayların memleketimizin, şehrimizin zararına olduğunu bizlere büyüklerimiz öğretti. Hiçbir yasadışı ve Alanya’ya zarar veren faaliyetin içinde ya da destekçisi olmadık. Her fırsatta tekrarladığımız gibi şehrinin milliyetçisi olmayan, ülkesinin milliyetçisi olamaz. Bizim şahsi duygu ve düşüncelerimize binaen soracak olursanız, bugün her ülkücü kardeşimi, devlet izin verdikten sonra burada değil, Kandil'de bulurduk. Lakin cesaretimiz kadar devletimize, askerimize, polisimize güvenimiz ve saygımız da tam. Ülküsü ülkesini korumak ve sevmek olan bizlerden bunun dışında bir faaliyet beklenmesi söz konusu dahi olamaz. 

- Sol ideolojinin kitaplarını da okur musunuz?

Her türlü bilgiyle kendimizi donatmak bizim görev bildiklerimiz arasında yer alır. Her görüşten,  kesimden kişilere ait kitapları okudum ve okurum. 
'BİZDE ASLOLAN DAVADIR'
- Geleceğe yönelik ne gibi planlarınız var?


Bizim tek bir düşüncemiz var, o da vatan ve millet. Vatanımızın ve milletimizin bekası bizi nereye sürüklerse, kendimize bu esaslarda görev verildiği sürece, bu yolda davamız adına hizmet edip, bu davanın sırtımıza verdiği yüklerle, bu mukaddes yolda bayrağımızı her zaman biraz daha yukarıya çıkarmak için Allah'ın izniyle yürüyeceğiz. Makam ya da sıfatın önemi yok. Her alanda Ülkücü hareketin bir neferi olmaya devam edeceğiz. Bizde aslolan davadır. 

- 'Beyaz Gemi' adlı bir kafe açtınız. Biraz bahseder misiniz?

Zor olduğu söylenemez, bahsetmiştik ya. Bizim birlikte aynı tabaktan makarna yediğimiz kardeşlerimiz var.
'ARAŞTIRMA YAPMAYA ÇALIŞIYORUM'
- Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz? 


Düzenli bir boş vakit bulduğumuz söylenemez ama fırsat bulduğumuz dönemlerde amatör spor faaliyetleri ve kitap okumaya, dünyanın geleceğini daha iyi görebilmek adına araştırma yapmaya gayret gösteriyorum.  
'ÖRNEK OLMAYA GAYRET GÖSTERİYORUZ'
- Hangi spor dallarıyla ilgileniyorsunuz? 


Kick-boks, rafting, yüzme, masa tenisi gibi sporlara amatör olarak vakit ayırmaya çalışıyorum. Gençlerimizi özellikle uyuşturucu, alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için yoğun gayret göstermemizin yanında, kendimiz de sağlıklı ve kötü alışkanlıklardan uzak yaşamımızla örnek olmaya gayret gösteriyoruz. 

- Hangi takımı tutuyorsunuz?

Tabi ki şehrimizin takımı Alanyaspor'u.

- En son hangi kitabı okudunuz?

Cengiz Aldemir'in 'Türk-İslam Aydınlanması' isimli kitabını okudum.

- En son hangi filmi izlediniz?

En son 'Kafes' adlı filmi sinemada izlemiştik. Bunun dışında DVD izlemeyi tercih ediyorum.
'ÜLKÜ OCAKLARI SİYASET YERİ DEĞİL'
- Son olarak, neler söylemek istersiniz?

'Ülkü Ocakları nasıl bir yer?' sorusunun yanıtı, ülkücü harekete yabancı olanlar için merak ediliyor. Ülkü Ocakları Başbuğ Alparslan Türkeş tarafından, 60-70'li yıllarda Türkiye’de başlayan Türk ve İslam düşmanı komünizmin ülkede hakim olmasını engellemek, komünistlerin fakülte, mahalle işgallerinin önüne geçmek amacıyla kuruldu. Bu uğurda 5 binden fazla teşkilat (ocak) mensubu hayatını kaybetti. Teşkilat mensupları komünistlere Sovyetler Birliği'nin ihraç ettiği silahlarla taranmış, birçok işkenceye maruz bırakılmışlardır. Hatta bu uğurda birçok ülkücü idam sehpasına çıkmayı bile göze aldı. 9 ülkücü ise 1980 ihtilaliyle hiçbir suçları olmadığı ve delillendirilmediği halde darbeci katillerce idam edildi. Günümüzde ise Ülkü Ocakları haftanın 7 günü de açık. Perşembeyi cumaya bağlayan geceler Kur’an-ı Kerim okunur. Ülkü Ocakları'na ilk defa gidecek olanlar istedikleri zaman gelebilir. Kimse bu kişilere neden geldiğini sormaz, gelen kişiyi strese sokmaz. Ocağa ilk defa gelen kişilere biraz dikkat edilir. Ocak binasına kesici-delici alet, uyuşturucu ve benzeri şeyler taşıyan kişilerin gelmemesine özen gösterilir. Her ülkü ocağında mescid bulunur. İsteyen abdest alıp, namazını kılabilir. Ocakta küfürlü ve argo kelimeler kullanmak, tespih, anahtar gibi şeyler sallamak, sakız çiğnemek, eşofmanla gelmek, küpe takarak gelmek veya jöleyle saça değişik şekiller vermek (erkekler için), hiyerarşik olarak kendinden büyüğe saygısızlık göstermek, kesinlikle yasak. Ülkü Ocakları siyaset yeri değil. O yüzden genelde ideolojik konular (Türk-İslam Ülküsü, İlay-ı Kelimetullah Davası, Türk Cihan Hakimiyeti) konuşulur. Haftanın belirlenen günlerinde genç ülkücülere dini, ideolojik ve gündem konularını içeren seminerler verilir.
Öğrencilerin başarısız olduğu dersler için özel öğretmen tutulup, belirlenen günlerde özel dersler verilir. Bayan ülkücüler ocağa her gün gelemezler. Haftada belirlenen bir günde ocak bayanlara teslim edilir. Bayanlar (Asenalar) o gün seminerler verip, teşkilat işlerini konuşur ve sohbet eder veyahut Kur’an-ı Kerim tilaveti yaparlar. Erkek ve bayan ülkücüler sadece mitinglerde, ülkücü sanatçıların konserlerinde, ocakta mevlid okunan günlerde (farklı odalarda bulunmak şartıyla) bir araya gelebilir. Bunun dışında Türk kültürü ve İslam ahlakına uygun olmadığı için daha fazla samimiyetin olması caiz kabul edilmez. İşte Ülkü Ocakları böyle bir yer. Alanya Ülkü Ocakları bölgede en fazla katılımlı ocaklardan. Daha fazla gencimizin bu faaliyetlerden yararlanabilmesi için bizler de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Tanımak isteyen her gencimizi, Türklük şuuruyla evlatlarını yetiştirmek isteyen her aileyi ve faaliyetlerimize katkıda bulunmak isteyen her milliyetçi büyüğümüzü ocağımıza çay içmeye bekleriz. Ne Mutlu Türk’üm Diyene. 

ERHAN ÇINAR KİMDİR?

Erhan Çınar, 16 Şubat 1990 tarihinde Alanya'da doğdu. İlkokulu Toslak Ketenlik İlköğretim Okulu'nda, ortaokulu Konaklı Kemal Atlı İlköğretim Okulu'nda tamamlayan Çınar, Alanya Anadolu Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri Bölümü'nden mezun oldu. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Bölümü'nü bitiren Çınar, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. Çınar'ın 'Çınar Ajans' adlı bir reklam şirketi bulunuyor. 1 Temmuz 2013'ten bu yana Alanya Ülkü Ocakları Başkanı olan Çınar, 'Beyaz Gemi' adlı bir kafe de işletiyor. Çınar, İngilizce, Almanca ve Rusça biliyor.    
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.