banner391
banner405

İstanbul meyhanesini ayağımıza getirdiler

SOKAK ARASI MEYHANE’NİN ORTAKLARINDAN FİZİK MÜHENDİSİ VE HEYKELTIRAŞ MURATHAN ÖZGÜL, MEYHANECİLİĞİ ANLATTI

İstanbul meyhanesini ayağımıza getirdiler

banner404
Özgül, “Keyif aldığımız işi yapıyoruz, ya da yaptığımız işten keyif alıyoruz” diyor…


ALANYA’NIN güzide beldesi Oba’da yürüyorum bir akşam vakti. Işıl ışıl sahil yolunda dolaşırken deniz kokusu sarıyor ruhumu. Alanya Kalesi öylesine bir davet gönderiyor ki bakışlarıyla, karanlık bir sokağa saklanıyorum. Bu sefer sokak arasından bir ses yükseliyor biraz da ışıltı. Meraklanıyorum… Muhabbet eşliğinde yükselen ud sesi davet ediyor bu sefer.
Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar, Yeryüzünde sizin kadar yalnızım, Bir haykırsam belki duyulur sesim, Ben yalnızım, ben yalnızım, yalnızım… Giriyorum içeri ve bir yandan eşlik ediyorum şarkıya. Rakısını yudumlayan udi selamlıyor, ‘Hoş geldin diyor’ başını eğerek. Böylece uzun süre daha göreceğimi düşündüğüm bir aile işletmesiyle tanışıyorum. Canlı müzik dışında bir taş plakları eksik. İstanbul, Nevizade meyhanelerinden kopmuş gelmişler sanki…
Onlar beni ‘Sokak Arası Meyhanesi’nde ağırlıyor, ben de onları tahta masamda… Murathan-Berna Özgül çifti ve Tolga Ormanlı. Ben soruyorum, Murathan anlatıyor. İşte bu muhteşem üçlünün Alanya’ya kazandırdıkları meyhane ve meyhane kültürü hakkındaki detaylar:

- Neden meyhane?
- Eşim Berna ile Alanya’ya 2007 senesinde geldik. Bir süre sonra İstanbul gibi bir yerde oldukça yaygın olan meyhane kültürü konusunda özlem duymaya başladık açıkçası. Sonra, Alanya’ya bizden daha önce yerleşen Tolga Ormanlı ile tanıştık. Eşim ben ve Tolga, Alanya’nın eksiği olan ilk gerçek meyhanesini açma kararı aldık. Görmediğimiz bir yerlerde var da olabilir bilemiyorum ama denk gelmedi, görmedim… Sonuç itibariyle Şubat 2012’de ‘Sokak Arası Meyhanesi’ni açtık… Gördüğümüz o kadar çok ülke oldu ki her birinin mutfak kültürünü çok iyi biliyoruz. Sadece meze üzerine açılabilecek bir meyhanede karar kıldık.

- Alanya'nın merkezi varken neden Oba'yı tercih ettiniz?
- En büyük etken Oba’da oturuyor olmamız. Çarşıyı da düşündük fakat bu konsept çarşıda gitmez. Meyhane kültüründe bangır bangır müzikli ve aşırı ışıltılı yerler uygun olmuyor. Oba, yine en uygun yer.

- Müşteri tepkileri nasıl?
- Şimdilik yabancı turist müşterimiz yok. Genelde büyükşehirleri tüketip Alanya’ya yerleşmiş olan kişiler müşterimiz oldu bugüne kadar. Bizim gibiler yani… Bir de Alanya’da yerli müşteriye hitap eden mekan çok kısıtlı. Turizm odaklı bir kentte doğal olarak her şey turiste endeksli. İlginçtir, bayanlardan oluşan müşteri profilimiz oldukça yüksek. Neredeyse müşterilerin yüzde 60’ını bayanlar oluşturuyor. Bayan çalışan faktörünün burada yüksek olduğuna inanıyorum. Bayanlar, kendilerini burada güvende hissediyorlar. Aileler, çocuklarıyla bile geliyor.

- İstanbul, Galatasaray'da bulunan tarihi meyhaneler Pano veya Victor Levi'den bir farkınız var mı?
- Bu mekanlar şarap ağırlıklı hizmet veriyorlar tek farkımız bu. Bizde rakı ağırlıklı fakat yine her zevke hitap ediyoruz içki konusunda. Onun dışında çoğu detay aynı. Bazen müşteri gruplarının tercihiyle çizgi biraz değişebiliyor fakat özü aynı. Bol bol meze… Sıcak yemek olmaz. Şunu da söyleyeyim 500 kişilik meyhane de olmaz. Meyhaneci, müşterileriyle birebir diyalog kurar. Bu yüzden fazla kalabalık olması meyhane kültürü için de uygun değil. Burada insanlar kendisini müşteri gibi değil misafir gibi hissetmeli.

- Müşteriler her gece fasıl bulabiliyorlar mı?
- Her Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri fasıl düzenleniyor. Fakat grup müşterilerimiz oluyor, bankacılar, memurlar gibi… Önceden istekte bulunurlarsa özel menü veya müzik ayarlayabiliyoruz. Örneğin ‘Kadınlar Matinesi’ düzenledik Anneler Günü’nde. Onlar fiks menü istemişlerdi mesela.

- Sokak arası konsepti de nereden çıktı?
- Berna’nın fikriydi. Ankara’da Saklıkent, İstanbul’da Nevizade meyhaneleri gibi. Eski İstanbul meyhaneleri hep sokak aralarında oldu. Biz de ismi ve dekorasyonu bu şekilde tercih ettik. 

- Hem işinin patronu, hem aşçısı, hem de garsonu olmak size ne getiriyor ne götürüyor?
- Dezavantajı fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. Alışverişinden temizliğe, hazırlığından müşteriye servisine kadar her şeyiyle biz ilgileniyoruz. Yorgunluk haliyle oluyor. Avantajı ise, kimseye hesap vermiyoruz. Bize özgürlük getiren bu avantaj işimize de yansıyor doğal olarak. Mesela biz de menü yok. O gün canımız ne isterse onu meze olarak hazırlıyoruz. Meyhane kültürü de budur zaten. Mutfakta ne hazırlıyorsak önce biz, sonra müşterilerimiz yer. Mesela müşteri, meze hakkında bir şey sorduğunda biz de ‘Bir saniye aşçıya sorayım’ demiyoruz. Bu da müşteri memnuniyeti için çok önemli. Hatta bazı müşterilerimiz meze tariflerini istiyor, veriyoruz. Evinde deneyip sonucu bizimle paylaşan da çok.

- İşin keyif yönü de ön planda sanırım...
- Keyif aldığımız işi yapıyoruz, ya da yaptığımız işten keyif alıyoruz. Her şey birbirine girmiş durumda. Keyif almadığımız hiçbir şeyi müşteriye sunmuyoruz. Ticari açıdan hiçbir hamlemiz yok. Böyle olunca da tavizler vermemize gerek kalmıyor.

- 'Başka yerde yok' diyebiliyor musunuz?
- Bunu diyebilmek çok önemli bir kere… Hangi işi yaparsanız yapın farklılığı sunmak keyiflidir. Bilindik mezelerin dışında 22 çeşit meze sunuyoruz mesela. Cam şişede su veriyoruz. Çaylarda tahta kaşık kullanıyoruz. Müzik ve ışık ayarının iyi düzenlenmesi gereken bir meyhanede arka masanızda oturan birinin şakır şakır çay karıştırması hoş olmuyor. Meyhane kültüründe müzik sohbetin önüne geçemez, müzik, sohbete eşlik eder… Eski bir İstanbul kültürü olan Türk kahvesi ve nane likörünü, çifte kavrulmuş lokumla sunan başka bir yer görmedim. Bir de el emeğimiz var. Sandalyesinden dekoruna, tentesinde bahçe düzenlemesine kadar her şeyi kendimiz planladık ve yaptık.

- Meyhane kültürüne gelen müşteriler nasıl davranmalı?
- Son model araçları kapının önüne park etmenin hiçbir manası yok. Bizleri, gelen müşterilerin nasıl davrandığı ilgilendiriyor. Burada yüksek sesle konuşup insanları rahatsız etmemeli kimse. Meyhane kültürüne sahip olmayabilirsiniz fakat buraya geldiğiniz zaman saygıyı hiçbir zaman kaybetmemelisiniz. Burada, ailelerin geldiği büyük bir aileyiz. Ortama uymayacak kişilerin gelmesini müşterilerimiz kadar bizler de tasvip etmiyoruz. Çünkü bayanların tek başlarına gelebilecekleri bir mekan yaptık. Müşterilerimiz, mekandan ayrılırken birbirlerine ‘Afiyet olsun’ diyerek gidiyor. Bu bizim için çok önemli. Bu arada müşteri dediğime bakmayın, hepsi misafirimiz…

- Yeriniz nerede?
- Oba’da bulunan Kristal Buz Fabrikası’nın yan sokağı.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.